YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 1 Ekim’de başlayacak 28. Dönem 5. Yasama Yılı öncesinde gündemdeki konulara ilişkin ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.
Günaydın, Meclis’in önceki dönemlerde uzun mesailer yaptığını ve yasama döneminin ağustos ayının ortalarına kadar sürdüğünü belirterek, buna rağmen vatandaşların günlük yaşamına doğrudan katkı sağlayan düzenlemelerin yeterince hayata geçirilmediğini savundu.
Türkiye’nin gündemindeki sorunları Meclis’e taşımaya devam edeceklerini belirten Günaydın, ekonomik tablo ve fon krizine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Günaydın, Türkiye’nin dünyanın 20. büyük ekonomisi olmasına rağmen 30 milyon kişinin açlık sınırının altında yaşadığını ileri sürdü. Ekonomide yalnızca gelirlere değil, giderlere de bakılması gerektiğini belirten Günaydın, ülkede büyük bir yolsuzluk ekonomisi bulunduğunu ve fon krizinin de bunun bir göstergesi olduğunu savundu.
“BU HORTUMLARI KESMEK LAZIM”
GÖKHAN GÜNAYDIN, FON KRİZİNE İLİŞKİN AÇIKLMASINDA ŞU İFADELERİ KULLANDI:
“Demek ki bizim hem gelire hem gidere bakmamız lazım. Ne demeye çalışıyorum? Büyük bir yolsuzluk ekonomisi var bu memlekette. Fon kriziyle de bunu gördük zaten. Bunların üzerine çok dikkatli ve etkin bir şekilde gitmek ve bu hortumları kesmek lazım. YENİ Parti Grubu'nu önümüzdeki dönemde bu alanda geçmiş dönemde olduğu gibi faal olarak göreceksiniz.”
Günaydın, ekonomik sorunların yalnızca fon kriziyle sınırlı olmadığını savunarak asgari ücretlilerin, emeklilerin ve işsizlerin durumuna da dikkat çekti.
Asgari ücretlilerin 28 bin lira aldığını belirten Günaydın, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira, ortalama emekli aylığının ise 25-26 bin lira olduğunu söyledi. Bu gelirlerin 35 bin liralık açlık sınırının altında bulunduğunu ifade eden Günaydın, geniş tanımlı işsizlik kapsamında 11 milyon işsiz bulunduğunu ileri sürdü.
Tarım ve sanayide de sorunlar yaşandığını savunan Günaydın, ekonominin yeniden yapılandırılması, üretim ekonomisinin desteklenmesi ve istihdamın artırılması gerektiğini belirtti.
“SADECE FİRMALARI, FON ŞİRKETLERİNİ DEĞİL, SPK’YI DA BDDK’YI DA SORUŞTURMAK LAZIM”
Fon krizine ilişkin değerlendirmesini sürdüren Günaydın, 1982 yılında yaşanan Banker Kastelli krizini hatırlattı. Söz konusu krizin ortaya çıkardığı zararın 150 milyar lira civarında olduğunun varsayıldığını belirten Günaydın, mevcut fon krizinin boyutlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Günaydın, fon krizinin yalnızca şirketler ve fon şirketleri üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirterek denetleyici kurumların da soruşturulması gerektiğini söyledi.
Günaydın, “Sadece firmaları, fon şirketlerini değil, SPK’yı da BDDK’yı da soruşturmak lazım” dedi.
Fon krizinde Hazine ve Maliye Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Devlet Denetleme Kurulu ve Varlık Fonu gibi kurumların rollerinin de incelenmesi gerektiğini savunan Günaydın, denetim mekanizmalarının işleyişinin araştırılması gerektiğini ifade etti.
“BU İŞ ÇOK DAHA SU KALDIRACAK”
Günaydın, söz konusu kurumların bazılarının denetleme, bazılarının ise icra tarafında bulunduğunu belirterek kurumlar arasındaki ilişkinin ve denetim süreçlerinin incelenmesi gerektiğini söyledi.
Fon krizinde içeriden bilgi sızdırıldığı yönündeki iddialara da değinen Günaydın, yaşananların kapsamlı şekilde araştırılması gerektiğini savundu.
Günaydın, fon krizine ilişkin mücadelenin Meclis’te de sürdürüleceğini belirterek, “Bu iş daha çok çok su kaldıracak ve bu işin üzerine her gün ayrı bir etkinlikle ve kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Günaydın, yeni yasama döneminde partisinin ekonomik sorunlar, fon krizi ve denetim mekanizmalarına ilişkin çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.




