Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diploması 18 Mart 2025'te tartışmalı bir şekilde iptal edildi. İmamoğlu, 31 yıllık diplomasının iptal edilmesinden bir gün sonra gözaltına alınıp 23 Mart 2025'te tutuklandı.
Ekrem İmamoğlu, diplomasının iptaline karşı idare mahkemesine dava açtı.
Diplomasının iptaline karşı açtığı davanın ilk duruşması, bugün (15 Ocak 2026) saat 11.00’de İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nde başladı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İmamoğlu'nun ailesi ve birçok CHP'li yönetici duruşmayı takip ediyor.
Duruşma salonuna alımların kapatılmasının ardından duruşmayı takip etmek isteyenler ile jandarma ekipleri arasında arbede çıktı.
CHP'li vekiller Sibel Suiçmez ile Ali Gökçek tepki gösterdi.
İmamoğlu savunmasını yaparken dışarıdan atılan 'Cumhurbaşkanı İmamoğlu' sloganları salondan da duyuldu.
İmamoğlu yaklaşık 1 saatlik bir savunma yaptı. İmamoğlu savunmasında AKP'li Bülent Arınç'ın 'erken öten horoz' nitelemesine de atıfta bulundu.
İmamoğlu, 'Bu bir cumhurbaşkanı adayını devre dışı bırakma işlemidir' dedi.
12.50 | REKTÖRLÜK AVUKATLARI KONUŞUYOR
İmamoğlu'nun ve avukatlarının savunmalarını tamamlamasının ardından bu defa diplomayı iptal eden rektörlüğün avukatları söz aldı.
12.20 | İMAMOĞLU'NUN SAVUNMASI SONA ERDİ
İmamoğlu'nun diploma iptal davasındaki savunması yaklaşık 1 saatlik sürenin ardından sona erdi. İmamoğlu'nun ardından avukatları söz aldı.
11.40 | DURUŞMA BAŞLADI! İMAMOĞLU'NDAN İLK SÖZLER
İmamoğlu: Diplomamı savunmaya gelmedim. Bir gencin devletine güvenerek kurduğu hayatın geriye doğru sökülmek istendiğini anlatmaya geldim
"SAVCILIĞIN YAPTIĞI DÜZENLEMELERİ HAYRETLE TAKİP EDİYORUM"
T24'ten Can Öztürk'ün aktardığı bilgilere göre İmamoğlu'nun hakim karşısında kullandığı ilk ifadeler şu şekilde:
“İdare mahkemesi olarak duruşma ortamını sağlamak üzerine gayretinizi önemli buluyorum. Kolaylaştırmak ve zorlaştırmak kavramları açısından, madem Silivri’deyim; buradan beri savcılığın yaptığı düzenlemeleri de hayretle takip ettiğimi söylemeliyim.
Hem yeni yıla girdik; huzurunuzda tüm ülkemizin yeni yılını kutluyorum. Hem dünya hem de ülkemiz bir sınav veriyor.
Miraç Kandili’nin olduğu bir gün bu duruşma yapılıyor. Dinimizin esasında da iyi insan olmak vardır. Ben de kendim iyi insan olma gayretinde olan bir vatandaşım.
Birazdan 18 yaşımı konuşacağız. Orada ne yaptığımı, iyi insan olmak üzerine neler yaptığımı anlatacağım. Bugün ahlak dışı uygulamaların yapıldığı bir ülkedeyiz. Bir yılı aşkın süredir uğradığımız yargı tacizinin ayrı bir boyutta olduğunu görüyoruz.
Çok kötü bir sınav veriyoruz. Bu sınav umarım milletimiz adına iyi yönde sonuçlanır. Bugün burada sadece bir davanın duruşması yapılmıyor; bir ülkenin hukuk devleti olma iddiası sınanıyor.
Bu ülkede “Tapum, diplomam, emeğim, alın terim güvende mi?” sorusu herkesin aklındadır. Bunları 86 milyon adına söylüyorum. Bu cennet vatanda hukuka duyulan güvenin savunusudur. Ben bu duruma asla bireysel olarak bakmıyorum.
Bu mücadelede, Kıbrıs’a gidip yatay geçiş başvurusunda bulunan ve eksiksiz bir şekilde diplomasını alan bir gencin hikâyesini anlatacağım. Ben tam da bu yüzden buradayım; Ben hâlâ aynı mücadelede bulunuyorum. Ben tüm belgeleri eksiksiz sundum. Bazen bir kâğıdın bir parçasını yırtıp sunsam ne olurdu, onu düşünüyorum.”
11.23 | İMAMOĞLU ALKIŞLARLA DURUŞMA SALONUNDA!
Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel'in ardından alkışlar ile duruşma salonuna giriş yaptı.
11.20 | ÖZGÜR ÖZEL DURUŞMA SALONUNDA
11.20 itibariyle CHP Lideri Özgür Özel de duruşma salonuna giriş yaptı. Duruşmayı takip eden gazetecilerden Fatoş Erdoğan, Özgür Özel'in kurulan barikatları aşarak 4 no'lu duruşma salonuna girdiği anları sosyal medya hesabından videolu bir şekilde paylaştı.
DURUŞMA SON ANDA SİLİVRİ'YE ALINDI
İlk olarak Bağcılar’daki İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nde yapılması planlanan duruşma, son anda alınan kararla Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salona taşındı.
Mahkeme, ilk olarak İmamoğlu’nun cezaevinden getirilmesi için müzekkere yazdı. Ancak ardından gönderilen ikinci müzekkerede duruşmanın cezaevi kampüsünde yapılmasına karar verildi. Gerekçede şu ifadelere yer verildi:
“Binamızda bulunan duruşma salonu kapasitelerinin yetersiz olması, mikrofon sisteminin duruşma icrasına uygun şekilde kurulamaması, tutuklu bulunan davacının bekleyebileceği uygun yerin olmaması...”
Uygun salonun mahkemeye bildirilmesi ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınması da cezaevine iletildi.
İMAMOĞLU'NUN DAVA GEREKÇESİ
İstanbul Üniversitesi, 18 Mart 2025’te İmamoğlu’nun 31 yıl önce aldığı İngilizce İşletme diplomasını, yatay geçişteki usulsüzlük iddiasıyla iptal etti. Aynı gün diploması iptal edilen İmamoğlu, ertesi gün “mali soruşturma” gerekçesiyle tutuklandı. Ekrem İmamoğlu, bu işleme karşı “yokluk” ve “açık hata” gerekçesiyle dava açtı.
MAHKEME HEYETİ DEĞİŞTİ
Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) atamalarıyla birlikte davaya bakan mahkeme heyeti değiştirildi. İstanbul 5. İdare Mahkemesi Başkanı R.Ş., İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üyeliği’ne atandı. Diğer üye G.Y. de aynı mahkemeye geçerken, üye N.T.D. yerini korudu.
"19 YAŞINDAKİ GENÇ DEVLETE GÜVENMEYECEK Mİ?"
Ekrem İmamoğlu, davayla ilgili daha önce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Diploma davası, hukuk tarihimizin gördüğü en büyük kara lekelerden biridir. Devlet kontenjan açıyor; belgelerimi eksiksiz ibraz ediyor ve yatay geçiş hakkı kazanıyorum. Bırakın lisansı, aynı üniversitede yüksek lisans bile yapıyorum. Bütün bunları yaparken devletin kurumlarına ve adaletine güvendim ben. 19 yaşında bir genç olarak, devletin ilanına, evraklarına ve onayına güvenmeyip kime güvenelim Allah aşkına? Biz devleti hep güvenilir bildik; vatandaşını, gencini, yaşlısını korur kollar diye öğrendik. Fakat maalesef ki bugün bir avuç muhteris, devletimizin yargısını, kurumlarını istismar ederek 35 yıllık diplomamı almaya çalışıyor. Anlaşılan o ki Cumhurbaşkanı adayı olduğunuzda, helal olan haram edilmek isteniyor. Bu kumpas, net bir kara lekedir. Yalnız benim haklarım değil, devletin yargısının ve kurumlarının şeref ve namusu, güvenilirliği de söz konusudur. Biz inşallah siyasi tarihimize ve hukukî değerlerimize bu kara lekenin sürülmesine izin vermeyeceğiz.”
Adaylık sürecine ilişkin de konuşan İmamoğlu, şu ifadeleri kullanmıştı:
“Ben kendi irademle değil, 15,5 milyon vatandaşımızın iradesiyle Cumhurbaşkanı adayı oldum. Yetkiyi millet verir, millet alır. Diploma davası henüz sonuçlanmamıştır. Adaylığım kesin bir biçimde devam etmektedir. Ancak sonuç ne olursa olsun Cumhuriyet Halk Partisi, milletin iktidarını kurmak için milletimize karşı üzerine düşen vazifeyi yapacaktır. Onlarla yol arkadaşlığı yapmaktan onur duyduğum Sayın Genel Başkanım Özgür Özel ve Sayın Başkan’ım Mansur Yavaş, Türkiye’nin önemli değerleri. Cumhuriyet Halk Partisi, birçok Cumhurbaşkanı adayı çıkarabilecek kalitede ve kalibrede bir partidir. İnanın bizim kim aday olacak gibi bir endişemiz yok! Fakat iktidardakilerin Anayasa'mızdaki dönem şartını nasıl aşacağını çok merak ediyorum. Eğer adaylıkta ısrar ediyorsa; 15,5 milyon insanımızın iradesine halel getirmeyecekti, sandıkta karşıma çıkmaktan korkmayacaktı.”
İPTALDEKİ BÜYÜK EKSİKLİK
Dava dosyasına giren belgeler, 18 Mart 2025’te yapılan İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu toplantısına dair tutanaklarda ciddi eksiklikler olduğunu ortaya koydu. “Diplomanın iptali” kararının alındığı 3’üncü gündem maddesi sırasında bazı akademisyenlerin toplantıda olmadığı kaydedildi.
Prof. Dr. Muharrem Hafız, Prof. Dr. Selçuk Daşdemir ve Prof. Dr. Sema Sırma Ekmekçi’nin, diploma iptali görüşülürken salonda bulunmadığı tutanaklara geçti. Ayrıca Prof. Dr. Şadi Evren Şeker ve Prof. Dr. Cem Gazioğlu’nun toplantıya hiç katılmadığı tespit edildi.
Öte yandan, söz konusu tutanakların karar tarihinden yaklaşık bir ay sonra, 8 Nisan 2025’te düzenlendiği ve ıslak imza taşımadığı belirlendi. Mahkemeye gönderilen iki farklı tutanak da aynı eksiklikleri taşıyor. Tutanakta ayrıca, üçüncü madde sırasında toplantıdan çıkan üyelerin, dördüncü maddede yeniden katıldığı bilgisi yer aldı.





