Fon soruşturmasında 2,2 milyar TL’lik vurgunuyla gündeme gelen Fatma Betül Sayan Kaya’ya İSBAK’ın verdiği burs yeniden gündemde.

Fon skandalında eşi İlyas Kaya ile birlikte 163 milyon TL yatırıp 4 ay içinde bu parayı 2,2 milyar TL’ye yükselten AKP’li Fatma Betül Sayan Kaya’nın yıllar önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki olan İSBAK’tan aldığı burs yeniden gündeme geldi. Kaya’nın aldığı ve ödemediği bursun bedeli bugünkü kurla 4 milyon TL’yi aşıyor.

BELEDİYE BÜTÇESİNDEN 85 BİN DOLARI AŞKIN PARA HARCANDI

Gazete Pencere’de yer alan habere göre; Kaya, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki İSBAK'ta işe başladığı gün yurt dışı eğitim bursu aldı. İBB müfettişleri tarafından hazırlanan raporda, Kaya için 85 bin 791 dolar ve 20 bin 289 TL harcandığı belirtilirken, bursun verilmesi ve sonrasında yapılan işlemlerin sözleşme ve mevzuata aykırı olduğu değerlendirilerek paranın Kaya'dan, tahsil edilememesi halinde ise kefillerinden alınması istendi. Müfettişler, dönemin İSBAK yöneticilerinin de şirketin uğradığı zarardan sorumlu olduğu kanaatine vardı.

İŞE GİRDİĞİ GÜN SÖZLEŞME İMZALANDI

İBB müfettişlerinin 30 Kasım 2021 tarihli raporuna göre, Bilkent Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği mezunu Fatma Betül Sayan, 14 Kasım 2008'de İSBAK'ta Elektrik/Elektronik Mühendisi olarak işe alındı. Kaya'nın ABD'nin New York kentindeki NYU-Polytechnic Üniversitesi'nde yüksek lisans eğitimi için kabul aldığını bildirmesinin ardından, İSBAK'ta işe başladığı aynı gün burs talebi uygun görüldü ve yurt dışı eğitim sözleşmesi imzalandı. Müfettişler, İSBAK Yönetim Kurulu'nun 22 Mayıs 2008 tarihli kararında yurt dışına gönderilecek personelin belirlenmesi ve kabul alan adaylarla sözleşme yapılması öngörülmesine rağmen Kaya'nın şirkete alındığı gün burs sözleşmesinin imzalanmasını Yönetim Kurulu kararına aykırı buldu.

KAYA'YA 'EK SÖZLEŞME'

Kaya, yüksek lisans eğitimi sürerken 2010 yılında İSBAK'a başvurarak sağlık sorunları ve yaşadığı güçlükler nedeniyle eğitimine devam edemeyeceğini bildirdi. Rapora göre, 21 Mayıs 2010 tarihli dilekçesinde mevcut şartlar altında eğitimini sürdürmesinin mümkün olmadığını belirten Kaya, sözleşmenin gereğinin yapılmasını istedi. Ancak İSBAK, mevcut sözleşme hükümlerini uygulamak yerine Kaya ile aynı tarihte dokuz maddelik yeni bir ek sözleşme imzalayarak eğitim süresini bir yıl uzattı.

Müfettişler, ilk sözleşmeye göre sağlık nedeniyle yükümlülüklerden kurtulabilmek için “sağlık kurulu kararı” gerektiğine dikkat çekti. Kaya'nın sunduğu belgelerin sağlık kurulu raporu niteliğinde olmadığı belirtilerek, İSBAK'ın yaptığı eğitim harcamalarının Kaya'dan tahsil edilmesi gerekirken eğitim süresinin uzatılmasının sözleşmeye aykırı olduğu değerlendirildi.

İBB davasında 92’nci gün: İmamoğlu’ndan Pehlivan’ın nakline tepki!
İBB davasında 92’nci gün: İmamoğlu’ndan Pehlivan’ın nakline tepki!
İçeriği Görüntüle

AYLARCA BEKLEDİLER

Rapora giren kurum içi yazışmalar, Kaya'nın eğitim sürecinin ardından İSBAK'a dönüşünün de uzun süre belirsiz kaldığını ortaya koydu. 2011 yılında İSBAK İnsan Kaynakları Şefi Hüseyin Özdemir ile İştirakler Koordinasyon Müdürü Hasan Özçelik arasında yapılan yazışmalarda Kaya'nın ne zaman işe başlayacağının defalarca sorulduğu görüldü.

ERDOĞAN'A DANIŞMANLIK SÖZLEŞMEYE AYKIRI BULUNDU

SGK kayıtlarına göre Kaya 14 Kasım 2011’de ülkeye döndü ve İSBAK’taki işine yeniden başladı. Ancak Kaya İSBAK’taki tam zamanlı görevinde başladığında aynı zamanda dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanlığını da üstleniyordu. Kaya’ya ilişkin raporda müfettişler Kaya'nın siyasi görevlerini de burs sözleşmesi kapsamında değerlendirdi. Zira sözleşmede, personelin eğitim sonrasında mecburi hizmet döneminde İSBAK dışında ücretli veya ücretsiz başka bir işte çalışamayacağı ve danışmanlık yapamayacağı hükmü bulunuyordu.

Raporda Kaya'nın özgeçmişinde yer alan, 2009'da AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi seçildiği ve 2010-2012 yılları arasında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanlığını yürüttüğü bilgilerine dikkat çekildi. Müfettişler bu görevleri de yurt dışı eğitim sözleşmesindeki mecburi hizmet hükümlerinin ihlali olarak değerlendirdi.

FAİZİYLE İSTEDİLER

Rapora göre İSBAK, Kaya'nın yurt dışı yüksek lisans eğitimi kapsamında burs, okul ve diğer eğitim giderleri için toplam 85 bin 791 dolar 40 cent ile 20 bin 289 TL 25 kuruş ödeme yaptı. Müfettişler, söz konusu paranın Türk Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşmeye ilişkin 77'nci maddesi kapsamında Kaya'dan tahsil edilmesi gerektiği sonucuna vardı. Raporda, tahsilatın Kaya'dan yapılamaması halinde kefilleri Ramazan Sayan ve Ayşe Hilal Sayan Koytak'a başvurulması gerektiği belirtildi. TL cinsinden yapılan harcamaların yasal faiziyle, döviz harcamalarının ise aynı döviz miktarı üzerinden faiziyle birlikte tahsil edilmesi istendi.

BİR ASGARİ ÜCRETLİ ÇALIŞANIN 20 YILLIK GELİRİ

Kaya’nın eğitime başladığı yıl olan 2008’de asgari ücret, ara zammıyla beraber 503 lirayken, Kaya’nın eğitiminin sona erdiği 2011’de ise 658 lira oldu. Yani İBB, Kaya’nın yurt dışında eğitim gördüğü süreçte bir asgari ücretlinin yaklaşık 20 yıllık gelirini Kaya’nın eğitimine harcadı.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU

Raporda dönemin İSBAK yöneticilerinin, şirket malları üzerinde kendilerine verilmemiş hak ve yetkileri kullandıkları ve yetkilerinin dışına çıkarak şirketi zarara uğrattıkları değerlendirilerek Türk Ceza Kanunu'nun 155'inci maddesi kapsamında haklarında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulması gerektiği belirtildi.

İBB, 30 Kasım 2021 tarihli müfettiş raporu ve eklerini 6 Aralık 2021'de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na göndererek suç duyurusunda bulundu.

SAVCILIK TAKİPSİZLİK VERDİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ise İBB'nin suç duyurusunun ardından yürüttüğü 2021/201867 numaralı soruşturmada 16 Haziran 2022 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Böylece İBB müfettişlerinin suç duyurusu yapılması yönündeki değerlendirmesi ceza davasına dönüşmedi.