Fon vurgununda soruşturmanın yeni bir aşamaya girdiğini belirten ANKA Ekonomi Koordinatörü Erdal Sağlam, siyasetçi ve bürokrasiye güvenin yeniden sağlanamaması halinde ekonomide toparlanmanın zorlaşacağını ifade etti. Sağlam, soruşturmanın genişletilmesi, şeffaflığın sağlanması ve güveni yeniden tesis edecek adımların atılması gerektiğini kaydetti.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın yaklaşık 50 gün sonra yeniden soruşturmaya alınarak tutuklanmasının fon vurgununda yeni bir aşamanın işareti olabileceğini belirten Sağlam, bu adımın AKP kulislerinde olumlu karşılandığını aktardı. Ancak parti yöneticilerinin de vurguna katılanların tam listesi açıklanmadığı takdirde güvenin yeniden sağlanmasının çok zor olacağını bildiğini ifade etti.
Ekonomik açıdan fonların tasfiyesinde adım adım ilerlenmesine karşın bu sürecin özellikle fon mağdurlarını memnun etmediğine dikkat çeken Sağlam, ikinci taksidin bu hafta ödeneceğinin söylendiğini ancak mevcut kaynağın yetersiz kalacağının açık olduğunu belirtti. Özellikle serbest fonlardaki mevcut hisselerin değer kazanmasının beklenebileceğini, bunun da uzun zaman alacağını kaydetti.
Tasfiye sürecinin uzun süre gündemde kalmasının kaçınılmaz olduğunu belirten Sağlam, büyük çıkar sağlayan kişi ve şirketlerin bir bölümünün parayı yurt dışına götürdüğünün bilindiğini ifade etti. MASAK’ın bu konuda girişimlerini başlattığının açıklandığını hatırlatan Sağlam, söz konusu paraların bulunması, geri istenmesi ve ülkeye getirilmesinin tasfiye sürecini daha da uzatacağını vurguladı.
Sağlam, yıllar alabilecek süreçte AKP iktidarının ilk aşamada sayıları çok fazla olan küçük fon sahiplerine kalan paralarını ödemeye çalışarak mağduriyeti ve bunun yarattığı hoşnutsuzluğu azaltmayı hedefleyeceğini belirtti. Sonraki aşamalarda ise başka yöntemlerin devreye sokulmasının beklenebileceğini kaydetti.
“KAMU ZARARI OLUŞTU”
Fon vurgununun ilk ortaya çıktığı dönemde kamuoyundan gelen “halkın parasının bu ödemelerde kullanılmaması” talebinin kabul gördüğünü belirten Sağlam, iktidar yetkililerinin Hazine parasının fon ödemelerinde kullanılmadığını sık sık dile getirdiğini aktardı. Bu açıklamalarla kastedilenin Hazine’den fon ödemelerine kaynak aktarılmaması olduğunu ifade etti.
Ancak buna rağmen dolaylı da olsa kamu zararının oluştuğunu belirten Sağlam, Türkiye Sigorta yönetiminin Hazine kağıtlarını teminatsız ve çıkar karşılığında Tera’nın kullanımına sunmasının şirketin yüklü miktarda zarar yazmasına neden olduğunu kaydetti. Bu nedenle Türkiye Sigorta’nın Hazine’ye ödeyeceği kâr transferinin gerçekleşmeyeceğini belirten Sağlam, bu tutar kadar kamu zararı oluşacağını ifade etti.
Katılımevim örneğinde olduğu gibi BDDK bünyesinde bulunan ancak hesapları açıklanmayan yatırım sermaye şirketlerinin zararının da henüz bilinmediğini belirten Sağlam, bu şirketleri alan kamu kuruluşu Emlak Yatırım’ın ne kadar ödeme yaptığının ve yapacağının da belli olmadığını kaydetti. Bu alandan da zarar oluşacağını ifade etti.
Bunun yanı sıra fon vurgunu nedeniyle borsada hisseleri düşen kamu şirketlerinin bulunmasının ve Varlık Fonu’ndan yapılan müdahalelerin de kamu zararı kalemleri olarak ortaya çıktığını belirtti.
Sağlam’a göre fon vurgununun kamuya verdiği asıl zarar ise siyaset ve bürokrasi kurumlarına vurduğu büyük darbe oldu. Zaten güçlü olmayan güvenin daha da kaybolduğunu ve büyük bir itibar kaybı yaşandığını belirten Sağlam, güvenin yeniden tesis edilememesi halinde yatırımcının özellikle sermaye piyasalarına güveninin sağlanamayacağını, yabancı sermayenin ülkeye gelmesinin de zorlaşacağını ifade etti.
“LİSTENİN YAYIMLANMASI GEREKİYOR”
Güvenin yeniden sağlanması için atılması gereken adımların başında, fon vurgunundan yararlananların, içeriden bilgi alanların ve fahiş kârlar elde edenlerin tam listesinin açıklanmasının geldiğini belirten Sağlam, sürece dahil olan bürokratların da açıklanarak cezalandırılmasının sistemin geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Sağlam, yalnızca Fatma Betül Sayan Kaya’nın cezalandırılmasının fon vurgununa karışan tüm sorumluların cezalandırıldığı anlamına gelmeyeceğine dikkat çekti. Kaya’nın muhalefetin baskısı üzerine cezalandırılmak zorunda kalındığı yönünde bir algının oluşabileceğini belirten Sağlam, bu durumda başka isimlerin de gündeme gelmeye devam edeceğini kaydetti.
Tutuklama kararıyla yetinilmesinin mümkün olmadığını ve bunun yetersiz kalacağını belirten Sağlam, kamuoyundan gelen tepkilerin de bunu açıkça gösterdiğini ifade etti. Çok sayıda bürokrat ve fon sorumlusu hakkında dava açıldığını hatırlatan Sağlam, işe karışan, hatta süreci yönlendirmiş olabilecek kişilerin, iktidara yakın siyasetçi ve bürokratların ve bunların atanmasını isteyenlerin vurgunda katkısı olup olmadığının çok sıkı biçimde sorgulanması gerektiğini vurguladı.
Aksi halde çok sayıda partili isim ve bürokratın vurgunla birlikte anılmasının önüne geçilemeyeceğini belirten Sağlam, ödemelerin zaman içinde tamamlanabileceğini ve borsadaki etkilerin zamanla giderilebileceğini ancak güvenin yeniden sağlanamaması halinde siyasetin ve ekonominin toparlanmasının imkânsız olacağını ifade etti.
Sağlam, güven kaybının bir süre unutulmuş gibi görünse bile ülkenin peşini uzun yıllar bırakmayacağı uyarısında bulundu.




