Güncel

Esenyurt’ta kayyum krizi! 16 aydır halk soruyor: 'Kayyumun ne işi var?'

Esenyurt’ta 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde belediye başkanı seçilen Prof. Dr. Ahmet Özer, 7 aylık görev süresinin ardından 30 Ekim 2024’te tutuklandı. Yerine bir gecede kayyum atandı. Kayyum yönetimi, belediyede çalışanları sürgün etti, kurumsal düzeni değiştirdi ve halkın iradesini hiçe saydı. Esenyurt halkı 16 aydır “Kayyumun ne işi var?” sorusunu soruyor.

Esenyurt’ta, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde her iki Esenyurtludan birinin oyunu alarak belediye başkanı seçilen Prof. Dr. Ahmet Özer, 7 aylık hizmet döneminin ardından 30 Ekim 2024’te tutuklandı. Yerine, bir gecede Beyoğlu’ndan getirilen ve vali yardımcılığı görevinden atanan bir devlet memuru kayyum olarak görevlendirildi. Bu durum, Cumhuriyet tarihinde CHP’li bir belediye başkanına kayyum atanmasının ilk örneği oldu.

Esenyurt halkı ve demokrasi bileşenleri, kayyuma karşı kar-kış demeden 5,5 ay boyunca belediye önünde ve Cumhuriyet Meydanı’nda kesintisiz nöbet tuttu. 13 aylık yargılama süreci sonunda, Özer’in tüm suçlamaları mesnetsiz bulunarak tahliye edildi. Ancak halkın seçtiği başkan hâlâ görevine iade edilmedi.

Esenyurt CHP İlçe Başkanlığı ve Meclis Üyeleri, konuya ilişkin basın açıklaması yaptı. Esenyurt CHP İlçe Başkanı Cafer Çakmak, şunları söyledi:

ESENYURTTA KAYYUMUN NE İŞİ VAR?

Tam 16 aydır, Esenyurt Halkı Soruyor: ESENYURT'TA KAYYUMUN NE İŞİ VAR?

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde her iki Esenyurtludan birinin oyunu alarak belediye başkanı seçilen Prof. Dr. Ahmet Özer, hizmet ve memnuniyet dolu 7 aylık yoğun bir çalışma döneminin sonunda 30 Ekim 2024 günü tutuklandı, yerine bir gecede Beyoğlu’ndan getirilip vali yardımcı yapılan bir devlet memuru kayyum olarak atandı. Daha önceden tasarlanıp planlandığı her halinden anlaşılan bu operasyon, 100 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca yerine kayyum atanan CHP'nin ilk belediye başkanı oldu. Bu vahamet, Türkiye demokrasi tarihinde hem bir eşik hem de ayıplı bir irtifa kaybıdır.
Esenyurt halkı ve kentin tüm demokrasi bileşenleri, halkın iradesinin gasp edilmesine karşı, kar-kış demeden kayyuma karşı tam 5,5 ay boyunca Esenyurt belediyesi önünde ve Esenyurt Cumhuriyet Meydanı'nda kesintisiz demokrasi nöbeti tuttu. 13 aylık yargılama süreci sonunda; Dosyadaki bütün suçlamaların mesnetsiz olduğu kanıtlandı ve Ahmet Özer tahliye edildi.

İçinden geçtiğimiz süreçte şimdi halkımız soruyor;

. Toplumsal barışının temini için TBMM zemininde kurulan 'Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyon’unun hazırladığı ortak raporda kayyuma son verileceği belirtilmişken,

. Büyük bir destekle seçilmiş bir belediye başkanı olmanın yanı sıra tüm sosyal, siyasal ve akademik hayatını bu toprakların barışına ve demokrasi mücadelesine adayan bir bilim insanı olarak Prof. Dr. Ahmet Özer'den istifade eden bir süreç ve barış komisyonu varken,

. İstinaf yolu açık olmak üzere verilen ceza, kamu vicdanında mahkûm olmuşken,
. Sadece Türkiye'nin en büyük ve en özellikli ilçesinin belediye başkanı olarak değil, aynı zamanda tüm barış süreçlerinin ufuk açıcı, ön alıcı ve tamamlayıcı akademisyenlerinden biri olan Ahmet Özer'in hâlâ görevine iade edilmemesi toplumun vicdanına ve Esenyurt halkına nasıl izah edilebilir?

İşte tam da bu sebeplerledir ki; Esenyurt halkı soruyor: ESENYURT'TA KAYYUMUN NE İŞİ VAR?

Sadece bu değil, Esenyurt halkının kayyuma ve onu atayanlara başka soruları da var;

1) Meşru bir seçim sonucunda tecelli eden halkın iradesinin gaspıyla başlayan yargılama süreci bağlamında geçici bir süreyle atandığınız bu görevde daha ilk günden başlayarak; kayyum olduğunuzu unutup, seçimle gelmiş gibi, 37 yıllık kurumsal bir geçmişi olan ve fiilen 1,5 milyonluk bir kente hizmet veren Belediye’nin işleyişini ve kurumsal hafızasını adeta dumura uğratarak topyekûn bir alt-üst oluşa imza attılar.

2) Kayyumun kendisiyle beraber getirdiği, Esenyurt'un yolunu ancak navigasyonla bulabilecek kadar bu kuruma ve kente yabancı bir kadroyla Esenyurt'u dizayn ederken tek bir Esenyurt’luyla sorma gereği duymadılar. AKP'nin kaybettiği belediyelerdeki bu yorgun ve liyakatsiz kadrolarla verecekleri zararı düşünmediler.

3) Geldiğiniz ilk günden başlayarak, 10 yıllardır Barış ve Kardeşliğin Kenti olan Esenyurt'u Türk bayraklarıyla donatmakla neyi anlatmak istediniz Esenyurt'lulara? Yoksa, Esenyurt'u düşman işgalinden mi kurtardınız! Ya da bu hamasete sığınarak neyi gizliyorsunuz?

4) 100 yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihinde geleneksel bir işleyiş ve kurumsal süreklilik/devlette devamlılık esas iken; daha ilk günden başlayarak, halkın gerçek iradesini ve resmi kurumsal yetkiyi temsil eden seçilmiş belediye başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer'in tüm görsellerini, kamusal ilan panolarındaki açıklamalarını ve imzalarını, izaha muhtaç bir sabırsızlık ve telaşla silmenizdeki amacınız neydi?

5) Elinizdeki kamu gücünü kullanarak 16 aydır billboardlardan adını sildiğiniz ama halkının gönlünden çıkaramadığınız Ahmet Özer'in makamına mı talipsiniz? Bunun için mi devletin geçici görevle atanmış bir memuru olduğunuzu unutup, akla ziyan bir PR atraksiyonuna başladınız?

6) Bunun için mi binlerce belediye personelinin yaka kartlarını sırf üzerinde bir imzanız yer alsın diye değiştirdiniz?

7) Bütün mesele, bireysel kariyer planlarınız için miydi; Belediyenin tüm hizmet birimlerinin tabelalarının, tüm motorlu araçlarının yeniden giydirilmesinin, okul/cami/cem evi ve yol levha ve yönlendirmelerinin, ilan pano ve billboardlarından danışma bankolarına kadar; tümünün yeniden tasarım/giydirme vb. iş ve işlemlerin tamamı sadece imzanız olan C.A. (ve yanındaki küçük v ) için miydi?

8) Esenyurt'ta farklı camilerin altında bulunun ve mülkiyeti Esenyurt halkına ait olan yüzlerce dükkânı; mülkün gerçek sahibi olan Esenyurt halkının bilgisine sunup rızasını almadan neden başka kurum ya da vakıflara devrettiniz? Halka hizmet üretmekle görevli ve yetkili kamu kurumu olan Esenyurt belediyesini, söz konusu işyerlerinin düzenli aylık gelirinden mahrum bırakmakla, yetkinizi kötüye kullandığınızı düşünüyor musunuz?

9) Kentimizin eğitim-öğretim ihtiyacını temin için, Belediyemizin büyük bedeller ödeyerek, 25 dönüm üzerinde yapımını başlattığı ve binlerce öğrencimizin faydalanacağı entegre bir eğitim kompleksi olan 'Kampüs lise' projesini de yine mülkün gerçek sahibi olan Esenyurt halkına sorup rızasını almadan neden bir bakanlığa devrettiniz?

10) Bu kentin halkının her bir kuruşunu ödediği bütçesinin; belediye yönetimi tarafından hangi mal ve hizmetlerin tedariki için ve hangi usul ve esaslara göre harcandığını bilme hakkı varken: mevcut kayyum yönetiminin şeffaflıktan ve halka hesap verebilirlikten uzak uygulamaları, halkta sadece kuşku yaratmakla kalmamış, ihalelerin şaibeli olduğuna ve yandaşlarınızın korunduğuna dair dedikoduları da büyütmüştür. Bu hususlarda, kurum olarak resmi verileri esas alarak, Esenyurt kamuoyunu bilgilendirmek için daha ne kadar beklemeyi düşünüyorsunuz?

11) Sn bay Kayyum efendi, halka bu izahatı yaptığınızda şu '10 dönüm arsa meselesine de girmeyi düşünecek misiniz?

12) Dahası var: halkın vergilerinden oluşan belediyenin bütçesinden 34 milyon 870 bin TL karşılığı aldığınız 500 bin adet çatal/bıçak/mendil vb. sarf malzemesinin her birine tek tek adınızın bastırılıp imzanızın atılması, bilginiz dahilinde mi, yoksa bu da mı kariyer yürüyüşünüzün girdilerindendir?

13) Keşke sadece PR mesaisiyle sınırlı kalsaydı uygulamalarınız; Nihayetinde buyurun seçime girin derdik ve Esenyurt halkı, gereğini sandıkta yapardı. Ne yazık ki bununla yetinmediniz: daha ilk ayınızda çalışanlar arasına nifak sokarak, hiçbir hukuki sebebe dayanmayan uygulamalarla, teknik ve mesleki statülerine bakmadan birçok çalışanı park-bahçelere yahut temizlik işlerine sürdünüz..

14) Yetmedi; onlarca işçiyi ekmeğinden ettiniz. Yönetiminizin haksız işten çıkarmalarına karşı mahkeme kararıyla yürütmenizi durduranları işlerine iade etmediniz. Sizce de bu hak gaspının ötesinde gaddarlık değil midir?

15) Siz kaymakamlık yapan (ve ama bu arada Cumhuriyet tarihinde bir gecede hem vali yardımcısı hem de belediye başkan vekili kayyum yapılan tek kişisiniz) bir bürokrat olarak çok iyi bilirsiniz ki; bu devletin geçmişten devralınan ve bugün de geçerli olan bir geleneği ve adabı var: devletin devamlılığı ve kamusal hizmetlerin görülmesinde ilgili kurumların işbirliği, iş bölümü ve dayanışması esastır. Oysa siz, bu kurumsal işleyişin aksine devletin bir kurumu adına, bir başka kurumuna, koca bir kentin billboardlarında adeta parmak sallayarak "kazdığın çukurları kapat İSKİ' talimatı verdiniz! Yoksa bu öfkenizle, 16 aydır kevgire dönen Esenyurt'un yollarındaki bozuk yolları, çukurları mı gölgede bırakmak istediniz! Sahi, Sn. vekil siz Esenyurt'un 'Ali kıran baş keseni misiniz aynı zamanda!?

16) Bir başka hakikat daha var; Siz 16 ay boyunca Esenyurt'lunun yaşamının çok uzağındayken; dahası, tamamını tükettiğiniz 2025 yılı belediye bütçesine dair halka tek kuruş hesap vermemişken; ilaveten 2026 bütçesine ilişkin Esenyurt halkının bildiği tek gider kaleminin her bir mendilinde imzanızın olduğu 34 milyonluk iftar sofrası sarf malzemesi dışında kalan gider kalemleri dışında, bütçenin gerçek sahibi olan Esenyurt halkını hâlâ daha bilgilendirmemişken.., Bu konularda ne zaman hesap vereceksiniz?

Bakınız sn. Kayyum, 2024 yılı 31 martında bu kentin Her iki yurttaşından birinin oyunu alarak seçilen Belediye Başkanımız Prof. Ahmet Özer bakın sadece 7 ayda neleri başardı;

1. Belediyenin 20 yıl öncesinden başlayarak şirazesinden çıkmış ve uçan kuşa borcu olan mali tablosunu masaya yatırarak işe başlamış;

a) Belediyeden alacağı olan, alacağından dolayı haciz koyan tüm kişi ve kurumlarla tek tek görüşerek, kamu yararını da önceleyerek, tarafları ikna edip, belediyenin bütçe imkanlarıyla uyumlu ve sulh esaslı ödeme planları oluşturdu. Böylece 1.5 milyon nüfuslu bir kente hizmet üreten bir kurum, ayaklarındaki yüzlerce haciz prangasından kurtulmuş, hizmet odaklı bir mali disipline kavuşturulmuştur. Halkın iradesine çöküldüğü 29 Ekim 2024 tarihi itibariyle ise 'sıfır' nakitle devralınan kasada 750 milyon liralık nakit parası vardı. Bu paraları ne yaptınız?

b) Siz ayağınızın tozuyla gelir gelmez, tek birini bile bırakmaksızın; tüm başkan yardımcılarını görevden alırken,54 birim müdürünü sorgusuz-sualsiz görevlerinden alıp, yerlerine Esenyurt dışından getirdiğiniz yandaşlarınızla doldururken, binlerce personele mobbingler, işten atmalar ve sürgünler uygulayarak belediyenin iş barışını ve huzurunu bozdunuz. 4 faydalı müdürlüğü iş bilmez bir acullükle kapattınız.

c)Sizden sadece 7 ay önce: çoğulcu ve katılımcı yerel yönetim anlayışının gereği olarak; Sn, Özer, kentin tüm sivil bileşenleriyle ortak değerlendirmeler yaparak, meslek kuruluşlarının katkı, öneri ve uyarılarından da faydalanarak: belediyede etkin ve yetkin bir yönetim mimarisi oluşturmuş, personele ilişkin yetki tarifleri yapılarak, ithal kadrolar yerine Esenyurt'un kendi evlatlarını tercih etmiştir.

2) Başkan Özerin sadece 7 aylık hizmet döneminde ilk günlerden başlayarak ve gece gündüz çalışılarak girilmedik sokak, el değmedik park bırakılmamış, 14 mahalle parkı açılmış, bakım ve tahkimatlarla parklar oturulup dinlenilir hale getirilmiştir. Ayrıca 100 bin metre karelik dev bir rekreasyon alanı hazırlanarak açılsa hazır hale getirilmiştir; Özcesi 14 tane mahalleye çocuk ve dinlenme parkı yapılmış, 100 bin metre karelik devasa büyüklüğe sahip yaşam vadisi halkımızın istifadesine sunulmuştur.

3. Esenyurt tarihinde görülmemiş bir ilke imza atılarak, bayram seyran demeden çalışılarak 7 ayda (Türkiye’de bir rekor olan) 120 bin ton asfalt dökülerek 70 cadde ve sokak asfaltlanmış, yollar işler hale getirilmiştir. Kentin çok bozulan 70 tane caddesi hemen asfaltlanmıştır.

4. Yürünemez haldeki kaldırım ve meydanlara 130 bin metre kare parke taşı döşenmiştir.

5. Planlaması yapılıp 2025 yılı yatırım programına alınan 15 adet Kreşin 2 tanesi tamamlanıp çocuklarımızın hizmetine sunulmuştur. Böylece " çocuklar kreşe, anneler işe" vaadimizin gereği yerine getirilmeye başlanmıştır. 15 kreş için de planlamalar hazırlanmıştır.

6.15 bin kişiye günlük sıcak yemek sunan aşevlerimiz halkımızın hizmetine açılmıştır. (Bir çok çalışmamız gibi bu hizmetimizi de hiçbir ahlaki ölçü tanımadan sanki kayyum yapmış gibi lanse edilmektedir)

7. Bizim tarafımızdan yapılıp yapımı biten emekliler evi, sanki kayyum döneminin hizmetiymiş gibi, (diğer birçok hizmetlerde olduğu gibi) yalan-yanlış algıyla emek hırsızlıkları yapılarak sanki kendisi yapmış gibi bir propagandayla açılmıştır.

8. Belediyemizin ev sahipliğinde 1600 çocuğumuz sünnet edilmiş, sünnet töreninde ailelerimizin sevincine ortak olunmuştur.

9. Kent yoksulluğunun çok derin hissedildiği mahallelerimizde 50 bin aileye gıda/sıcak yemek ve sosyal destek verilmeye devam edilmiştir. İstanbul sanayisinin %25’ne ev sahipliği yapan Esenyurt, aynı zamanda en zenginle en yoksulun sırt sırta olduğu bir çelişkinin şehridir.

10. Esenyurt tam bir festivaller vadisine dönüştürülmüş, 4 ay içinde dört büyük festival düzenlenmiştir. Temeli Eşkinoz köyünde atılan ve bugün de küresel kültürler ve kimlikler başkenti olan Esenyurt’a barışın ve kardeşliğin pekişmesi amacına yönelik olarak büyük bir katılım ve coşkuyla gerçekleşen bu 4 festival sayesinde "Barışın ve kardeşliğin şehri Esenyurt" mottosu gerçek anlamda ete-kemiğe büründürülmüştür.

11. Büyük kültürel projelere imza atılmış, kayyum gaspıyla bu projeler kesintiye uğramıştır. "Enlerin şehri" olan Esenyurt'u hakiki manada, Türkiye'de ve dünyada kültürün ve sanatın merkezi haline getirmek amacıyla; yasaklı olan 'Nazım Hikmet' adının kültür merkezine iadesiyle başlayan sanatsal/kültürel inşa sürecinin devamı olarak: Yılmaz Güney Müzesi, Ahmet Kaya Konservatuarı, Yaşar Kemal Kitaplığı ve Dengbejler Akademisi projelerinin tasarım ve uygulama süreçleri (kayyum operasyonuyla şimdilik engellenmiş olsa da) mutlaka devam ettirilecektir.

12. Bir kentin anayasası, onu geleceğe hazırlayan imar planıdır. Sahip olduğu büyüklükler bağlamında (nüfus yoğunluğu, ticari ve sınai potansiyeli, küresel boyuttaki demografik ve kültürel çeşitliliği vb..) Türkiye'nin -belki de dünyanın- en özellikli ve en büyük ilçesi olan bu şehrin yıllardır yapılaşmaya kapatılan 7 tane mahallesinin imar planları da Başkan Özer'in ve ekibinin yoğun gayretleri ve belediye meclisinin oybirliğiyle imar uygulamalarına açılabilmiştir.
Halk iradesini hiçe sayan kayyumluk müessesesi ve Kayyum, işi öyle bir noktaya taşıdı ki; Esenyurt'un yolunu ancak navigasyonla düzeltebilen yönetim kadronuzla birlikte, sadece Esenyurt halkına yabancı kalmadınız, aynı zamanda; sizi buraya memur eden hükümetin ve iktidar partisinin il ve ilçe teşkilatıyla da köprüleri attınız. Bölge milletvekilleri, keyfi uygulamalarınızı alenen halka şikâyet etmeye kadar götürdü.

Netice olarak, anlaşılıyor ki; tüm uygulama ve ifşalarınızla siz, kayyumlukla yetinmeyip, hükmettiğiniz kamu imkanlarını ve elde ettiğiniz nüfuzu kullanarak PR'ınızı daha da büyütmeye ve gelecek seçimde de adaylığa hazırlanmaktasınız.
Vekilliği es geçerek sağa sola kendini belediye başkanı gibi duvarlara yazıp kuyruğuna okunmaz bir v takan kayyum efendi, İnanınki bu kariyer planlamanıza Esenyurt'lular, hem sevinecek hem de çok sabırsızlanacaklar; kaybettikleri yılların hesabını sandıkta sormak için..,

Bu arada size içeriden bir 'sır' da verelim kayyum bey: Esenyurt'un seçilmiş belediye başkanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Özer, 13 aylık haksız esaretten sonra, kentin sokaklarına, halkın arasına döndükten bu yana; kendisini ziyaret eden, uğradığı hukuksuzluk sebebiyle üzüntüsünü ve dayanışma duygularını paylaşanların sayısı yüz binleri çoktan geçti.., Ki, Sayın Başkan, mesaisinin önemli bir kısmını da Türkiye kamuoyu karşısına çıkarak; bu toprakların 100 yıldır ertelenen barışının yeniden tesisi ve ülkenin birliğinin ve dirliğinin yeniden tahkimi için emek ve gayret sarfetmekteyken...

Yani, dememiz şu ki; halkımız, seçip iradesini emanet ettiği ve çok sevdiği başkanını bağrına basıyor ve onu asla yalnız bırakmıyor. Ve fakat Esenyurt halkının şaşırdığı, anlamakta zorluk çektiği ve iradesinin gaspından dolayı öfke duyduğu temel soruya dönersek; ve hem de Prof. Ahmet Özer'e yönelik tüm itham, isnat ve iddialar: mahkemedeki ispatlı savunmalarla çürütülüp çöpe dönüşmüşken; sn. Kayyum, Duyuyor musunuz, bilmiyoruz ama, Esenyurt halkı 16 aydır, yine ve ısrarla soruyor: SAHİ ESENYURT'TA KAYYUMUN NE İŞİ VAR!!