Amerikan Kalp Derneği (AHA), kalp sağlığını destekleyen bir beslenme düzeninde sodyum ve doymuş yağın azaltılmasını, ultra işlenmiş ürünler yerine mümkün olduğunca az işlenmiş gıdaların tercih edilmesini öneriyor. Bu nedenle marketten eritme peynir alırken yalnızca ürünün adına değil, etiketindeki sodyum, doymuş yağ ve içerik listesine bakmak önem taşıyor.
Eritme peynir, doğal peynirden farklı bir üretim sürecinden geçiyor. Temel olarak bir veya birden fazla peynir çeşidinin işlenmesiyle elde ediliyor. Peynirler parçalanıyor ve karıştırılıyor; ürüne göre su, süt ürünleri ve emülsifiye edici tuzlar gibi bileşenler eklenebiliyor. Ardından karışım ısıtılarak homojen ve kolay eriyen bir yapıya getiriliyor. FDA'nın üretim standartlarında pastörize proses peynirlerin hazırlanması sırasında belirli bir ısıl işlemden geçirilmesi gerektiği de belirtiliyor.
Ortaya özellikle tost, hamburger ve sandviçlerde kolayca eriyen, standart kıvam ve tada sahip bir ürün çıkıyor.
NEDEN DİKKATLİ TÜKETİLMELİ?
Buradaki temel mesele “eritme işleminin peyniri zehirli hale getirmesi” değil. Asıl dikkat edilmesi gereken nokta ürünün besin içeriği ve tüketilen miktar. Bazı işlenmiş peynirler yüksek miktarda sodyum içerebilir. Fazla sodyum tüketimi kan basıncının yükselmesine katkıda bulunabilir. Amerikan Kalp Derneği, daha düşük sodyum tüketiminin hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları açısından önem taşıdığını belirtiyor.
Peynir aynı zamanda doymuş yağ kaynaklarından biri. Doymuş yağın fazla tüketilmesi kandaki LDL, yani halk arasında bilinen adıyla “kötü kolesterol” seviyesini yükseltebilir. Yüksek LDL seviyesi de kalp-damar hastalıkları açısından önemli risk faktörlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle özellikle tuz ve doymuş yağ oranı yüksek eritme peynirleri her gün ve yüksek miktarlarda tüketmek yerine porsiyon kontrolü yapmak ve ürün etiketlerini karşılaştırmak daha doğru bir yaklaşım.
HER ERİTME PEYNİR AYNI DEĞİL
Ürünlerin içeriği markaya ve çeşide göre önemli ölçüde değişebiliyor. Amerikan Kalp Derneği, yağsız veya az yağlı sütten yapılan ve belirli yağ kriterlerini karşılayan işlenmiş peynirleri de tercih edilebilecek süt ürünleri arasında sayıyor. Bu nedenle alışveriş sırasında aynı kategorideki ürünlerin etiketlerini karşılaştırarak daha düşük sodyum ve doymuş yağ içeren seçeneklere yönelmek önemli.
PEKİ EN SAĞLIKLI PEYNİR HANGİSİ?
Genel olarak az yağlı ve tuzu düşük peynir çeşitleri daha avantajlı seçenekler arasında yer alıyor. Amerikan Kalp Derneği özellikle az yağlı cottage cheese (lor benzeri taze peynir) ve az yağlı doğal peynirleri önerilen seçenekler arasında gösteriyor.
Türkiye'deki tüketim alışkanlıkları düşünüldüğünde ise tuzu düşük lor peyniri, protein içeriği ve daha düşük yağ oranına sahip çeşitlerinin bulunabilmesi nedeniyle iyi alternatiflerden biri olabilir. Ancak burada da ürün etiketini kontrol etmek gerekiyor; çünkü peynirin yağ ve tuz miktarı üretim şekline göre değişebiliyor.
PEYNİR ALIRKEN ETİKETTE BU 3 ŞEYE BAKIN
Peynir seçerken ürünün ön yüzündeki ifadeler yerine besin değerleri tablosunu incelemek daha doğru. Özellikle:
Sodyum/tuz miktarı
Doymuş yağ miktarı
İçerik listesi ve işlenme düzeyi karşılaştırılabilir.