İktidar, enerji fiyatlarındaki kamusal destekleri birer birer geri çekiyor. Akaryakıttan elektriğe, gıdadan ısınmaya temel ihtiyaçların maliyeti dar gelirlinin sırtına yükleniyor. EMO Y. K. Başkanı Ulutaş: “Sosyal devlet inkâr ediliyor.”
Birgün'den Ebru Çelik'in haberine göre; enerji maliyetlerindeki artışın sorumluluğunu üstlenmeyen iktidar, destek mekanizmalarını daraltarak faturayı yurttaşa kesiyor. Akaryakıtta eşel mobil sisteminin kaldırılması, doğalgazda kademeli tarifeye geçilmesi ve elektrikte sübvansiyon sınırının düşürülmesiyle halkın tepkisini çekmeden gizli zam yapan Saray rejimi, emekçilerin temel ihtiyaçlarını hedefe koyuyor.
Kirasını ödemekte, sofrasına sağlıklı gıda koymakta güçlük çeken milyonlarca yurttaş, şimdi de aydınlanma ve ısınma hakkı için daha fazla ödeme yapmak zorunda bırakılıyor.
AKARYAKITTA VERGİ KALKANI KALKTI
Akaryakıt fiyatlarındaki uluslararası dalgalanmaların ve döviz kurundaki artışın pompaya doğrudan yansımasını sınırlayan eşel mobil sistemi, 4 Mart 2026’da yeniden uygulanmaya başlanmıştı. Ancak iktidar, uygulamayı kademeli olarak sonlandırdı. 1 Ekim itibarıyla benzin ve LPG’de de eşel mobil uygulaması sona erdi. Böylece akaryakıttaki maliyet artışlarının ÖTV üzerinden karşılanması yerine doğrudan pompa fiyatlarına yansımasının önü açıldı.
Akaryakıt fiyatlarındaki artış yalnızca araç sahiplerini değil, taşımacılık ve üretim maliyetleri üzerinden bütün yurttaşları etkiliyor. Gıdadan giyime, ulaşımdan temel tüketim ürünlerine kadar geniş bir alanda maliyetlerin artması, enerji politikalarının faturasını yine emekçilerin bütçesine taşıyor.
ELEKTRİKTE TEMEL TÜKETİM HEDEFTE
Elektrikte desteklenen tüketici grubunun kapsamı daraltılıyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), mesken aboneleri için yıllık 4 bin kWh olan son kaynak tedarik tarifesi sınırını 2027 itibarıyla 3 bin kWh’ye düşürdü. Aylık ortalama 250 kWh tüketime, yaklaşık 820 TL’lik faturaya karşılık gelen yeni sınırla 44,2 milyon mesken abonesinin yaklaşık 6,5 milyonu, yani yüzde 14,7’si yüksek tüketimli abone grubuna alınacak.
Üstelik hesaplamada 2026 yılındaki elektrik tüketimleri de dikkate alınacak. Yıllık tüketimi sınırı aşan ve ikili anlaşma yapmayan aboneler daha yüksek maliyetli tarifeye geçecek. EPDK ulusal tarifede doğrudan fiyat değişikliği yapılmadığını belirtse de destek kapsamının daraltılması milyonlarca hane için örtülü zam anlamına geliyor.
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Ulutaş, yeni sınırın dört kişilik aileleri de doğrudan etkileyeceğini belirtti. Ulutaş, “Artık dört kişilik bir ailenin tüketiminin dahi, eğer klimayı kullanıyorsa, ısıtma-soğutma için elektrik kullanıyorsa yüksek tüketimden direkt olarak etkilenecek” dedi.
SOSYAL DEVLETİN NET İNKÂRI
Elektriğin temel bir altyapı hizmeti ve insan hakkı olduğunu vurgulayan Ulutaş, enerji alanının piyasa koşullarına terk edilmesine tepki gösterdi. Elektriğin artık bir meta olarak görüldüğünü belirten Ulutaş, “Kamunun tamamen bu alandan çekilip vatandaşı spekülatif enerji borsasındaki enerji fiyatlarıyla baş başa bırakması sosyal devletin net bir şekilde inkârı” değerlendirmesinde bulundu.
Ulutaş, enerji piyasasında kamunun sorumluluğunu aşamalı olarak terk ettiğini belirterek limitlerin yıllar içinde düşürülmesine dikkat çekti. Elektrik fiyatlarındaki artışın diğer sektörlere de yansıyacağını vurgulayan Ulutaş, “Elektrik enerjisi alanındaki fiyat artışı bütün sektörleri; gıdadan giyime, imalat sanayinin her türlüsünden hizmet sektörüne kadar etkileyecek” dedi.
Enerji alanının piyasanın hesabına bırakılamayacağını belirten Ulutaş, merkezi planlamaya ve kamusal anlayışa dayalı bir enerji politikasının zorunlu olduğunu ifade etti. EMO’nun tüketim limitlerinin düşürülmesine karşı daha önce yargıya başvurduğunu da aktaran Ulutaş, 5 bin ve 4 bin kWh sınırlarına karşı ayrı ayrı dava açtıklarını belirtti. Yeni 3 bin kWh kararıyla yargı süreci devam ederken limitin yeniden düşürüldüğüne dikkat çeken Ulutaş, “Herhangi bir matematiksel değerlendirmeye tabi bir limit düşümü değil bunlar. Aynı zamanda yargı denetiminin de bypass edilmesi anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
DOĞALGAZDA DESTEK DARALDI
Enerji alanındaki geri çekilme doğalgazda da kendisini gösterdi. 4 Nisan 2026’da konutlarda kademeli fiyat uygulamasına geçilirken doğalgaza yüzde 25 zam yapıldı. Yeni sistemle her il için aylık tüketim sınırı belirlendi. Bu sınırın aşılması durumunda yalnızca aşan miktar değil, o ayki tüketimin tamamı daha düşük devlet desteği uygulanan fiyat üzerinden hesaplanmaya başlandı.
Makina Mühendisleri Odası (MMO) Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Yener, doğalgazda da hane halkına yönelik desteklerin kaldırıldığına dikkat çekti. Yeni uygulamanın önümüzdeki dönem faturalarında ciddi farklar yaratacağını belirten Yener, “Bunun yükü son tüketiciye yükleme hikâyesi. Hane halkına önemli desteklerin kalkması, bariyerlerin, limitlerin aşağıya çekilmesi” dedi.
Enerji desteklerinin kaldırılmasının ülkedeki ekonomik bunalımın bir yansıması olduğunu ifade eden Yener, iktidarın kaynaklarını emekçiler yerine sermayeye aktardığını belirtti. Yener, “Vergiyi almayıp borç alıyor, borcun faizini ödüyor. Yani çift kademeli bir şey var. Sermayeye aktarım var” dedi. İktidarın tercihini sermayeden yana kullandığını belirten Yener, “İktidar sermayeden yana, emekçiden yana değil” ifadelerini kullandı.
Elektrik, doğalgaz ve akaryakıtta desteklerin geri çekilmesiyle enerji fiyatlarındaki artışın bedelinin yine emekçilere kesildiğini söyleyen Yener, gelirinin önemli bölümünü kira ve gıdaya ayıran, açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilen yurttaşlar için enerjinin artık yalnızca bir fatura değil, temel yaşam haklarına erişim meselesi haline geldiğini vurguladı.




