Jeffrey Epstein'in 2019 yılında New York'taki federal cezaevinde ölü bulunmasına ilişkin yayımlanan yeni belge, görüntü ve tanık ifadeleri, yıllardır tartışılan dosyayı yeniden gündeme taşıdı.
Resmi soruşturmalar Epstein'in ölümünü "intihar" olarak kayda geçirirken, yeni belgeler cezaevindeki ihmaller zinciri ve güvenlik açıklarını ayrıntılarıyla ortaya koydu.
TUTUKLANMASIYLA SÜREÇ BAŞLADI
Jeffrey Epstein, 6 Temmuz 2019'da Paris'ten ABD'ye döndükten sonra New Jersey'deki Teterboro Havalimanı'nda FBI tarafından gözaltına alındı.
Reşit olmayan kız çocuklarının cinsel istismarı ve seks ticareti suçlamalarıyla tutuklanan Epstein, Manhattan'daki Metropolitan Correctional Center'a götürüldü. Savcılar, suçlu bulunması halinde 45 yıla kadar hapis cezası alabileceğini belirtiyordu.
İLK GÜNDEN İTİBAREN UYARI İŞARETLERİ VARDI
Cezaevine girişinden kısa süre sonra bir görevli, Epstein'in ruh halinin iyi olmadığını belirterek psikoloji birimine yönlendirilmesini istedi.
İlk olarak genel koğuşa alınan Epstein, daha sonra güvenlik gerekçesiyle özel konut birimine taşındı. Burada dört cinayetle suçlanan eski polis Nicholas Tartaglione ile aynı hücrede kaldı.
Mahkemenin kefalet talebini reddetmesinin ardından Epstein'in psikolojik durumunun kötüleştiği, kendine zarar verme girişiminde bulunduğu ve intihar riski nedeniyle bir süre gözetim altında tutulduğu kayıtlara geçti.
KRİTİK HATALAR PEŞ PEŞE GELDİ
Yeni belgelerde en dikkat çeken ayrıntılardan biri, Epstein'in yalnız bırakılmaması yönündeki tavsiyeye rağmen ölümünden önce hücrede tek başına kalması oldu.
Hücre arkadaşı başka bir cezaevine nakledildi ancak yerine yeni bir tutuklu verilmedi.
O gece görevli personelin zorunlu kontrolleri yapmadığı, buna rağmen kontrol yapılmış gibi resmi kayıt tuttuğu tespit edildi.
Belgelerde ayrıca güvenlik kameralarının önemli bölümünün kayıt yapmadığı, bazı görüntülerin eksik olduğu ve olay yerindeki delillerin usulüne uygun şekilde korunamadığı bilgisi de yer aldı.
İNTİHAR MI, CİNAYET Mİ?
10 Ağustos 2019 sabahı hücresinde hareketsiz bulunan Epstein, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
New York Adli Tıp Kurumu ölüm nedenini "intihar" olarak açıkladı.
Ancak Epstein'in ailesinin görevlendirdiği adli patolog Michael Baden, boyundaki bazı kırıkların boğulma ihtimalini de düşündürdüğünü savundu. Bu değerlendirme, kamuoyundaki cinayet iddialarını yeniden alevlendirdi.
Buna karşın bağımsız uzmanlar, söz konusu kırıkların bazı ası yoluyla intihar vakalarında da görülebileceğini belirterek, tek başına otopsi bulgularının kesin sonuç için yeterli olmayacağını ifade etti.
ŞÜPHELER DEVAM EDİYOR
Yeni yayımlanan belgeler, cezaevindeki ihmaller zincirini ayrıntılı biçimde ortaya koyarken, resmi soruşturmalar cinayet iddiasını destekleyen somut bir delile ulaşılamadığını belirtiyor.
Uzmanlara göre Epstein dosyası, yalnızca bir cezaevi ölümü değil; ABD'deki federal cezaevi sistemine, güvenlik uygulamalarına ve adalet mekanizmasına yönelik tartışmaların da simgesi haline gelmiş durumda.
Milyonlarca sayfalık yeni belge birçok ayrıntıyı aydınlatırken, dosyadaki bazı soru işaretlerinin ise yanıt bulmadan kalmaya devam ettiği değerlendiriliyor.





