Ödüllü yönetmen Emin Alper, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Kurak Günler filmine sağladığı yapım desteğini faiziyle geri istemesine sert tepki gösterdi. Gazeteci Hilmi Hacaloğlu’nun sorularını yanıtlayan Alper, yaşanan süreci “yeni nesil bir sansür biçimi” ve “finansal linç girişimi” olarak tanımladı.
Alper’e göre ortada teknik bir uyuşmazlık değil, doğrudan siyasi bir karar var.
“Senaryo değişti deniyor ama köklü bir değişiklik yok. Asıl değişen Türkiye’nin siyasi konjonktürü ve iktidarın sanata bakışıdır. Bu, bağımsız sinemacılara verilmiş açık bir mesajdır.”
“EKONOMİK SANSÜR” İDDİASI
Yönetmen, bakanlığın desteği geri isteme gerekçesinin “senaryo değişikliği” olarak sunulduğunu ancak bunun hukuki değil siyasi bir tasarruf olduğunu savundu.
Alper, devlet desteklerinin bir teşvik mekanizmasından çıkıp “terbiye etme aracına” dönüştürüldüğünü belirtti.
“Beğenmediğiniz bir film yaptıysanız, sizi mali olarak cezalandırırız deniyor. Bu, doğrudan ekonomik sansürdür.”
Sinema çevrelerinde de tartışma yaratan kararın, ileride bağımsız yapımcılar üzerinde caydırıcı bir etki yaratabileceği değerlendiriliyor.
“KURAK GÜNLER” VE GÜNCEL TÜRKİYE
Kurak Günler, taşra kasabasında geçen bir güç ve linç hikâyesini anlatıyor. Filmdeki savcı karakteri ve yerel iktidar ilişkileri, gösterime girdiği dönemde de siyasal göndermeler üzerinden tartışılmıştı.
Alper, filmle bugün yaşananlar arasında doğrudan bağ kuruyor:
Yargı ve Siyaset: Filmdeki adalet arayışının bugün Türkiye’deki yargı bağımsızlığı tartışmalarıyla örtüştüğünü savundu.
Kurumsallaşan Linç: Taşradaki “susuzluk” ve “linç” metaforunun, yalnızca bir kasaba hikâyesi değil; merkezî karar alma mekanizmalarının tavrını da anlattığını söyledi.
“Filmde anlattığım iklimle bugün yaşadığımız iklim arasında ürkütücü bir benzerlik var.”
DAYANIŞMA MESAJI
Alper, kendisine yönelik uygulamayı “mali ambargo” olarak nitelendirirken, sinema sektöründen ve izleyicilerden gelen destek mesajlarının önemli olduğunu vurguladı.
“Bu sadece benim davam değil. Türkiye’de özgürce hikâye anlatmak isteyen herkesin meselesi.”
Yönetmen, hukuki süreci sonuna kadar sürdüreceğini açıkladı.




