Eyüp Sabri Tuncer’in Yönetim Kurulu Başkanı Engin Tuncer, Bloomberg HT’de katıldığı "İş’te Zirve" programında konutun bir yatırım aracı olmasını eleştirmişti. Tuncer'in o sözleri sosyal medyada yeniden gündem oldu.

Tuncer, özellikle onlarca mülk sahibi olan kişilerin toplumsal bir hak ihlali gerçekleştirdiğini savundu. Barınma hakkının hem anayasal bir hak hem de dini bir zorunluluk olduğunu hatırlatan iş insanı, mülk biriktirmenin başkalarının bu hakka ulaşmasını engellediğini belirtti.

Programda konut piyasasındaki fiyat artışlarının perde arkasına değinen Tuncer, sermaye sahiplerinin henüz proje aşamasında konutları toplu olarak satın almasının piyasayı bozduğunu ifade etti. Tuncer, "Siz, insanlar daha uygun fiyata ev alabilecekken, proje aşamasındayken dairelere talep gösterdiğinizde fiyatlar teslimde 2-3 misline çıkıyor" diyerek, bu durumun gerçek ihtiyaç sahiplerini mağdur ettiğinin altını çizdi. Ayrıca, bu mülklerin yüksek bedellerle kiraya verilmesinin de barınma krizini derinleştirdiğini ekledi.

Sendikal hakları kısıtlayan ülkelerin sayısında 9 yılda ciddi artış!
Sendikal hakları kısıtlayan ülkelerin sayısında 9 yılda ciddi artış!
İçeriği Görüntüle

TUNCER AİLESİNİN KİRALIK MÜLK KURALI

Kendi aile yaşantısından örnekler vererek sözlerini destekleyen Engin Tuncer, etik bir duruş sergilediklerini vurguladı. Aile üyelerinden hiçbirinin yatırım amaçlı ikinci bir dairesi olmadığını ve kiraya verilen herhangi bir mülklerinin bulunmadığını açıklayan Tuncer, "Bize ne lazım? Bir tane oturacak daire lazım" diyerek sanayicilerin sermayelerini üretim ve istihdama yönlendirmesi gerektiği mesajını verdi.

Eyüp Sabri Tuncer Yönetim Kurulu Başkanı Engin Tuncer’in açıklaması şu şekilde;

"Eğer bir insanın 50 tane, 100 tane dairesi varsa bu kul hakkına girer.
İnsanların hem anayasal hak olarak, hem de dinimizde barınma hakkı diye bir şey var. Siz, gayrimenkul biriktirerek insanların barınma hakkını elinden alıyorsunuz. O işte kul hakkına giriyor.
Siz, insanlar daha uygun fiyata ev alabilecekken, hemen daha proje aşamasındayken dairelere talep gösterdiğinizde fiyatlar teslimde 2-3 misline çıkıyor. Dolayısıyla, gerçekten ihtiyacı olan insanların satın almasını engelliyorsunuz.
Onlara o evleri yüksek bedellerle kiraya vererek engelliyorsunuz. Bizim ailemizde hiç kimsenin 2. bir dairesi yoktur. Bir kişinin bile kirada gayrimenkulu yoktur."