Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016 tarihindeki ölümüne ilişkin iddialar üzerine başlatılan soruşturmadaki son gelişmeleri kamuoyuyla paylaştı.
Başsavcılığın açıklamasına göre Denizolgun'un otopsisine ait video kaydı, Adli Tıp Kurumu uzmanı profesör tarafından yeniden incelendi. İnceleme sonucunda hazırlanan 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda "şüpheli ölüm" tespiti yapıldı.
"ADAM ÖLDÜRME" SUÇUNDAN SORUŞTURMA
Bu tespit üzerine şikayet edilen Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında ilk etapta "adam öldürme" suçundan soruşturmaya devam edildiği bildirildi.
Yeni bilirkişi raporu, Denizolgun'un ölümünden kısa süre sonra hazırlanan raporla arasındaki farklılık nedeniyle de dikkat çekti.
Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 17 Ekim 2016 tarihli raporunda Denizolgun'un ölümünün "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" olduğu belirtilmişti.
Aradan yaklaşık 10 yıl geçtikten sonra otopsi videosu üzerinden gerçekleştirilen yeni incelemede ise ölümün "şüpheli" olarak değerlendirilmesi soruşturmanın genişletilmesine neden oldu.
"KAYIT YOK" DENİLDİ, DAHA SONRA GÖNDERİLDİ
Başsavcılığın açıklamasındaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri de otopsi görüntülerine ilişkin yazışmalar oldu.
Açıklamaya göre Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 24 Şubat, 1 Haziran ve 14 Temmuz 2026 tarihlerinde otopsiye ait video kaydının gönderilmesini istedi.
Bu taleplere özü itibarıyla "böyle bir kayıt yoktur" şeklinde yanıt verildiği belirtildi.
Ancak Başsavcılığa göre 18 Ağustos 2026 tarihinde kaydın bulunduğu bildirildi ve görüntüler gönderildi.
Bu gelişmenin ardından, 2016 tarihli "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" raporunda imzası bulunan doktorların yanı sıra, daha önce kaydın bulunmadığı yönünde cevap verildiği halde sonrasında kaydı gönderen ATK idarecisi hakkında da ilk etapta "resmi belgede sahtecilik" suçundan soruşturmanın sürdüğü açıklandı.
MEZAR AÇILDI, HTS KAYITLARI İNCELENİYOR
Başsavcılık, soruşturmanın genişletilerek sürdürüleceğini bildirdi.
Bu kapsamda gerçekleştirilen fethi kabir işleminin sonuçlarının yanı sıra Adli Tıp Kurumuyla yapılan yazışmalar, ölüm olayına ilk müdahale eden Riva Polis Merkezi'nden gelen bilgiler ve HTS kayıtları değerlendirilecek.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile gerçekleştirilen yazışmalar ve Sulh Hukuk Mahkemesindeki tereke dosyasına gönderilen müzekkereye verilen cevap da soruşturma dosyasında incelenecek.
Devam eden ifade işlemleri ve elde edilecek yeni delillere göre soruşturmanın kapsamının genişletileceği belirtildi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamasında, "Soruşturma işlemleri hassasiyetle ve genişletilerek yürütülecektir" ifadelerine yer verdi.