Etimesgut Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma, adli sürecin ötesine taşan yeni bir tartışmanın merkezine oturdu.
Soruşturma kapsamında daha önce zimmet suçlamasıyla tutuklanan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ifade veren Serkan Kozan’ın tahliyesi yönünde savcılık talepte bulundu. Nöbetçi mahkeme de bu talebi kabul ederek Kozan’ın tahliyesine karar verdi.
Buna karşılık, usulsüzlüğü ortaya çıkararak adli makamlara suç duyurusunda bulunan Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu ve belediyenin bazı üst düzey yöneticileri “suç örgütü” iddiasıyla tutuklandı.
BELEDİYE: İLK SUÇ DUYURUSUNU BİZ YAPTIK
Belediye kaynaklarının aktardığına göre, Serkan Kozan hakkında ilk adım bizzat Etimesgut Belediyesi tarafından atıldı.
Etimesgut Belediyesi Teftiş Kurulu’nun 11 Eylül 2025 tarihinde, belediye iştiraki Etimkent A.Ş.’nin ise 12 Eylül 2025 tarihinde Kozan hakkında “hırsızlık” ve “nitelikli dolandırıcılık” iddialarıyla savcılığa suç duyurusunda bulunduğu belirtildi.
Belediye yönetimi, bu resmi başvuruların dosyada yer aldığına dikkat çekerek, “Yolsuzluğu tespit edip adliyeye taşıyan belediyenin aynı dosyada suç örgütü olarak gösterilmesi hukuk mantığıyla bağdaşmıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
SAYIŞTAY VE BİLİRKİŞİ RAPORLARI DOSYADA
Dosyada bulunan Sayıştay ve bilirkişi raporlarında, aşevi ve kreş alımlarına ilişkin işlemler nedeniyle belediyenin 12 milyon 155 bin TL zarara uğratıldığı yönünde tespitlere yer verildiği ifade edildi.
Soruşturma dosyasına göre Serkan Kozan’ın bu süreçte zimmet suçlamasıyla yargılandığı, etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiği ve belediye yöneticilerine yönelik çeşitli iddialarda bulunduğu kaydedildi.
Belediye yönetimi ise söz konusu iddiaların hiçbirinin banka kayıtları, para transferleri veya mali delillerle desteklenmediğinin altını çizdi.
“İFTİRALAR BELGELERLE ÇÜRÜTÜLDÜ”
Etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerde yer aldığı belirtilen, “restorana para bırakıldığı”, “aylık milyonlarca lira rüşvet dağıtıldığı” ve “hibe edilen binadan kira toplandığı” yönündeki iddiaların resmi kayıtlarla çürütüldüğü belirtildi.
Belediye yöneticileri, tüm banka hesaplarının, HTS kayıtlarının ve güvenlik kamerası görüntülerinin incelenmesini talep ettiklerini belirterek, haklarında tek bir şüpheli para hareketi tespit edilemediğini ifade etti.
Yine belediye kaynakları, kira toplandığı ileri sürülen taşınmazın belediyeye hayırsever bir vatandaş tarafından bedelsiz tahsis edildiğini ve bunun tapu kayıtlarıyla sabit olduğunu belirtti.
ETKİN PİŞMANLIK TARTIŞMASI
Dosyada dikkat çeken başlıklardan biri de etkin pişmanlık uygulaması oldu.
Belediye yönetimi, zimmet suçlamasıyla tutuklu bulunan bir kişinin etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerin esas alınarak belediye yöneticileri hakkında tutuklama talebinde bulunulmasının hukuk devleti ilkeleri açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu savundu.
Ceza hukuku uzmanları ise etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan kişilerin beyanlarının tek başına yeterli olmayacağını, bu ifadelerin mutlaka somut delillerle desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.
“YOLSUZLUĞU ORTAYA ÇIKARANLAR MI HEDEF ALINDI?”
Soruşturmanın ardından kamuoyunda en çok tartışılan soru şu oldu:
Yaklaşık 12 milyon liralık kamu zararını ortaya çıkarıp suç duyurusunda bulunan belediye yönetimi neden bugün aynı dosyanın şüphelisi konumunda?
Bu sorunun yanıtı, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkacak yeni deliller ve mahkemenin değerlendirmesiyle netleşecek.
Ancak dosyada yaşanan son gelişmeler, hukuk çevrelerinde ve kamuoyunda “Yolsuzluğu yapan mı, yoksa yolsuzluğu ortaya çıkaran mı cezalandırılıyor?” tartışmasını beraberinde getirdi.





