DEM Parti MYK tarafından yapılan yazılı açıklamada, “fon krizi”ne ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Açıklamada, yaşananların ülke tarihindeki en büyük vurgunlardan ve yolsuzluklardan biri olduğu ileri sürüldü.
Fon krizinin teknik bir finansal sorun olmadığı savunulan açıklamada, yaşananların iktidarın ekonomi politikaları nedeniyle büyüyen kontrolsüz sermaye ve finans piyasalarının işleyişinin doğrudan sonucu olduğu öne sürüldü.
Türkiye ekonomisinde uzun süredir devam eden yüksek enflasyon, işsizlik, hayat pahalılığı ve yoksulluğun yurttaşları farklı geçim stratejileri geliştirmeye ittiği belirtilen açıklamada, vatandaşların finansal piyasalar başta olmak üzere çeşitli yollara başvurmak zorunda kaldığı ifade edildi.
FİNANS PİYASALARINA İLİŞKİN SORULAR YÖNELTİLDİ
Finansal piyasaların bazı odakların spekülasyon, yolsuzluk ve manipülasyon yoluyla büyük paralar elde ettiği alanlara dönüştüğü ileri sürülen açıklamada, yurttaşların birikimlerinin sermaye piyasalarının denetimsiz alanlarına sürüklendiği iddia edildi.
Açıklamada, iktidar ve ekonomi yönetiminin bazı aktörlerinin gözleri önünde belirli kişi ve çevrelerin yurttaşların birikimlerini kullandığı öne sürüldü.
Sermaye piyasalarını kamu adına denetleyen kurumların sorumluluğuna ilişkin de sorular yönelten DEM Parti MYK, başta Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) olmak üzere ilgili kurumların söz konusu usulsüzlüklere neden daha önce müdahale etmediğinin açıklanmasını istedi.
Açıklamada ayrıca, ekonomi yönetiminin ve Hazine ve Maliye Bakanı'nın söz konusu usulsüzlüklerden haberdar olduğu iddiasına ilişkin neden yargısal işlem yapılmadığı ve vatandaşların büyük risk taşıyan işlemlere yönlendirilmesine ilgili kurumların nasıl izin verdiği soruldu.
“MESELE MÜNFERİT DEĞİL, SİSTEMSELDİR”
Yaşananların münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceği savunulan açıklamada, meselenin “sistemsel” olduğu ifade edildi.
Bir eski bakanın istifası ve birkaç fon yöneticisinin sorumlu tutulmasının yeterli olmayacağı belirtilen açıklamada, söz konusu sürecin yalnızca görünen kısmı olduğu ileri sürüldü.
DEM Parti MYK, yaşananların bütün boyutlarıyla araştırılması gerektiğini belirterek fonların kuruluşundan portföy tercihlerine, şirketlerle ilişkilerinden denetim süreçlerine, yapılan işlemlerden tasfiye kararlarına kadar tüm sürecin kamuoyuna açıklanmasını istedi.
“SORUMLULUĞU BULUNAN HERKES HESAP VERMELİ”
Açıklamada, usulsüzlükler, manipülasyonlar ve çıkar ilişkilerinin ortaya çıkarılması gerektiği belirtilerek, sorumluluğu bulunan herkesin sermaye gücüne veya siyasi bağlantılarına bakılmaksızın yargı önünde hesap vermesi gerektiği ifade edildi.
Yargının görevini herhangi bir siyasi etki altında kalmadan yerine getirmesi gerektiği de savunuldu.
TBMM İÇİN ARAŞTIRMA KOMİSYONU ÇAĞRISI
DEM Parti MYK, yasama organının da sürece ilişkin üzerine düşeni yerine getirmesi gerektiğini belirterek, TBMM'nin açılmasının ardından araştırma komisyonu kurulması çağrısında bulundu.
Açıklamada, mağdur edilen küçük yatırımcıların haklarının güvence altına alınması gerektiği belirtilerek, zararların sorumlu olduğu öne sürülen kişilerin mal varlıkları üzerinden karşılanması istendi.
Milyonlarca kişinin küçük birikimlerinin finansal işlemler yoluyla kaybedilmesinin basit önlemlerle geçiştirilemeyeceği savunulan açıklamada, DEM Parti'nin dar gelirli yurttaşların emeği ve alın terine ilişkin sürecin takipçisi olacağı ifade edildi.




