Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da bir otelde düzenlenen Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni'nde konuştu.
Suriye'deki son gelişmelere değinen Erdoğan, "Ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini çok önemli buluyoruz. Suriye'de 10 Mart Mutabakatı'na uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak'taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. Ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini çok önemli buluyoruz" dedi.
AKP'li Cumhurbaşkanı, "Suriye'nin tamamında büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak. Suriye istikrara ve güvene kavuştukça bunun olumlu etkilerini başta biz olmak üzere tüm komşu ülkeler doğrudan hissedecek" ifadelerini kullandı.
Erdoğan'ın sözlerinden öne çıkanlar şöyle:
"MÜTEAHHİTLİK SEKTÖRÜMÜZ DÜNYANIN DÖRT YANINDA"
Birazdan ödüllerimizi takdim edeceğimiz firmalarımızı tebrik ediyor, ülkemize bu gururu yaşattıkları için teşekkür ediyorum. Yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörümüz, Türkiye'nin adını dünyanın dört bir yanında projeleriyle duyurmaya, parlatmaya ve yüceltmeye devam ediyor. Türk müteahhitleri, aynı zamanda güçlü mühendislik birikimimizi, iş yapma kültürümüzü ve güvenilirliğimizi de farklı ülkelere taşıyor. Türk inşaat şirketleri, son yıllarda yurt dışında gerçekleştirdikleri projelerle dünyanın en prestijli firmaları arasında yer almayı başarmışlardır. Firmalarımızın iş disiplini, örnek iş ahlakı ve kalite anlayışı, şirketlerimizi küresel ölçekte aranan iş ortakları hâline getirmiştir.
557 MİLYAR DOLARDAN FAZLA İŞ ALDIK
Türk inşaat sektörünün 1972 yılında başlayan yurt dışı faaliyetleri, aradan geçen 54 yılda başarıdan başarıya koşarak bugün hepimizi gururlandıran bir seviyeye ulaşmıştır. Şimdiye kadar, yüzde 90'ı bizim iktidarlarımız döneminde olmak üzere, dünyanın 138 ülkesinde 12.816 proje kapsamında 557 milyar dolardan fazla iş almış durumdayız. Yakaladığımız bu ivmeyi, küresel ekonomideki olumsuzluklara rağmen hamdolsun kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesi, Türk müteahhitlik sektörünün başarısını bir kez daha tescillemiştir. Listede yer alan firma sayıları itibarıyla dünyada ikinci olduk. Önceki yıl listede 43 firmamız varken, bu yıl aynı listede 45 firmayla temsil edildik. Bir başka çarpıcı rakam ise şudur: İlk 100 firma arasına 8 Türk firması girmiş, bunlardan ikisi ilk 50 içinde yer almıştır. ENR dergisinin ilk 225 tasarım ve mühendislik şirketini sıraladığı 225 yılı listesinde bu sene de 8 şirketimiz yer almış, şirket sayısı itibarıyla ülkemiz geçen yıla göre bir sıra yükselerek dünyada 6. sıraya yerleşmiştir. Teknik müşavirlik firmalarımızı ve sektörümüzü can-ı gönülden tebrik ediyor, sizlerden göğsümüzü kabartan daha nice başarılar beklediğimizi burada özellikle ifade etmek istiyorum.
ENFLASYON SON 49 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDE
Burada şunu büyük bir gururla söylemek isterim ki, küresel ticaret, diplomasi ve güvenlikte ezberlerin bozulduğu bir dönemde Türkiye ekonomisi dikkat çekici bir performans sergilemiştir. 2025 yılı, ekonomide hedeflerimize büyük ölçüde ulaştığımız, dengelerin tekrar yerine oturduğu, enflasyonla mücadelede önemli kazanımların elde edildiği, bilhassa ihracat ve turizmde rekorlar kırdığımız bir yıl olmuştur. Enflasyon son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Merkez Bankası rezervlerimizdeki artış aynı şekilde devam ediyor. Bankamızın rezervleri tarihimizde ilk defa 200 milyar dolar bandını aştı. 2002 yılında sadece 27,5 milyar dolardan devraldığımız rezervleri, geçen hafta itibarıyla 205 milyar 177 milyon dolara yükselttik. İstihdamda da aynı tabloyu görüyoruz. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız son 31 aydır tek haneli seyrini koruyor. Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejimizin olumlu etkilerine pek çok alanda şahit oluyoruz.
13 BUÇUK YILIN BEREKETİNİ ZİYADESİYLE GÖRECEĞİZ
Türkiye'nin ekonomiden ticarete her alanda güçlenmesi için sizlerle birlikte uzun yolculuklara çıktık, kıtalar aştık, daha önce hiç ayak basılmamış yerlere indik, dünyamızda adeta çıkarma yaptık. Şimdi emeklerimizin, çabalarımızın, fedakârlık ve sabrımızın semerelerini birçok alanda toplayacağımız bir döneme giriyoruz. Türkiye'nin önünde yeni kapılar açılıyor, yeni fırsat pencereleri aralanıyor. Bakın, altını çizerek ve samimiyetle ifade ediyorum: Gazze'de mazlumlara sahip çıkmamızın, Suriye'de 13,5 yıl boyunca kardeşlerimize kucak açmamızın, küresel siyasette ilkeli, onurlu ve vicdanlı bir duruş sergilememizin bereketini inşallah ziyadesiyle göreceğiz.
BÜYÜK İNŞA SEFERBERLİĞİ BAŞLAYACAK
Özellikle Suriye istikrara ve güvene kavuştukça bunun olumlu etkilerini başta biz olmak üzere tüm komşu ülkeler doğrudan hissedecek, ticaret hızlanacak, yatırımlar artacak, turizm gelişecek. İnşallah Suriye'nin tamamında, bilhassa da eski rejimin varil bombalarıyla enkaza çevirdiği yerleşim yerlerinde büyük bir inşa ve ihya seferberliği başlayacak. Bir milyona yakın Suriyelinin hayatına mal olan zulmün etkileri silindikçe, Türkiye'nin destekleriyle Suriye yaralarını sarıp yeniden ayağa kalktıkça bölgemizde artık çok farklı rüzgârlar esecek; bunun emarelerini şimdiden görebiliyoruz. İşte 8 Aralık devriminin üzerinden henüz bir yıl geçmişken Suriye'de daha önce hayal dahi edilemeyen adımlar atıldı. Suriye ekonomisi uluslararası sisteme entegre olma sürecini başlattı. Altı yüz bini ülkemizden olmak üzere milyonlarca Suriyeli muhacir vatanlarına tekrar geri döndü. Sosyal ve siyasal alanda da umut verici gelişmeler yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Şara'nın yayımladığı son kararname ile Esed rejiminde vatandaş bile sayılmayan Kürt kardeşlerimizin temel haklarının garanti altına alındığını görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz.
SURİYE İÇİN EN DOĞRU YOL BELLİ
Burada şunu önemli hatırlatmakta fayda görüyorum: İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi, üç yanlış da bir doğru etmez. Biliyorsunuz, Suriye'de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı. 4 Ocak'taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak'ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz. Aklın yolu, vicdanın yolu birdir. Suriye için en doğru yol da bellidir. Aynı hataları, aynı yanlışları tekrarlayarak hiçbir yere varılamayacağını herkesin görmesini arzu ve temenni ediyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum."




