Sermaye piyasalarında bazı fonlarda yaşanan satışların ardından alınan tedbirler tartışılmaya devam ederken, Akademisyen İktisatçı Prof. Dr. Serap Durusoy gelişmeleri değerlendirdi.

Türkiye gündeminin günlerdir fon piyasalarındaki gelişmelere odaklandığını belirten Durusoy, piyasalardaki risklerin daha önce işaret vermesine rağmen müdahalenin geciktiğini söyledi.

Durusoy, yaşananların yalnızca finansal piyasalarla sınırlı bir sorun olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, hukuki, siyasi, ahlaki ve güven boyutlarının da bulunduğunu ifade etti. Finans piyasalarının hızlı müdahale gerektiren bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Durusoy, sorunların kısa sürede büyüyebileceğine dikkat çekti.

“SINIRLI FONLARLA AÇIKLANAMAZ”

Ankara'da bir apartman dairesinde ikisi kardeş 3 kişinin cansız bedeni bulunmuştu: Başka binada bir ölü daha!
Ankara'da bir apartman dairesinde ikisi kardeş 3 kişinin cansız bedeni bulunmuştu: Başka binada bir ölü daha!
İçeriği Görüntüle

Ekonomi yönetiminin sorunun sınırlı sayıdaki fonda görüldüğü yönündeki değerlendirmelerinin daha geniş etkileri göz ardı etmemesi gerektiğini savunan Durusoy, yaşananların sistemik risk tartışmasını ortadan kaldırmadığını belirtti.

Fonlardaki gelişmelerin oluşturduğu zararın yalnızca piyasa aktörlerini değil, daha geniş bir kesimi etkilediğini söyleyen Durusoy, bu nedenle ortaya çıkan ekonomik ve sosyal maliyetin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

“YATIRIMCININ TAVRI DEĞİŞEBİLİR”

Durusoy, yaşananların hem Türkiye’deki hem de yurt dışındaki yatırımcıların yaklaşımını etkileyebileceğini söyledi.

Finans piyasalarına duyulan güvenin yeniden oluşturulmasının kolay olmayacağını belirten Durusoy, yaşanan sürecin ardından borsadan çıkış eğiliminin artabileceğini, yeni yatırım kararlarının ise daha temkinli verilebileceğini savundu.

Tasarruf sahiplerinin döviz ve fiziki altın gibi alternatiflere yönelmesinin de finansal sisteme yeni kaynak girişini zorlaştırabileceğini belirten Durusoy, bunun yabancı yatırım çekme hedefleri açısından da olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

“GÜVEN KAYBI EKONOMİYİ ETKİLEYEBİLİR”

Piyasalardaki gelişmelerin ardından kamu otoritelerinin ortamı sakinleştirmeye yönelik adımlar attığını belirten Durusoy, buna rağmen sermaye piyasalarında oluşan hasarın kısa sürede giderilmesinin kolay olmayacağını söyledi.

Durusoy, “Bu durumun ülke ekonomisine yönelik iç ve dış aktörlerin güven kaybına yol açacağı ve yatırımcı tavrını değiştireceği herkesçe bilinen bir gerçeklik” ifadelerini kullandı.

Rezerv biriktirme çabalarının sürdüğü bir dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın rezerv satışlarındaki artışa da dikkat çeken Durusoy, gelişmelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“KALICI ÇÖZÜM EKONOMİK KOŞULLARDA”

Yaşanan fon krizinin ardından yalnızca mağduriyetlerin giderilmesine yönelik adımların yeterli olmayacağını savunan Durusoy, daha temel ekonomik sorunlara odaklanılması gerektiğini söyledi.

Durusoy, “Asıl önemli olan paradan para kazanmayı cazip hale getiren ekonomik koşulların ortadan kaldırılması” dedi.