Güncel

Ferdi Zeyrek, ölümünün birinci yılında anılıyor: Eşi Nurcan Zeyrek hukuki mücadeleyi sürdürüyor

Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek, ölümünün birinci yılında hem hukuki sürecin hem de Zeyrek’in geride bıraktığı mirasın takipçisi olacaklarını belirtti. “Ferdi sadece eşim ve çocuklarımın babası değil, Manisa’nın evladıydı,” diyen Nurcan Zeyrek, halkın desteğinin kendilerine güç verdiğini söyledi.

Görevdeyken yaşamını yitiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in ölümünün birinci yılında eşi Nurcan Zeyrek, hem devam eden hukuki süreci hem de Zeyrek'in geride bıraktığı mirası anlattı. Nurcan Zeyrek, adalet arayışından vazgeçmeyeceklerini söyledi.

Manisa'da 74 yıl sonra siyasi dengeleri değiştirerek büyükşehir belediye başkanlığına seçilen ve görev süresinin başında hayatını kaybeden Ferdi Zeyrek, ölümünün birinci yılında anılıyor. Eşi Nurcan Zeyrek, yaşadıkları acının Manisa halkı tarafından sahiplenilmesinin kendilerine güç verdiğini belirterek, "Ferdi sadece benim eşim, çocuklarımın babası değil; Manisa’nın evladı, kardeşi, başkanıydı. O acı günden beri Manisa halkı bizi bir an bile yalnız bırakmadı. Sokakta yürürken gözündeki o samimi hüznü gördüğüm her bir hemşehrimiz, kapımızı çalan, dualarını esirgemeyen herkes acımıza ortak oldu. Bir kadının, bir annenin böylesi bir trajedinin ardından üç kızıyla dimdik ayakta kalabilmesi kolay değil. Ancak Manisa halkının ve tüm Ege’nin bu acıyı kendi acısı bilip bağrına basması, bize tarifsiz bir güç ve direnç verdi." dedi. Zeyrek, eşinin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada ihmal iddialarının sonuna kadar takipçisi olduklarını da vurguladı.

Cumhuriyet'ten Yusuf Körükmez'e konuşan Zeyrek, ihmal iddialarıyla ve kızı Nehir'in "Babamın kanını yerde bırakmayın" sözleriyle ilgili, "Kızım Nehir’in o haykırışı, aslında sadece bir evladın can acısı değil, adalete olan sarsılmaz talebimizin de ilk çığlığıydı. Ferdi’nin aramızdan ayrılmasına neden olan o kazadaki ihmal iddialarının, adli sürecin her bir detayının sonuna kadar takipçisiyiz. Bilirkişi raporları ve hukuki süreç titizlikle devam ediyor; avukatlarımızla birlikte her aşamayı an be an izliyoruz. Bu dava da adalete olan inancımız tamdır ve bu inancı korumak, Ferdi’ye ve onun arkasında bıraktığı mirasa olan borcumuzdur. Hiç bir şüphenin karanlıkta kalmaması, sorumluların hak ettikleri cezayı alması için hukuki mücadelemizi son aşamaya kadar sürdüreceğiz." diye konuştu.

Nurcan Zeyrek, "Ferdi, Manisa’da sadece bir seçimi kazanmadı; 74 yıllık bir tıkanmışlığın önünü açarak bu şehrin üzerindeki ölü toprağını attı, insanların umudu oldu. Görev süresi kısa sürdü belki ama her gününü 24 saat değil, sanki 48 saatmiş gibi Manisa için yaşadı. En büyük hayali; çocukların yatağa aç girmediği, kadınların sosyal ve ekonomik hayatın tam merkezinde yer aldığı, adil ve üreten bir Manisa inşa etmekti. Özellikle kırsaldaki çocukların eğitimde fırsat eşitliğine sahip olması onun en hassas noktasıydı. "Bu şehrin her köşesine adalet ve refah gidecek" derdi. Onun yarım kalan o büyük vizyonunu, çocuklara ve kadınlara olan o büyük sevdasını yaşatmak adını taşıyan vakıf ile yaşatmak şu an bizim en büyük ödevimiz." ifadelerini kullandı.

"CHP için verilen mutlak butlan kararı sonrası genel başkan Özgür Özel’i çiçeklerle karşıladınız. Ferdi Başkan hayatta olsaydı bu kararı nasıl karşılardı?" sorusuna Zeyrek, şöyle yanıt verdi:

"Ferdi, her şeyden önce hukukun üstünlüğüne, adalete ve parti içi demokrasiye sarsılmaz bir inanç besleyen bir cumhuriyet sevdalısıydı. Elbette ki hukuka ve yasalara açıkça aykırı olduğu hemen herkesçe kabul edilen böyle bir karardan sonra Genel Başkanımız Özgür Özel’i karşılamamız, ilerde muhakkak tesis edilecek adalete olan saygımızın hem de bu partinin birleştirici gücüne olan inancımızın bir ifadesidir. Ferdi hayatta olsaydı, elbette hukuka uygun olacak her kararı hukuk devleti ilkesi gereği memnuniyetle karşılardı."