Halk TV’ye kayyum atanmasının ardından emek ve meslek örgütlerinin temsilcileri, kanal çalışanlarıyla dayanışmak amacıyla ziyarette bulundu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın-İş ve Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) temsilcileri, Halk TV çalışanlarıyla dayanışma içinde olduklarını belirtti.

ÇGD Ankara Şube Başkanı Demet Aran, ziyarette yaptığı açıklamada, ekranların karartılması ve hesapların kapatılmasıyla hakikatin susturulamayacağını söyledi.

Devlet Bahçeli'den Azerbaycan açıklaması! Başörtüsü krizi ve İlham Aliyev'in sözleri ortalığı kızıştırmıştı...
Devlet Bahçeli'den Azerbaycan açıklaması! Başörtüsü krizi ve İlham Aliyev'in sözleri ortalığı kızıştırmıştı...
İçeriği Görüntüle

Türkiye’de basın özgürlüğünün ve halkın haber alma hakkının bir kez daha açık ve ağır bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu belirten Aran, Halk TV’ye yönelik müdahalenin bağımsız medyayı susturmaya yönelik olduğunu ifade etti.

ARAN: “HABER ALMA ÖZGÜRLÜĞÜNE DOĞRUDAN BİR DARBEDİR”

Demet Aran, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Halk TV'ye polis baskınıyla girilmesi, genel yayın yönetmeni ve çalışanların yayın akışını sürdürme taleplerinin reddedilmesi, kanala kayyum atanarak ekranın fiilen karartılması, yargı ve kolluk kuvvetlerinin bağımsız medyayı susturma aracına dönüştürüldüğünün en somut göstergesidir. Bir medya kuruluşunun hukuki süreçler gerekçe gösterilerek fişinin çekilmesi, milyonlarca yurttaşın anayasal hakkı olan haber alma özgürlüğüne indirilmiş doğrudan bir darbedir. Baskı dalgası yalnızca televizyon kanallarıyla sınırlı kalmamaktadır. Son dönemde T24, Kısadalga ve Bianet gibi yayın organlarına, çok sayıda meslektaşımızın sosyal medya hesaplarına aralıksız erişim engelleri getirilmektedir. Sulh Ceza Hâkimliklerinin seri kararlarıyla getirilen bu erişim engelleri, bağımsız haberciliği dijital alanda da tamamen görünmez kılmayı amaçlamaktadır. Gazetecilerin ve bağımsız medya kurumlarının dijital mecraları kişisel birer alan değil, halkın hakikate ulaştığı kamusal haber alanlarıdır. T24, Kısadalga ve Bianet'e uygulanan sansür, doğrudan halkın gözünü ve kulağını kapatma çabasıdır. RTÜK cezaları, dijital erişim engelleri ve nihayetinde kayyum rejimleriyle eleştirel gazetecilik tamamen ortadan kaldırılmak istenmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki gazetecilerin sorumluluğu iktidarlara ya da sermayeye değil, yalnızca kamuoyuna ve hakikate yöneliktir. Gazeteciler kayyumlarla, polisiye tedbirlerle ve sansür kararlarıyla biat ettirilemez. ÇGD ve TGS Ankara Şubeleri olarak çağrımızı yeniliyoruz. Halk TV'ye yönelik kayyum uygulaması ve ekran karartma müdahalesi derhal son bulmalıdır. Medya kuruluşlarına ve gazetecilere yönelik erişim engelleri derhal kaldırılmalıdır. Basın organları üzerindeki yargısal ve idari cendereden vazgeçilmelidir. Tüm meslektaşlarımızı ve kamuoyunu bu sansür cenderesine karşı halkın haber alma hakkını ve bağımsız gazeteciliği savunmaya çağırıyoruz.”

ÇELİK: “SANSÜR SADECE GAZETECİLERİN SORUNU DEĞİLDİR”

Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Akarsu Çelik de medyaya yönelik baskıların son yıllarda arttığını belirterek, Halk TV’nin bugünlere gelmesinde çok sayıda gazetecinin emeği bulunduğunu söyledi.

Çelik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Yanımda Halk TV markasını bugünlere getiren çok kıymetli meslektaşım Semra Topçu var. Kendisi gibi yüzlerce gazetecinin emeği var, Halk TV markasının bugünlere gelmesinde. TELE1 tam bir yıl önce birtakım iddialarla kapatıldı, içi boşaltıldı. Meslektaşlarımız işsiz bırakıldı ve halkın haber alma hakkı elinden alındı. Merdan Yanardağ casusluk suçlamasıyla hâlâ tutuklu. T24, Türkiye'nin en çok okunan internet haber portalına erişim engeli getirildi. Gerekçe, 'LGBTİ artıların propagandası yaptığı' gibi hepimizin güldüğü bir iddia. Ve şimdi de Halk TV. 'Mali operasyon' diyorlar adına ama burada yüzlerce gazeteci işsiz kalacak ve bununla da kalmayacak. Halkın en fazla izlediği haber kanalından verilen o bilgilerden bütün toplum mahrum bırakılacak. O yüzden diyoruz ki sansür sadece gazetecilerin sorunu değildir. Bütün toplumun sorunudur. Sansür, yeni rejimin tahkim edilmesi için bir aparat hâline gelmiştir. Herkesi desteğe çağırıyoruz.”

ASKER: “HALK TV İLE HALK ARASINDAKİ GÖNÜL KÖPRÜSÜNE DOKUNAMAZSINIZ”

Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker, dayanışma ziyareti gerçekleştiren temsilcilere teşekkür etti. Asker, operasyonu Türkiye’nin en çok izlenen haber kanalını kapatma girişimi olarak gördüklerini belirterek, Halk TV izleyicilerinin yaşananlar nedeniyle üzüntü duyduğunu ancak umutlarını korumaları gerektiğini söyledi.

Asker, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Demokrasinin olduğu bir ülkedeyiz. Bunu vurgulamak istiyorum. Eninde sonunda bu ülkede bir sandık olacak ve o sandıkta karar verilecek. Halk TV'yi gece yarısı şafak baskınıyla yayınını durdurabilirsiniz. Ama Halk TV ile halkın arasında kurulan o gönül köprüsüne mümkün değil dokunamazsınız. O gönül köprüsü gücünü Neşet Ertaş'ın, Mahsuni Şerif'in Serinpınar'ından alıyor. Vallahi hiç giremezsiniz o köprünün arasına. O Serinpınar'ı bulanıklaştıramazsınız. Onun için ben o güzel Halk TV izleyicisine, çünkü senelerdir bizi zirveye taşıdılar onlar, öyle bir gönül bağı, öyle bir güçlü bağ var ki, o güçlü bağ olduğu sürece biz yine işsiz kalabiliriz, üzülebiliriz ama onları mutlu etmek için bir gazeteci ordusu, işte bakın, hepiniz buradasınız. Hep beraber bu dayanışmayı daha da olgunlaştırarak, halkı da yanımıza alarak en kısa zamanda, önünde sonunda o sandık gelecek. Er ya da geç, biliyorsunuz, karanlığın sonu güneş doğuyor.”