Kurana Hizmet Vakfı yöneticisi Ayhan Şengüler tarafından istismara uğrayan ve failiyle zorla evlendirilen, yıllar sonra kızının da babasının kendisine istismarda bulunduğunu söylemesi üzerine adalet mücadelesine başlayan 30 yaşındaki Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler, geçtiğimiz gün Zeytinburnu sahilinde ölü olarak bulunmuştu.
İstismar mağduru anne Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in Zeytinburnu Kazılıçeşme sahilinde cansız bedenlerine ulaşılırken avukatları Buse Naz Güneş, acı olaya ilişkin yaptığı açıklamada "Çok şaşkınım, çok üzgünüm. Sanıyorum 1 hafta önce kendisi çocuğunu bir özel hastaneye yatırmıştı bir süre tedavi alması için. Çocuk yaşadığı travmalardan kaynaklı olarak yemeden içmeden kesilmişti. Zar zor şırıngayla besleniyordu. Bu sebeple öncelikle acil bir şekilde bir özel hastaneye yatışı yapıldı.” ifadelerine yer vermişti.
“HAYATA ÇOK BAĞLI OLAN, ÇOK ZEKİ BİR ÇOCUKTU”
“Daha sonra bu çocuğun psikolojik açıdan destek alması gerektiği için tam teşekküllü bir hastaneye yatışının yapılması konusunda zaten biz haftalardır belki yetkililerle iletişim halindeyiz” ifadelerini kullanan Güneş, “Ben bunu şu an avukat olarak değil, 3 senedir tanıdığım bir dostum için konuşuyorum. O yüzden cümlelerim çok profesyonel gelmeyebilir ama 6-7 yaşında bir çocuk. Neşeyle bana sarılan, hayata çok bağlı olan, çok zeki, çok akıllı bir çocuktu kendisi" sözlerini sarf etmişti.
ANNE KIZ DEFNEDİLDİ!
Anne Fatma Nur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler, Ihlamurkuyu Mezarlığı'nda defnedildi.
DEFİN SIRASINDA ARBEDE ÇIKTI!
Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra'nın defni sırasında arbede yaşandı. Mezarlıkta bir kişi, “Benim eşimle çocuğum yanındaydı. 3 yıldır yanında. Kimse konuşmasın” diyerek bağırırken kadınlar tepki gösterdi.
Başka bir kişi ise, “Çıkın buradan. Kimin cenazesinden kovuyorsun sen?” ifadelerini kullanarak şahsa tepki gösterirken 2 kişi birbirlerine girdi.
MÜJDE TOZBEY MEZARLIKTA AÇIKLAMA YAPTI!
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Müjde Tozbey, Ihlamurkuyu Mezarlığı’nda açıklamada bulundu. Tozbey, gözyaşları içerisinde yaptığı açıklamada, Fatma Nur Çelik’in kendisine daha önce “Derneğiniz arkamızda mı? Biz yine mücadele etmeye devam edeceğiz” dediğini ifade ederek “Tabi ki biz yılmadık. Ama o gün Hifa, ne yazık ki kanepede, çok ağır hasta bir şekilde hareket edemiyordu. Şırıngayla, günde 2 kez sıvı bir şekilde beslenen, bir böbreği olmayan, her an kalp rahatsızlığı nedeniyle ölme riskiyle karşı karşıya kalan küçük bir çocuktan bahsediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Biz bırakmadık, aylarca süren tüm duruşmalarında her defasında şunu söyledik: Hifa hasta, rahatsız. Hem yaşadığı cinsel istismardan rahatsız, hem de bugüne kadar yalnızlaştırıldıkları için, tehditlere maruz kaldıkları için çok yorulmuşlar dedik.” ifadelerini kullanan Tozbey, “Fatma Nur Hanım mücadeleyi hiç bırakmadı, hepimizden de daha güçlüydü. Kartal Adliyesi’nde günlerce oturma eylemi yaptı. Yüzünü kapattı çünkü tarihe kızının, istismar edilmiş bir çocuk olarak geçirilmesine istemiyordu. Bu yüzden yüzünü kapattı, bu yüzden Hifa’nın resmini, yüzünü göstermedi bize” dedi.
"ŞÜPHELİ ÖLÜMLERİNİN ARKASINDA DURACAĞIZ SONUNA KADAR"
Tozbey, sözlerinin devamında “Ama bugün maalesef yüzünü size gösteriyoruz. Biz avukatları olarak ağlıyoruz ama bundan gurur duyuyoruz. Ağladığımız için yenik zannetmeyin bizi. Biz mücadeleye devam edeceğiz. Daha da ağlayacağız ama boyun eğmeyeceğiz. Fatma Nur Hanım’ın ya da Hifa’nın şüpheli ölümlerinin arkasında duracağız sonuna kadar. Ağladığımız gibi, tekrar tekrar kadınlarımızı tabuta koyduğumuz gibi o tabutları taşımayı da bileceğiz, ayakta kalmayı da bileceğiz” ifadelerine yer verdi.
AYLİN NAZLIAKA: ADALET VE İÇİŞLERİ BAKANI’NA SESLENMİŞTİK
CHP’li Aylin Nazlıaka da yaptığı açıklamada "Fatma Nur Çelik adliyede adalet arıyordu. Bundan bir ay önce eksi 9 derecede yağmurun altında onunla birlikte nöbet tutmuştuk. Ve o zaman Adalet Bakanı'na seslenmiştik: 'Bu istismarcıyı tutuklamak için daha ne bekliyorsunuz?'. İçişleri Bakanına seslenmiştik: 'Bir kadın tehdit alıyorum diyor. Yaşamım tehdit altında diyor. Daha ne bekliyorsunuz harekete geçmek için?' Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı'na seslenmiştik: 'Burada bu kadına sahip çıkmak için daha ne bekliyorsunuz?' diye. Ancak sahip çıkmadılar. Biz bu ölümün herhangi bir ölüm olmadığını biliyoruz. O yüzden de sonuna kadar bu davanın takipçisi olacağız" sözlerini sarf etti.
CENAZELERİNİ KADINLAR TAŞIDI!
Cenazede, birkaç erkeğin tabutları taşımak istemesi üzerine tartışma yaşandı. Kadınlar, "Dokunmayın" diyerek tepki gösterdi.
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Müjde Tozbey, “Siz sahip çıkmadınız biz çıktık” diyerek tepki gösterdi. Çelik'in dayısının, tabutları taşımak istemesi üzerine ise Tozbey, "Dayısı yoktu 1 buçuk yıl" ifadelerini kullandı. Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in cenazesini kadınlar taşıdı.

VATANDAŞLAR CENAZEDE İSYAN ETTİ!
Cenazeye katılan vatandaşlar, Fatma Nur Çelik ve kızının korunamamasına tepki gösterdi. "Herkes bir isyan etsin, 'dur' desin. Bu canileri alsınlar aramızdan artık yeter. Caniler eli kolu sallayarak geziyor. Ama küçücük çocuk orada yatıyor. Türkiye'de adaleti yok. Biz ölmeye devam ediyoruz. Aman vakıflara bir şey olmasın. Aman dincilere bir şey olmasın” diyen vatandaşlar, “Anneye zaten çocuk yaşta tecavüz ediliyor. Bitmiyor rezillikler bitmiyor. Benim kız torunum var korkuyorum bu ülkeden. Korkuyorum nasıl yetişecek diye” ifadelerini kullandı.
Yurttaşlar, “Bu ülkenin ben savcılarına, hakimlerine seslenmek istiyorum. Vicdanları rahat mı?" ifadelerini kullanarak isyan etti.
AÇILAN PANKART DİKKAT ÇEKTİ!
Cumhuriyet’ten Rengin Temoçin’in aktardığına göre, cenaze sırasında "2025 Aile Yılı. 294 kadın öldürüldü. 297 kadın şüpheli şekilde öldü. Masal bu kadar!" pankartı açıldı.

"ERKEKLER SAF TUTMASIN"
Cenazede bir kadın, "Erkekler saf tutmasın" diye isyan etti.
ÇOK SAYIDA KİŞİ KATILDI!
Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler'in cenazeleri cami avlusuna getirilirken cenazeye Çelik'in ailesi ve komşularının yanı sıra çok sayıda vatandaş ve siyasi isim katıldı. TİP Milletvekili Sera Kadıgil, CHP’nin Aile ve Sosyal Hizmetler Gölge Bakanı Aylin Nazlıaka ve CHP Ümraniye İlçe Başkanı Metin Demirbilek de cenazeye katılım sağlarken Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Müjde Tozbey ve çok sayıda gönüllü avukat da cenazede yer aldı.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik de, cenazeye çelenk gönderdi.

"ADALET ARAYIŞIMIZI SÜRDÜRMEYE DEVAM EDECEĞİZ"
Anne ve kızın davasını üstlenen Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği tarafından yapılan açıklamada, “Acımız da öfkemiz de çok büyük! Müvekkillerimiz anne Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler'i bugün son yolculuğuna uğurlamak için bugün saat 13.00'te Ümraniye Hidayet Camii'nde bir araya geliyoruz” ifadelerine yer verildi.
“Dernek başkanımız avukat Müjde Tozbey, derneğimizin avukatları ve çocuk ve kadın mücadelesindeki tüm yurttaşlarımızla birlikte müvekkillerimizi uğurlayacağız” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, “Yaşanan bu acı kaybın takipçisi olmaya ve adalet arayışımızı sürdürmeye devam edeceğiz.” denildi.

AYHAN ŞENGÜLER İÇİN TEDBİR KARARI VERİLMİŞTİ!
Sanık Ayhan Şengüler’in 8 yaşındaki Hifa İkra Şengüler’in cenazesini almasının engellenmesi için avukatlar tarafından Aile Mahkemesi’nden tedbir kararı alınmıştı. Dernekten konu ile ilgili yapılan açıklamada, “Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği olarak, Hifanur'un cenazesinin istismarcı babası tarafından alınmasını engellemeye yönelik Aile Mahkemesi'nden tedbir kararı aldırdık. İstismarcı babanın cenazeyi alamayacağına ilişkin karar derneğimizin hukuki girişimiyle güvence altına alınmıştır” ifadeleri kullanılmıştı.

CENAZEYE DE KATILAMAYACAK!
Aynı zamanda Şengüler'in, anne ve kızının cenazesine katılımının engellenmesi yönünde mahkeme kararı verilmişti.

SORUŞTURMAYA GİZLİLİK KARARI GETİRİLMİŞTİ!
Yaşanan olaya ilişkin, geçtiğimiz gün Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya gizlilik kararı ve yayın yasağı getirilmişti.
“BAŞIMA BİR ŞEY GELİRSE İNTİHAR DEMEYİN” DEMİŞTİ!
Fatma Nur Çelik, sanık Ayhan Şengüler’in tutuksuz yargılanması nedeniyle adliye önünde adalet nöbeti başlatmış ve burada yaptığı açıklamada “Elimizde rapor mevcut çocuğun istismara uğradığına ilişkin. Soruyorum ben Türk devletine, kamuoyuna bu faili kim koruyor? Neden hala dışarıda? Biz öldükten sonra ben adaletin sağlanmasını istemiyorum. Çünkü ben 5 Mayıs’a kadar hayatta kalabileceğimi düşünmüyorum. Güvenliğimden endişe ediyorum” demişti.

“Başıma bir şey gelirse, bu karanlık yapı ve beni koruyamayanlar, sesimi duyup da susan herkes sorumludur. Geçmişte de buna benzer davaları sahiplendikleri gibi bizim davamızı da sahiplensinler. Aksi takdirde ben ve kızım bir şekilde hayattan koparılacağız” ifadelerini kullanan anne, “Kamuoyuna sesleniyorum, benim intiharım asla söz konusu değildir. Zaten öyle olsaydı, bugün burada adalet arayışı içinde olmazdım. Başıma bir şey gelirse, üzerinin intihar süsüyle örtülmemesini, bunun peşine düşülmesini istiyorum.” sözlerini sarf etmişti.





