Kültür Sanat

Elazığ’daki çiftin otopsisinde kurşun izi çıktı, altınları kayıp!

Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde yanan evde cesetleri bulunan Ağa Üykü ve Hayriye Üykü’nün yapılan otopsilerinde vücutlarında kurşun izleri tespit edildi. İncelemede evdeki bazı ziynet eşyaları ve altınların kayıp olduğu belirlendi.

Karakoçan ilçesine bağlı Koçyiğitler köyü Ürünlü mezrasındaki 2 katlı müstakil bir evde, dün gece saatlerinde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Karakoçan Belediyesi itfaiyesi ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürülürken, evde Ağa Üykü ve eşi Hayriye Üykü’nün cansız bedenleri bulundu. Çiftin cenazesi, Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna götürüldü.

İlk etapta ev yangını olarak değerlendirilen olay, cenazelerin morga kaldırılmasının ardından yapılan otopsiyle farklı bir boyut kazandı. Ağa ve Hayriye Üykü’nün vücutlarında kurşun izleri tespit edilmesi üzerine soruşturma cinayet şüphesiyle derinleştirildi.

Olayın ardından evde detaylı arama yapan ekipler, Hayriye Üykü’ye ait ziynet eşyalarının kayıp olduğunu belirledi.

Sadece 4-5 hanenin bulunduğu mezrada yaşanan olayda, çiftin gece saatlerinde kapıyı açmış olması nedeniyle faillerin Üykü çifti tarafından tanınan kişiler olabileceği ihtimali değerlendiriliyor. Soruşturma kapsamında olayın en az iki kişi tarafından gerçekleştirilmiş olabileceği, cinayet ve yağmanın ardından delilleri karartmak amacıyla evin kasten ateşe verilmiş olabileceği şüphesi üzerinde duruluyor.

Jandarma ekipleri ise kaçan şüphelilerin ve kayıp ziynet eşyalarının bulunması amacıyla mezra ve çevresinde arama köpekleriyle çalışma başlattı.

Ağa ve Hayriye Üykü çiftinin cenazeleri, otopsi işlemlerinin ardından yakınları tarafından teslim alındı. Mezraya getirilen çiftin cenazeleri, burada kılınan namazın ardından aile kabristanında yakınlarının gözyaşlarıyla yan yana toprağa verildi.

Çiftin oğulları Düzgün Üykü, şüphelilerin yakalanıp cezalandırılmasını isteyerek,

"Kimsenin hak etmediği bir ölüm şekli. Annem babam kimseye kötülük yapan yapıya sahip insanlar değildi. Evimiz yol üstü, herkesin evi gibiydi. Herkesin annesi, babası, kardeşi var. Allah herkese hayırlı ölüm nasip etsin. Ölüm haktır ama bu hak değildir. Biz kaza diye biliyorken farklı şeyler çıktı. Bunu yapan kişilerin bulunmasını temenni ediyoruz. Allah yanlarına bırakmasın. İnsanlığın artık bir kendine gelmesi gerekiyor. Para için, pul için can almaya, kıymaya gerek yok. Son geleceğimiz nokta burası. Bundan öte yol yok. Gelen bütün arkadaşlarımıza, köylülerimize, eşimize dostumuza teşekkür ederiz. Allah razı olsun. Allah kimseye böyle şeyler yaşatmasın. Burada katledilen 2 can var. Allah kimseye yaşatmasın. Burada yaşayan insanlar olarak, bu yaptı, şu yaptı diye kimseye iftira atmak durumunda değiliz. Düşman sahibi insanlar da değiliz. Düşman sahibi olacak şeyler yapan insanlar da değiliz. Sonuç olarak insanoğlu nefsine yenik düşebiliyor, 2 bileziğe 1 yüzüğe tav olup insanları katledebiliyor. İnsanlığın kendisine gelmesi gerekiyor. Herkesin nefsine sahip olması gerekiyor. Bugün annem babam öldürüldü. Annem babamın ön otopsi raporunda sırtından vurulduğu tespit ediliyorsa, bunu yapanların bulunup en azından başkalarına zarar vermemeleri adına yakalanması gerekiyor. Biz ceza veren mecra değiliz. Yetkilileri devlet kurumlarıdır."