Eskişehir Emek ve Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla Köprübaşı’nda toplanan yurttaşlar, fon soruşturmasını protesto etmek amacıyla Taşbaşı’na yürüdü. Eylemde “Milyonlar aç, milyonlar işsiz, kahrolsun sömürü düzeniniz”, “Krizi yaratan bedelini ödesin” ve “Fatma Betül Sayan yalnız değildir” sloganları atıldı.
Yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşün ardından platform adına basın açıklamasını KESK Eskişehir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Uygar Kurtcu yaptı. Kurtcu, siyasi iktidarın ekonomi politikalarının halkı derin bir sefalet ve geleceksizlik sarmalına sürüklemeyi sürdürdüğünü söyledi.
2,2 MİLYAR LİRALIK MEblaĞA DİKKAT ÇEKTİ
Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin fon işlemleriyle elde ettiği öne sürülen yaklaşık 2,2 milyar liralık meblağa değinen Kurtcu, söz konusu tutarın 2026 yılı net asgari ücreti olan 28 bin 75 lira üzerinden hesaplandığında yaklaşık 78 bin asgari ücretlinin bir aylık maaşına karşılık geldiğini belirtti.
Kurtcu, bir tarafta geçimini sağlayamayan yurttaşların, diğer tarafta ise tek seferde binlerce yıllık asgari ücret tutarındaki parayı elde edenlerin bulunduğunu ifade etti.
Fon işlemlerinden elde edildiği öne sürülen paranın geri ödenmesiyle olayın kapatılmaya ve ilgililerin kendilerini temize çıkarmaya çalıştığını savunan Kurtcu, şöyle konuştu:
“Şimdi ise usulsüzce elde edilen bu milyarları geri ödeyerek, hesaba para yatırıp olayın üstünü kapatmaya ve kendilerini temize çıkarmaya çalışıyorlar. Buradan açıkça haykırıyoruz. Cebinize indirmek için bir an olsun çekinmediğiniz bu meblağları geri vererek, kirli ilişkilerinizi pazarlık konusu yaparak kendinizi aklayamazsınız. Suçun ve vurgunun üstünü iade kılıfıyla örtemezsiniz.”
“YATIRIM FONLARI HALKIN CEBİNİ BOŞALTMA ARACINA DÖNDÜ”
Sermaye piyasaları ve fon işlemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kurtcu, bu alandaki sistemin halktan kaynak aktarılmasının ve zenginlerin servetlerinin büyütülmesinin aracı hâline getirildiğini öne sürdü.
Yüksek enflasyon karşısında birikimlerini korumaya çalışan dar gelirli yurttaşların, emekçilerin ve küçük yatırımcıların borsa işlemleri, yapay fiyatlamalar ve manipülatif fon işlemleri nedeniyle mağdur edildiğini savunan Kurtcu, halkın biriktirdiği paranın iktidar gücünü arkasına alan zenginlerin haksız kazancına ve servet aktarımına kurban edildiğini söyledi.
Kurtcu, “Borsayı bir kumarhaneye, yatırım fonlarını ise halkın cebini boşaltma aracına çeviren bu soygun düzenini kabul etmiyoruz” dedi.
“ÇÜRÜMÜŞ DÜZENİN BEDELİNİ EN AĞIR ŞEKİLDE HALKIMIZ ÖDÜYOR”
Ekonomik sorunlar, borç yükü ve geleceksizlik nedeniyle yaşamına son verenlerin sayısının her geçen gün arttığına dikkat çeken Kurtcu, ihmaller ve denetimsizlik nedeniyle hayatını kaybeden madencileri de gündeme getirdi.
Madencilerin geride bıraktığı yetimlerin ve gözyaşı döken çocukların yaşadıklarının hesabının iktidardan sorulacağını belirten Kurtcu, kamusal eğitime bütçeden yeterli pay ayrılmadığı için çocukların okula aç gittiğini ve beslenme çantalarının boş kaldığını ifade etti.
Gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle çocukların okullarında can güvenliğinden yoksun biçimde hayatlarını kaybettiğini savunan Kurtcu, ücretleri baskılayan ve dolaylı vergileri artıran ekonomi programının halkı daha da yoksullaştıracağını söyledi.
Kurtcu, bir yanda vergi affından yararlanan holdingler ve bir gecede milyonlar kazanan iktidar sahipleri, diğer yanda ise ağır vergi yükü altında ezilen milyonlar bulunduğunu dile getirdi.
Yaşananların yalnızca belirli bir kesimin vurgunundan kaynaklanan bir kriz olmadığını savunan Kurtcu, bunun rejimin kendi krizi olduğunu ileri sürdü.
Kurtcu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bizler bir kez daha haykırıyoruz. Krizi biz yaratmadık, bedelini biz ödemeyeceğiz.
Rant ve sefalet düzenine karşı insanca yaşam, adil paylaşım, parasız ve güvenli eğitim, güvenli çalışma koşulları için mücadelemizi büyütecek, bu soygun ve vurgun düzenine son vereceğiz.”





