YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında fon krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Günaydın, yaşanan krizin 1980’lerin başındaki banker krizinden daha kapsamlı ve daha yıkıcı olduğunu savundu.
Günaydın, sürecin en az 20 milyar dolarlık bir “soygun” olduğunu ileri sürerek, vatandaşların parasının belirli kişilerin eline geçtiğini iddia etti.
Hazine ve Maliye Bakanlığı başta olmak üzere Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), Devlet Denetleme Kurulu ve Varlık Fonu gibi kurumların süreçteki konumlarına da değinen Günaydın, denetim mekanizmasının işlemediğini ve içeriden bilgi sızdırıldığını öne sürdü.
“İÇERİDEN BİLGİ AKTARILDI” İDDİASI
SPK’nın fonlara ilişkin açıklamasına değinen Günaydın, 16 Eylül dahil olmak üzere TEFAS’a iletilen ancak fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatların da tasfiye kapsamına alındığını söyledi. 17 Eylül’de verilen işlemlerin de iptal edildiğini belirten Günaydın, bu durumun bazı yatırımcıların kriz öncesinde çıkış yaptığı anlamına geldiğini savundu.
Günaydın, SPK’nın 17 Eylül’de işlemleri durdurma kararının daha önce bazı kişiler tarafından öğrenildiğini iddia ederek, “insider trading” olarak nitelendirdiği içeriden bilgi aktarımı yapıldığını öne sürdü.
ÖZATA DENİZCİLİK ÜZERİNDEN İLİŞKİLERİ GÜNDEME GETİRDİ
Özata Denizcilik üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Günaydın, şirket yönetimi ile bazı siyasi ve kamu bağlantıları arasında ilişki bulunduğunu ileri sürdü. Özdemir Ataseven’in geçmişte Şadi Yazıcı ve Binali Yıldırım ile ilişkisi bulunduğunu iddia eden Günaydın, şirket hisselerindeki değer artışını da gündeme getirdi.
Günaydın ayrıca Hazine Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadının Özata Denizcilik’te yönetim kurulu üyesi olduğunu söyledi.
İskender Balcı’nın babası Mustafa Balcı’nın eski BDDK üyesi ve halen BDDK Etik Kurulu üyesi olduğunu belirten Günaydın, Tera’nın banka kurma hakkını Balcı’nın BDDK üyeliği döneminde aldığını ileri sürdü.
Balcı’nın 31 Ağustos’ta Özata Denizcilik’ten istifa ettiğini söyleyen Günaydın, SPK’nın 17 Eylül’deki işlem durdurma kararından önce bu istifanın gerçekleşmesini de sorguladı.
BATUHAN MUMCU VE BULLS YATIRIM İDDİASI
Günaydın, 31 Ağustos’ta Kültür ve Turizm Bakan Yardımcılığı görevinden alınarak BTK üyeliğine getirildiğini belirttiği Batuhan Mumcu’yu da gündeme taşıdı.
Mumcu’nun eşi Neslihan Mumcu’nun Bulls Yatırım’da yönetim kurulu üyesi ve Lidya Yatırım ortağı olduğunu belirten Günaydın, bu ilişkilerin fon krizi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
FATMA BETÜL SAYAN KAYA HAKKINDA İDDİALAR
Eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya hakkında da iddialarda bulunan Günaydın, Kaya ve eşinin diğer yatırımcıların paralarının fonlarda kaldığı dönemde yaklaşık 2 milyar liralık bir çıkış gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Söz konusu satışın 17 Eylül’den hemen önce gerçekleştiğini ve hisselerin Tera’ya satıldığını iddia eden Günaydın, işlemin nüfuz kullanılmadan gerçekleştirilemeyeceğini savundu.
Günaydın, Kaya’nın içeriden bilgi ticareti yaptığı iddiasını yineleyerek, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesine işaret etti ve Kaya hakkında soruşturma başlatılıp başlatılmadığının açıklanmasını istedi.
46 ŞİRKET VE 12 FON İDDİASI
SPK’nın kriz sonrasında aldığı kararları da eleştiren Günaydın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26 Eylül’de bazı kişi ve kurumların hesaplarındaki sermaye piyasası araçlarının dondurulmasını istediğini söyledi.
Aynı gün SPK Başkanı’nın Başsavcılığa 131 fonun yeniden değerlendirilmesi için yazı gönderdiğini belirten Günaydın, ertesi gün bazı hesaplar üzerindeki dondurma kararlarının kaldırıldığını ifade etti.
Günaydın, “46 şirketi kaldırmış, 12 fonu kaldırmış” diyerek bu kararların gerekçesinin açıklanmasını istedi.
Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş. ile Türkiye Sigorta A.Ş.’nin önce dondurma kararı kapsamına alındığını, daha sonra bu kararların kaldırıldığını söyleyen Günaydın, bu şirketlerin Varlık Fonu’na bağlı olmasına dikkat çekti.
İÇTAŞ VE PASİFİK GAYRİMENKUL YATIRIMI DA GÜNDEMDE
Günaydın, sermaye piyasası araçlarında dondurma kararı kaldırılan şirketlerden İçtaş İnşaat Sanayi hakkında da sorular yöneltti. Şirketin İbrahim Çeçen’e ait olduğunu belirten Günaydın, İçtaş’ın Akkuyu’daki nükleer projede alt yüklenici olduğunu ve şirketin Akfen’deki faaliyetlerini hatırlattı.
Pasifik Gayrimenkul Yatırım A.Ş. hakkında da değerlendirmelerde bulunan Günaydın, şirket sahibi Fatih Erdoğan’ın eşi Asuman Erdoğan’ın AKP Ankara Milletvekili olduğunu belirtti.
Günaydın, Merkez Ankara projesi kapsamında şirketin yüklenici payının 3,7 milyar liradan 5,1 milyar liraya çıkarıldığını söyleyerek, aradaki 1,4 milyar liralık farkın gerekçesinin açıklanmasını istedi.
“KARAR NEDEN ZAMANINDA VERİLMEDİ?”
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Günaydın, İskender Balcı hakkında yakalama kararının neden daha geç verildiğini sordu. Balcı’nın halen yakalanamadığını belirten Günaydın, kararın zamanlamasının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifasının ardından başka siyasiler hakkında ellerinde somut bilgi olup olmadığı sorusuna da yanıt veren Günaydın, Kaya hakkında cezai ve ekonomik açıdan ne yapılacağının takipçisi olacaklarını söyledi.
MAĞDURLAR İÇİN KANUN TEKLİFİ HAZIRLADIKLARINI AÇIKLADI
Günaydın, fon krizinde mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla kanun teklifi hazırladıklarını da açıkladı.
Teklif kapsamında fon ve şirket sahiplerinin mal varlıklarına gidilmesini önerdiklerini belirten Günaydın, yalnızca şirketlerin değil, şirket sahiplerinin şahsi mal varlıklarının da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Günaydın ayrıca büyük ve açıklanamaz gelir elde edenlerden enflasyon üzerindeki gelirlerin alınarak ortak bir tazminat fonuna aktarılmasını ve fonlarda kalan varlıkların da bu fona devredilmesini önerdi.
Bu kaynakların Hazine yerine mağduriyetlerin giderilmesi için kullanılmasını öneren Günaydın, amaçlarının mağdur yatırımcıların tamamının zararının karşılanması olduğunu ifade etti.
“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ”
YENİ Parti’nin süreçle ilgili suç duyurusunda bulunup bulunmayacağı yönündeki soruya da yanıt veren Günaydın, hem kişiler hem de denetim görevini yerine getirmediğini düşündükleri kurum ve kişiler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.




