YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ekonomim gazetesinin sorularını yanıtladı. Ekonomiye ilişkin sahadaki tespitlerini ve çözüm önerilerini anlatan Özel, fon krizine yönelik hazırladıkları kanun teklifinin ayrıntılarını da paylaştı.

Feci kazada hayatını kaybeden 7 kişinin kimliği belli oldu!
Feci kazada hayatını kaybeden 7 kişinin kimliği belli oldu!
İçeriği Görüntüle

Özel, Ümit Özlale’nin imzasıyla 11 ekonomistin dört gündür üzerinde çalıştığı 15 maddelik kanun teklifini Meclis’e sunduklarını belirterek, “Bütün partilerin incelemesine sunuyoruz. Biz bu kanun teklifini diğer partilerle görüşeceğiz. Kabul edilmesi noktasında 1 Ekim günü Meclis açıldıktan sonra ilk geçirilecek kanun olarak görüşülmesini önereceğiz. Bizim teklifimiz hemen gündeme gelip kanunlaştırılabilir” dedi.

EKONOMİ İÇİN SAHADAN TESPİTLER

Özel, Kasım 2023’te önceki partisinde göreve gelirken vatandaşların sorunlarını masa başında değil, sahada konuşacaklarını söylediklerini belirtti.

19 Mart sonrasında İstanbul’da yoğun mitingler yaptıklarını ve bu mitinglerin ekonomi ağırlıklı olmadığını ifade eden Özel, Anadolu ziyaretleriyle birlikte ekonominin gündemdeki payının yüzde 80’e çıktığını söyledi.

Özel, parti teşkilatlarına il ve ilçelerde esnaf, KOBİ’ler, büyük ölçekli işletmeler, organize sanayi bölgesi yönetimleri, esnaf odaları, sanayi ve ticaret odaları ile ticaret borsalarıyla bir araya gelerek sektörel ve bölgesel sorunları tespit etmeleri talimatını verdiklerini aktardı.

Ekonomi Eşgüdüm Konseyi olarak nitelendirdikleri 11 ekonomistin de çeşitli ziyaretler gerçekleştirdiğini belirten Özel, Bursa, Kocaeli, Gebze, Tekirdağ, Çorlu, Kayseri ve Kars’ta yaptıkları ziyaretlerde sorunları ve çözüm beklentilerini dinlediklerini söyledi.

“ASGARİ ÜCRET ALANA DÜŞÜK, VERENE YÜKSEK”

Ekonomide iki büyük açmaz gördüklerini söyleyen Özel, bunlardan birinin asgari ücret olduğunu belirtti.

Özel, özellikle tekstil, deri ve ev tekstili sektörlerinde asgari ücretin çalışan açısından çok düşük, işveren açısından ise yüksek olduğunu ifade etti. Mısır ve Afrika ülkeleriyle dolar bazında yapılan karşılaştırmaların işveren açısından farklı bir tablo ortaya çıkardığını belirten Özel, ikinci sorunun ise döviz kuru olduğunu söyledi.

Döviz kurunun ihracatçı açısından katlanılamaz düzeyde düşük olduğunu savunan Özel, bunun yatırım kararlarını da etkilediğini belirterek, para kazanılamadığında yatırımların ertelendiğini, bunun da teknoloji yatırımlarının ve kapasite artışlarının gerilemesine yol açtığını söyledi.

Özel, bunun sonucunda şirketlerin yurt dışındaki pazarlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığını ve durumun istihdama yansıdığını ifade etti.

Türkiye’de aranan eleman sorununun da bir planlama sorunu olduğunu belirten Özel, Devlet Planlama Teşkilatı’nın önce ismen ortadan kaldırıldığını, ardından işlevinin de kaybedildiğini söyledi.

BÖLGESEL ASGARİ ÜCRET AÇIKLAMASI

Bölgesel asgari ücret konusundaki görüşü sorulan Özel, sektörel veya bölgesel asgari ücretin sakıncaları ve emek dünyasının buna yönelik itirazlarının önemli olduğunu söyledi.

Özel, bazı alanların korunması için sosyal güvenlik destek primlerinin devlet tarafından karşılanması, sosyal güvenlik destekleri verilmesi ve prim tahsilatlarının belirli sektörlere doğrudan teşvik olarak aktarılması gibi tedbirler alınması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel asgari ücret tartışmalarındaki çekincelere hak verdiklerini belirten Özel, buna karşılık sektörlere ve istihdamın korunmasına yönelik teşviklerin gerekli olduğunu söyledi.

Özel, daha önce “alan için 39, veren için 29 bin lira” şeklinde bir asgari ücret formülü önerdiklerini belirterek, bunun Anadolu’daki KOBİ’lerde karşılık bulduğunu ifade etti.

Özel, KOBİ’lerin “Ben verdiğim asgari ücretten utanıyorum. Ama verirken de elim titriyor” dediğini, asgari ücretin artırılmasını ancak yükün işverenin üzerinden alınmasını istediklerini söyledi.

ÜRETİCİLERİN SORUNLARINI ANLATTI

Sektör ve ürün bazında farklı sorunlarla karşılaştıklarını belirten Özel, Yalova’daki kivi üreticilerinin İran’dan daha düşük fiyata ve düşük kaliteli kivi gelmesinden şikayet ettiğini aktardı.

Kars’ta et ithalatına verilen izinlerin üreticileri zor durumda bıraktığının söylendiğini belirten Özel, Manisa’da ise üzüm üreticilerinin geçen yıl sattıkları fiyatın üçte birine ürün satmak zorunda kaldığını söyledi.

Özel, fiyatların düşürülmesinin tüketiciyi rahatlatıyor gibi görünmesine rağmen üreticinin bundan şikayetçi olduğunu belirterek, sorunların temelinde planlama eksikliğinin bulunduğunu savundu.

Kredilerin doğru alanlara yönlendirilmesi gerektiğini belirten Özel, kredilerin siyasi saiklerle yönlendirildiği ve krediye erişimde kayırmacılık yapıldığı yönünde şikayetler duyduklarını söyledi.

Yüksek girdi ve enerji maliyetleri ile tahsilat süreçlerinin de yatırım iştahını zayıflattığını belirten Özel, özellikle tahsilat sorunları ve döviz kurunun düşük olmasının şirketleri maliyetine çalışmak zorunda bıraktığını ifade etti.

Özel, ziyaretlerde bazı sanayicilerin 30 yıllık birikimlerini son üç yılda işletmelerini ayakta tutmak için harcadıklarını, ancak bu nedenle yatırım yapamadıklarını ve teknoloji yatırımlarındaki yetersizlik nedeniyle rekabetin gerisinde kaldıklarını anlattığını söyledi.

“TÜRKİYE PLANLAMA KURUMU’NU KURACAĞIZ”

Ekonomide yaşanan sorunların çözümüne ilişkin planlarını da anlatan Özel, Devlet Planlama Teşkilatı benzeri bir Türkiye Planlama Kurumu kuracaklarını söyledi.

Özel, kurulacak kurumun DPT’nin ruhunu koruyacağını ancak çağın gereklerine uygun şekilde yüksek teknoloji ve yapay zekanın olanaklarından yararlanacağını belirtti.

Aylar ve yıllar sürebilecek analizlerin çok daha hızlı yapılabileceği çağdaş bir Türkiye Planlama Kurumu oluşturmanın birinci hedefleri olduğunu söyleyen Özel, tarım ve yatırımlarda doğru hedeflere yönlendirme yapılması için kamunun rol üstlenmesi ve inisiyatif kullanması gerektiğini ifade etti.

Özel, Türkiye’nin tekstil sorununa da farklı bir yaklaşımla bakılması gerektiğini söyledi.

VERGİ DÜZENİNE ELEŞTİRİ

Ekonomide kaynak dönüşümünü nasıl sağlayacakları ve kaynağı nereden temin edecekleri sorulan Özel, Türkiye’de adaletsiz bir vergi düzeni bulunduğunu savundu.

Dolaylı vergilerin yüzde 64 düzeyinde olduğunu belirten Özel, böyle bir yapıda toplumsal refah ve vergi adaletinden söz edilemeyeceğini söyledi.

Özel, adalet anlayışının dört sütun üzerinde yükselmesi gerektiğini belirterek bunlardan birinin yargı adaleti olduğunu ifade etti. Ekonomik açıdan hukuki öngörülebilirlik, herkes açısından hukuk güvencesi ve yatırım yapacak kişilerin önünü görebilmesinin önem taşıdığını söyledi.

Türkiye’de 47 yıl sonra ana muhalefet partisinin birinci parti olduğunu ve ekonominin yüzde 84’üne dokunacak belediyeleri kazandığını söyleyen Özel, bunun ardından operasyonların başladığını iddia etti.

Özel, son olarak kazanan yönetimin değiştirildiğini ve yerine mutlak butlan getirildiğini belirterek, bunların yargı kararları olduğunu ancak doğrudan ekonomiyi etkilediğini söyledi.

Siyasi saiklerle yapılan tutuklamalara tanık üretmek amacıyla insanların şirketlerine el konulduğunu ve “Eğer itirafçı olursan mal varlığını iade ederiz” denildiğini öne süren Özel, bu koşullar altında Türkiye’ye yatırımcının nasıl geleceğinin sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Özel, sosyal adaleti, vergi adaletini ve gelir dağılımında adaleti sağlayacak bir yapının yanı sıra hukuk devletinin yeniden inşa edilmesinin önemli olduğunu söyledi.

“DÜŞÜK ENFLASYON İÇİN SİYASİ İRADENİN HUZUR VERMESİ LAZIM”

Enflasyonun nasıl düşürüleceği sorusuna da yanıt veren Özel, yüksek enflasyonun büyük bir servet transferine dönüştüğünü savundu.

Özel, yüksek enflasyonla mücadele konusunda yetişmiş kadrolara sahip olduklarını ve göreve hazır olduklarını belirterek, siyasi iradenin bu kadrolara alan açması gerektiğini söyledi.

Mehmet Şimşek’in göreve gelmesinin ardından uygulanan programın bazı yönlerinin eleştirilebileceğini ancak belirli bir dönem için enflasyonla mücadelede sonuç almaya yönelik göstergeler bulunduğunu belirten Özel, 19 Mart sonrasında büyük miktarda rezerv kullanıldığını iddia etti.

Özel, Mehmet Şimşek’in “Bu rezervler bu günler için biriktirildi” sözlerini de eleştirerek, Şimşek’in rezerv kullanımının finans boyutunu üstlendiğini savundu.

“İKTİDARIMIZDA DÜNYAYA DEMOKRASİ, İSTİKRAR, KALKINMA VADEDECEĞİZ”

Siyasi kaygılar bırakılarak enflasyonun daha hızlı düşmesine izin verilip verilmeyeceği sorulan Özel, siyasi tercihler ve iktidarda kalma amacıyla yapılan bazı yanlışların Türkiye’nin CDS’ini yükselttiğini savundu.

Bu durumun devletin yanı sıra herkesin borçlanmasında risk priminin maliyet olarak ortaya çıkmasına neden olduğunu belirten Özel, bu maliyetlerin halen ödendiğini söyledi.

Özel, iktidara gelmeleri halinde hukuki öngörülebilirliğin olmadığı risklerin ortadan kaldırılacağını ve yargı üzerindeki siyasi baskının sona ereceğini söyledi.

Birinci hedefi Avrupa Birliği’ne tam üyelik olan bir iktidarın geleceğini belirten Özel, dünyaya demokrasi, istikrar, kalkınma ve güvenilir bir ekonomi vadedeceklerini ifade etti.

Dünya piyasalarının, iç piyasadaki yatırımcıların ve finans çevrelerinin Türkiye’ye yönelik bir kredi açacağını belirten Özel, bu kaynağın doğru kullanılması gerektiğini söyledi.

“BİZİM İKTİDARIMIZDA FON KRİZİ OLMAZDI”

Fon krizinin nasıl yönetileceği sorulan Özel, kendi iktidarları döneminde böyle bir fon krizinin yaşanmayacağını savundu.

Özel, piyasalardaki manipülasyonlar ve kötü niyetli organizasyonlara karşı hükümetin bir süredir uyarıldığını öne sürerek, düzenlemelerin ağustos ayına kadar bırakıldığını söyledi.

Bu düzenlemelerin yapılması halinde mevcut sistemin eskisi gibi işlemeyeceğinin görüldüğünü savunan Özel, kurulan ve büyütülen fonun vatandaşın sırtına bırakıldığını iddia etti.

Doğru piyasa düzenlemelerinin yapılması gerektiğini belirten Özel, 2008 yılında ABD’de benzer bir durum yaşandığını ve ABD’nin buna karşı önlem aldığını söyledi.

Türkiye’de fonun kapalı dönemde 940 kat büyüdüğünü belirten Özel, fon yönetim şirketlerinin bir efsane olarak anlatıldığını ifade etti.

Özel, mağdurların önemli bölümünün AKP’ye yakın seçmenlerden oluştuğunun söylendiğini, faiz yerine farklı yatırım araçlarına yönelen kişilerin bu fonlara yatırım yaptığını belirtti. Özel, bu nedenle yaşananların üzüntü verici olduğunu söyledi.

Fon krizini “asrın dolandırıcılığı” olarak nitelendiren Özel, siyasetten isimlerle anılan fon yöneticileri bulunduğunu ve bu kişilerin “yerli ve milli bir ponzi alanı” oluşturduğunu öne sürdü.

Özel, ABD’deki Madoff vakasına benzer şekilde geriye dönük inceleme yapılması gerektiğini belirterek, kapalı dönemde ve açık dönemde kimlerin kazandığının, kimlerin ne kadar para yatırdığının tespit edilmesi gerektiğini söyledi.

Yatırımcılara yatırdıkları paranın geri verilmesi, elde edilen yüksek kârların tahsil edilmesi ve bu kaynakların fona yatırım yapanlara dağıtılması gerektiğini savunan Özel, Madoff krizinin ABD’de bu şekilde çözüldüğünü söyledi.

Bu yöntemin iki sonuç doğurduğunu belirten Özel, mağduriyetin azaltıldığını ve benzer olayların tekrar yaşanmasının önüne geçildiğini ifade etti.

ÖZEL, FON KRİZİNE İLİŞKİN HAZIRLADIKLARI KANUN TEKLİFİNİN AYRINTILARINA İLİŞKİN İSE ŞU İFADELERİ KULLANDI:

“Bu konuda Sayın Ümit Özlale'nin imzasıyla 11 ekonomist arkadaşın dört gündür çalıştıkları 15 maddelik bir kanun teklifini Meclis’e sunduk. Bütün partilerin incelemesine sunuyoruz. Biz bu kanun teklifini diğer partilerle görüşeceğiz. Kabul edilmesi noktasında 1 Ekim günü Meclis açıldıktan sonra ilk geçirilecek kanun olarak görüşülmesini önereceğiz. Bizim teklifimiz hemen gündeme gelip kanunlaştırılabilir.”