CHP Gaziantep Milletvekili Hasan Öztürkmen, et fiyatlarını manipüle ettikleri iddiasıyla bazı firma yöneticilerine yönelik düzenlenen operasyonu değerlendirerek, "Et baronlarının Ankara’daki ‘iş bitiricileri’ açığa çıkartılmalıdır. Yoksa bu operasyonların bir anlamı yoktur. Büyük et şirketlerinin AKP’li gizli ortakları kimler? Devlete et satan yabancı görünümlü yerli şirketlerin Türk sahipleri kimler?" dedi.
CHP'li Hasan Öztürkmen, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, et piyasasındaki rant iddialarıyla ilgili açıklama yaptı.
Et fiyatlarını manipüle eden ve piyasaya hastalıklı et sürdüğü iddia edilen firmalara yönelik operasyonun iki yıldır takipçisi olduklarını belirten Öztürkmen, sürecin siyasi ayağına dikkati çekti.
Öztürkmen, Et ve Süt Kurumu (ESK) aracılığıyla yapılan ithalatlarda milyar dolarlık rant yaratıldığını öne sürerek, şu ifadeleri kullandı:
"Tam 2 yıldır bu et baronlarının peşindeydik. Et ve Süt Kurumu eliyle ithal edilen etler ve canlı hayvanlar üzerinden milyar dolarlık rant yaratıldığını, ithal ucuz etlerin vatandaşın sofrasına değil, bir avuç et baronun kasasına girdiğini onlarca kez açıkladım. İthal et çarkının içinde yer aldığını bildiğimiz çok sayıda kişi gözaltında. Bu et firmalarının siyasetçilerle bağlantıları derhal ortaya çıkartılmalıdır. Et ve Süt Kurumu içinde bu şirketlerle ortak hareket eden kamu görevlileri tespit edilmelidir.
Et baronlarının Ankara’daki 'iş bitiricileri' açığa çıkartılmalıdır. Yoksa, bu operasyonların bir anlamı yoktur. Birkaç ay hapis cezası, üç beş milyon para cezası vererek 'dostlar alışverişte görsün' olmamalıdır. Büyük et şirketlerinin AKP’li gizli ortakları kimler? Devlete et satan yabancı görünümlü yerli şirketlerin Türk sahipleri kimler?"
Siyasi bağlantı iddialarına ilişkin konuşan Öztürkmen, şöyle devam etti:
"Bursa’da bir AKP’li siyasetçinin 20 milyon liralık villasını, 90 milyon liraya hangi et şirketinin patronu satın aldı? Bu kıyağın bedeli ne oldu? Tarım ve Orman Bakanlığı’na bu soruları defalarca sordum, tek bir yanıt alamadım. Aylar önce verdiğim kanun teklifi hala komisyonda bekliyor. Bu teklifimizle, Et ve Süt Kurumu tarafından ithal edilen ucuz etlerin tamamının ESK ve Tarım Kredi Marketlerinde doğrudan ve sadece vatandaşa satılmasını öneriyoruz. İhtiyacı karşılaması için 50 bin nüfusa bir market düşecek şekilde tüm il ve ilçelerde yeni marketlerin açılmasını teklif ediyoruz. Kilogram fiyatı 7 dolara alınan ithal etler doğrudan halka sunulsa vatandaş en fazla 400 TL’ye et yiyebilecek. Ancak iktidar, ucuz etleri yandaş şirketlere peşkeş çekmeyi tercih ediyor. Bu kanun teklifimi daha ne kadar sümenaltı edeceksiniz? Geçirin komisyondan getirin Genel Kurul’a, Cumhur İttifakı için bir turnusol kağıdı olacaktır. Bakalım kimler halkın vekili kimler şirketlerin vekili hep beraber görelim."
Hasan Öztürkmen, okullardaki şiddet olaylarına da değinerek, Ankara'da yaşandığını anlattığı olayla ilgili şu iddialarda bulundu:
"Okullarımız Teksas'a döndü. Ne öğretmenlerimiz ne de öğrencilerimiz güvende. Eğitimde şiddet haberlerinin ardı arkası kesilmiyor. Daha geçen ay sınıfta öğrencisi tarafından öldürülen Fatma Nur Çelik'in kanı kurumamışken bir öğretmene şiddet haberini de Ankara'dan aldık. Ancak bu şiddet haberinin içinde siyasi bir rezillik de var. Yer: Ankara Pursaklar'daki Turgut Özal Ortaokulu. Tarih: 31 Mart 2026. İki gün önce. MHP Altındağ Belediye Meclis Üyesi Ayhan Yazıcı, velisi olduğu öğrencinin bir kavgaya karışması üzerine yanında iki kişiyle birlikte okulu basıyor. Çocuğuyla kavga eden öğrencinin üzerine yürüyor. Haliyle nöbetçi öğretmen Ömer Ocak, saldırgan Ayhan Yazıcı'yı durdurmaya çalışıyor. Bunun üzerine Yazıcı ve yanında gelen iki kişi öğretmen Ömer Ocak'a öldüresiye saldırıyor. Öğrencilerinin gözü önünde dövülen öğretmen, olay sonrası hastaneye kaldırılıyor. Kulağından aldığı sert darbe nedeniyle işitme kaybı yaşayan öğretmenimizin tedavisi devam ediyor. Saldırının görüntüleri elimizde. Darp raporuna da ulaştık. Ancak skandal bununla da kalmıyor. Olay sonrası Pursaklar Ülkü Ocakları Başkanı Fazlı Altınok ve beraberindeki bir grup okula tekrar geliyor. Öğretmenlere gözdağı veren MHP'li grup, tehditler yağdırıyor. Bu duruma tepki gösteren ve alkışla protesto eden öğretmenlerin görüntüsünü alan saldırgan grup, 'Görüşeceğiz, hesaplaşacağız' diyerek okuldan ayrılıyor.
Öğretmenlerimiz hem yaşanan saldırı hem de okul basıp tehditler yağdıran kişiler hakkında suç duyurusunda bulundular. Ancak neredeyse skandal olayın üzerinden 48 saat geçti. Bir gözaltı haberi almadık. Ey Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okulların ne halde görüyor musun? Öğretmenler okulların içinde dövülüyor, vuruluyor, öldürülüyor. Mafya bozuntusu çapulcular okul basıyor tehdit yağdırıyor. Okulları tarikatların arka bahçesine çevireceğine, laik eğitime savaş açacağına, bilimsel eğitimin dibine dinamit yerleştireceğine okullara ve öğretmenlere sahip çık. Ey Sayın Devlet Bahçeli, partililerin okul basıp öğretmen dövüyorlar haberiniz var mı? Bunlara haddini bildirecek misiniz? Ey Cumhuriyet Savcıları, okul basan şehir eşkıyaları için gerekli talimatları ne zaman vereceksiniz?"