Sözcü yazarı Saygı Öztürk, iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı sürece ilişkin bir emekli generalin, "Bunlar, örgüte kod adıyla katılır. Biz, hiçbir teröristin adını bilmiyoruz. Bir teröristin hangi eylemde bulunduğunu; kimi şehit ettiğini, öldürdüğünü nereden tespit edeceksiniz? Pişmanlık Yasası olmadığı ve bu kişiler yargılanmayacağı için kimse itirafta bulunmaz" dediğini aktardı.
Öztürk, adını vermediği emekli bir generalle yaptığı görüşmeyi köşesine taşıdı. Emekli generalin, “Bir teröristin hangi eylemde bulunduğunu; kimi şehit ettiğini, öldürdüğünü nereden tespit edeceksiniz? Pişmanlık Yasası olmadığı ve bu kişiler yargılanmayacağı için kimse itirafta bulunmaz. Bizim karşımızdaki terörist, dağda adı belli değil, sanı belli değil, mermiyi nereden attığı belli değil. Dolayısıyla kim attı bu mermiyi? Sadece şu olabilir, örneğin bir asker, bir yerden ateş ediyor ve iyi nişan aldıysam onu hissederim veya görürüm. Bunun dışında kimse bilemez. Peki eyleme katılan kişi dürüst olarak söyleyecek mi? Söylemeyecek" dediğini aktardı.
"Bunlar, örgüte kod adıyla katılır. Biz, hiçbir teröristin adını bilmiyoruz. Teröristin adını, gerçek kimliğini öğrenebilmek, ancak onun gelip de teslim olduğunda samimiyse, doğru ise kendi beyanıyla ortaya çıkacak. Nüfus kaydı böyle anlaşılacak" ifadelerini kullanan emekli general, şunları söyledi:
"Örneğin teröristin kod adı ‘Erok’, bunun kim olduğu belli değil. Halbuki bu kişinin gerçek adı var. Bunlar sık sık yer değiştirdikleri için gerçek kimlikleri bilinmez, söylemeleri de yasaktır. İşte, canlı bombalar aramızda gezecek.
Terörle mücadele edenler için de gerçek tehlike teröristlerin serbest bırakılmasından sonra başlayacak. Bunlar halkın arasına katılıp da bir - iki yıl sonra, nerede olduğumuzu, rahatlıkla öğrenecektir. Ne yapacağını düşünebiliyor musunuz? Ben Türk’üm diyen her vatandaş için büyük bir tehlike. Bunun yanında en büyük tehlikelerden birisi de, yaşadığı köye geri dönerse, o köy halkıyla gireceği ilişki nasıl olacak? Acaba o köy halkını korkutup da bulunduğu bölge sınıra yakınsa, kanunsuz, sınır dışı hareketlere halkı yönlendirecek.”




