Güncel

Ezgi Apartmanı davasında yarın karar günü! Bir Asude’yi yaşatamadım, binlercesi yaşayabilir...

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin yaşamını yitirdiği Ezgi Apartmanı davasında gözler yarın görülecek karar duruşmasına çevrildi. Oğlu, gelini ve 6 aylık torunu Asude’yi kaybeden Nurgül Göksu, mahkemeden emsal bir karar beklediğini belirterek, “Ben bir tane Asude’yi yaşatamadım ama belki bu karardan sonra binlerce Asude yaşayacak” dedi.

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı’na ilişkin davada yarın karar duruşmasının yapılması bekleniyor. Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 12’nci duruşması öncesinde sanıkların esasa ilişkin yazılı savunmaları tamamlandı.

Mahkeme tarafından Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü’ne gönderilen yazıyla da yarın saat 09.30’da yapılacak duruşma için geniş güvenlik önlemleri alınması istendi.

ÜÇ EVLADINI KAYBEDEN ANNE MEZARLIKTAN MAHKEMEYE GELDİ

Ezgi Apartmanı’nda oğlunu, gelinini ve 6 aylık torunu Asude’yi kaybeden Nurgül Göksu, karar duruşması öncesinde Kahramanmaraş’a geldi.

Göksu, mahkemeye gitmeden önce Kapıçam Deprem Şehitliği’ni ziyaret ederek çocukları için dua etti. Ardından yıkılan Ezgi Apartmanı’nın bulunduğu alana gelen Göksu, yaklaşık 3,5 yıldır sürdürdüğü adalet mücadelesini anlattı.

Savcının önceki duruşmada açıkladığı esas hakkındaki mütalaada, özellikle kolon kesme iddiasıyla ilgili sanıklar hakkında ağır cezalar talep edildiğini belirten Göksu, mahkeme heyetinin de benzer yönde karar vermesini istedi.

“ASUDE’Yİ YAŞATAMADIM AMA BİNLERCESİ YAŞAYACAK”

Çevredeki birçok binanın depremden sonra ayakta kaldığını, ancak Ezgi Apartmanı’nın yıkıldığını söyleyen Göksu, aynı dönemde dünyaya gelen çocukların büyüdüğünü belirterek torunu Asude’nin yokluğunu anlattı.

Göksu, “Asude uçtu, melek oldu. Benim çocuklarım da geri gelmeyecekler” diyerek, davada verilecek kararın yalnızca kendi ailesi açısından değil, gelecekte benzer faciaların önlenmesi açısından da önemli olduğunu söyledi.

Göksu, “Ben bir tane Asude’yi, ben bir tane Asude’yi yaşatamadım ama belki bu karardan sonra binlerce Asude yaşayacak” ifadelerini kullandı.

“YAŞAMAYA DEVAM EDEBİLMEM İÇİN BANA BİR SEBEP GEREKİYOR”

Çocuklarının ölümünden sonra hayatının adalet mücadelesine dönüştüğünü söyleyen Göksu, yetkililere seslendi.

“Ben üç buçuk yıldan bu yana yaşamıyorum. Benim yaşamaya devam edebilmem için bana bir sebep vermeniz gerekiyor. Benim çocuklarımın adaletini sağlayınız” diyen Göksu, tek talebinin adalet olduğunu belirtti.

Oğlunun cenazesinin nasıl toprağa verildiğini de anlatan Göksu, yaşadıkları acının karar aşamasında göz önünde bulundurulmasını istedi.

BELEDİYE PERSONELİNİN GÖREVDE OLMASINA TEPKİ

Göksu, son bilirkişi raporunda bazı belediye personelinin de “asli kusurlu” bulunduğunu belirterek bu kişilerin halen görev yapmasına tepki gösterdi.

2021 yılında yapılan şikayetlerin ve riskli yapı uyarılarının yeterince dikkate alınmadığını savunan Göksu, Onikişubat Belediyesi’nde görev yapan personel hakkında da gerekli işlemlerin yapılmasını istedi.

AFAD’ın 2020 yılında hazırladığı İl Risk Azaltma Planı’nda deprem riski taşıyan yapılarla ilgili önlemlere yer verildiğini hatırlatan Göksu, yetkililerin bu uyarılara rağmen görevlerini yerine getirmediğini ileri sürdü.

“BU KADAR İNSANIN ÖLÜMÜNÜN BEDELİ ÜÇ BEŞ YIL DEĞİL”

Deprem davalarında sanıklara iyi hal indirimi uygulanmasına da karşı çıkan Göksu, binlerce insanın hayatını kaybettiği bir felaketin ardından verilecek cezaların caydırıcı olması gerektiğini söyledi.

“Üç beş yıl yatıp da bu insanların çıkmasını istemiyoruz. Kesinlikle de kabul etmiyoruz. Bu kadar insanın ölümünün bedeli üç beş yıl değil” diyen Göksu, ailelerin sesinin duyulmasını istedi.

EZGİ APARTMANI DAVASINDA KİMLER YARGILANIYOR?

6 Şubat depremlerinde Onikişubat ilçesindeki Ezgi Apartmanı’nın yıkılması sonucu 6 aylık Asude bebeğin de aralarında bulunduğu 35 kişi yaşamını yitirdi.

Dava kapsamında pastanenin yetkilileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile tadilatı organize ettiği belirtilen Ertan Danacı hakkında “olası kastla öldürme” ve “olası kastla yaralama” suçlarından dava açıldı.

Müteahhit Yakup Aktaş ile fenni mesul Mehmet Tekin hakkında ise “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamalarıyla yargılama yürütüldü. Aktaş, yargılama sırasında hayatını kaybetti.

Bina ve pastanedeki tadilat sürecindeki görevleri nedeniyle bazı kamu görevlileri hakkında da “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçundan dava açıldı.

Savcılık, önceki duruşma öncesinde açıkladığı esas hakkındaki mütalaasında bazı sanıklar hakkında ağır cezalar talep ederken, gözler yarın yapılması beklenen karar duruşmasına çevrildi.