Emekli Amiral Türker Ertürk, katıldığı bir televizyon programında kullandığı ifadeler nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ifade işlemleri tamamlanan Ertürk, tutuklama talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildi.
TUTUKLANDI
Ertürk hakkında “halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık ve vücut dokunulmazlığına yönelik aleni tehdit” suçlaması kapsamında tutuklama kararı verildi.
SORUŞTURMAYA 2023'TEKİ SÖZLERİ GEREKÇE GÖSTERİLDİ
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Ertürk hakkında sosyal medyada yeniden paylaşılan video içeriklerindeki ifadeleri nedeniyle resen soruşturma başlatıldığını duyurmuştu.
Soruşturmaya gerekçe gösterilen ifadelerde Ertürk şöyle konuşmuştu:
“Bakın artık iktidar değişecek. Ama acılı ama acısız, iktidar değişecek. Onun için herkes aklını başına devşirmeli. Siz de, ben de... Tabii ki herkes de... Onun için Yüksek Seçim Kurulu'nun vicdanlarına ve hukuka göre karar vermelerini bekliyoruz. Yoksa ileride müşkülat yaşarız ülkece diye düşünüyorum.”
AVUKATINDAN TUTUKLAMA KARARINA TEPKİ
Ertürk’ün avukatı Ayhan Yıldızel, müvekkilinin 20 Mart 2023 tarihinde katıldığı televizyon programındaki sözleri nedeniyle tutuklandığını belirterek karara tepki gösterdi.
Yıldızel’in açıklamasının tamamı şu şekilde:
“Müvekkilim Türker Ertürk, son genel seçimler öncesinde, 20 Mart 2023 tarihinde katıldığı bir televizyon programında sarf ettiği, ‘Bakın artık iktidar değişecek, ama acılı ama acısız iktidar değişecek, onun için herkes aklını başına devşirmeli, yoksa ilerde müşkülat yaşarız ülkece diye düşünüyorum. Yarın bir gün eğer biz demokratik girişimlerle bu iktidarı düşüremezsek, Türk halkını da cezalandırabilecek uluslararası girişimler yapılacaktır.’ şeklindeki ifadeleri nedeniyle, ‘halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık ve vücut dokunulmazlığına yönelik aleni tehdit’ suçlamasıyla bugün (17 Ağustos 2026) Bakırköy 1. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklanmıştır.
Bu tutuklama kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğu açıktır. Söz konusu ifadelerden nasıl bir suç unsuru çıkarıldığını hukuk fakültesi öğrencilerinin dahi anlamakta zorlanacağı kanaatindeyiz. Hukuki gerekçe yokluğu dışında, kamuoyunun bilgisine sunulmasında zaruret gördüğümüz şu hususları da paylaşmak isteriz;
1. Anayasa’nın 138. Maddesi ve 8 Saatte Tamamlanan Soruşturma
Anayasa’nın 138. maddesi, yargı yetkisinin kullanımında hiçbir organ, makam, merci veya kişinin mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceğini açıkça hüküm altına almıştır. Ancak süreç oldukça düşündürücüdür: Bir X hesabı kullanıcısı, 3,5 yıl önce yapılmış bu konuşmayı 17 Ağustos’ta gece yarısından hemen sonra (saat 00.18) yeniden yayınlayarak, ‘Bakırköy ya da Ankara Başsavcısı eminim ki bu kahpe orsatramola (Türker Ertürk) ile ilgilenecektir, Ankara Kuriş ile uğraşıyor, Bakırköy daha uygun’ şeklinde bir paylaşımda bulunmuştur. Bu paylaşımdan yaklaşık 8 saat sonra ise, Türker Ertürk hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatıldığı tüm basın yayın organlarında haberleştirilmiştir. Sıradan vatandaşların suç duyuruları aylarca, hatta yıllarca işleme konulmazken, bu talimat niteliğindeki paylaşımın nasıl olup da çoğunluğu gece süresini kapsayan 8 saat içinde soruşturma başlatılmasına neden olduğu izaha muhtaçtır.
2. 3,5 Yıl Sonra Birden Ortaya Çıkan ‘Korku ve Panik’ İddiası
Tutuklama gerekçesi olarak öne sürülen ‘halk arasında endişe ve korku yaratma’ iddiası, mantık sınırlarını zorlamaktadır. Konuşmanın yapıldığı 3,5 yıl önceki siyasi ortamda herhangi bir infiale veya paniğe yol açmayan bu sözlerin içinde bulunduğumuz siyasi koşullarda, toplumda nasıl korku ve endişe yaratacağı tarafımızca anlaşılamamakta ve yetkili makamlarca da açıklığa kavuşturulmamaktadır. Bu durumun ne hukuki ne de mantıki hiçbir izahı yoktur.
3. Konuşmayı Yeniden Yayınlayan Kişi Neden Soruşturmaya Dâhil Edilmedi?
Son olarak, eğer bu sözler gerçekten isnat olunan suçu oluşturuyorsa, 3,5 yıl sonra bu konuşmayı bilinçli olarak yeniden gündeme getiren ve yayan kişinin neden soruşturma kapsamına alınmadığı sorusu da cevapsız kalmıştır. Aynı fiilin faili konumunda olan bu kullanıcı hakkında işlem yapılmaması, hukukta eşitlik ilkesiyle bağdaşmadığı gibi, açık bir çifte standart örneği teşkil etmektedir.”