CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 sanığın yargılandığı davanın 62. duruşması görülüyor.

Perşembe günü yapılan son duruşmada Ekrem İmamoğlu ile beraber avukatı Tora Pekin ve diğer avukatlar Mehmet Can Seyhan ile Deniz Yavuzyılmaz da duruşma salonundan çıkarılmıştı.

Söz konusu avukatların sabah ilk olarak duruşma salonuna alınmadığı ancak mahkeme başkanının kararıyla duruşmaya katılma yasaklarının kaldırıldığı öğrenildi.

İmamoğlu da diploma davasında söz konusu yasakla ilgili konuşurken duruşma salonunda bulunan avukatı Tora Pekin, mahkeme başkanının kararıyla yasağın kaldırıldığını söyledi.

Cizre'de zırhlı polis aracı devrildi
Cizre'de zırhlı polis aracı devrildi
İçeriği Görüntüle

Bir önceki duruşma gününde tansiyonunun yükselmesi sebebiyle hastaneye kaldırılan İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz, savunmasında İmamoğlu İnşaat'taki görevinin şirket yöneticiliğiyle sınırlı olduğunu belirtti.

İmamoğlu ile ilişkisinin belediye faaliyetleriyle değil, uzun yıllara dayanan ticari geçmişe dayandığını belirten Yılmaz, "Ben sadece ve sadece İmamoğlu İnşaat'ın genel müdürüyüm. Belediyeyle hiçbir zaman irtibatım veya iddianamede iddia edildiği gibi bir iltisakım bulunmamaktadır. Ekrem Bey'le tek ilişkim işçi işveren ilişkisidir" ifadelerini kullandı.

Hakkındaki "örgüt üyeliği" suçlamasını kabul etmediğini söyleyen Yılmaz, iddianamede belediyelerle bağlantısının ortaya konulamadığını, bu nedenle doğrudan İmamoğlu'na bağlı bir yapı içerisinde gösterildiğini öne sürdü.

Belediye bünyesinde resmi ya da gayriresmi hiçbir görev üstlenmediğini savunan Yılmaz, iddianamede yer alan telefon görüşmeleri ve baz kayıtlarının ise inşaat sektöründeki ticari ilişkilerinden kaynaklandığını ifade etti.

Le Meridien Otel'deki görüşmesinin şirket işleriyle ilgili kısa bir randevu olduğunu, hukuk bürosundaki buluşmanın ise hesaplarına bloke konulmasının ardından hukuki bilgi almak amacıyla gerçekleştirildiğini söyledi.

“SADECE PARA GÖTÜRDÜM”

Savunmasında CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasına ilişkin iddialara da değinen Yılmaz, binanın alım sürecinde yer almadığını, yalnızca Fatih Keleş'in talebi üzerine içinde para bulunan bir çantayı belirtilen adrese götürdüğünü belirtti.

Paranın kaynağına ilişkin herhangi bir bilgi sahibi olmadığını ifade eden Yılmaz, "Benim o iş yerinde bulunmamın tek sebebi para transferidir" dedi. Yılmaz ayrıca CHP kurultayına katılmadığını ve parti faaliyetlerinde hiçbir rol üstlenmediğini savunarak, bu hususların örgüt üyeliği iddiasıyla bağdaşmadığını öne sürdü.

“KAYNAĞI OLMAYAN PARA BENİM ELİMDE DE DEĞİL”

Yılmaz, iddianamede yer verilen villa satışları, Bodrum'daki taşınmaz işlemleri ve çeşitli ticari faaliyetlere ilişkin suçlamaların tamamının gerçek ticari işlemler olduğunu savundu. Kendisi ile birlikte Necati Özkan ile ilgili iddialarda da bulunan inşaat şirketi sahibi Adem Kameroğlu'nun iddialarını reddeden Yılmaz, "Bu villa tamamen gerçek bir ticari ilişkiyle satın alınmış olup kesinlikle belediyeyle olan herhangi bir işi karşılığında alınmış bir villa değildir" dedi.

Kendisine yöneltilen suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamalarını da reddeden Yılmaz, "Kaynağı olmayan bir para benim elimde de değildir" dedi.

Savunmasının sonunda yaklaşık 16 aydır tutuklu bulunduğunu belirten Yılmaz, "Sırf Ekrem İmamoğlu'na ait şirketlerin genel müdürü olmam sebebiyle yaklaşık 16 aydır haksız yere tutuklu durumdayım" ifadelerini kullandı.

Savunmasının ardından mahkeme başkanı, Tuncay Yılmaz'a Ekrem İmamoğlu ile ne kadar süredir birlikte çalıştıklarını sorarken Yılmaz, savunmasında da belirttiği gibi 2016'dan bu yana birlikte çalıştıklarını yineledi.

Duruşma savcısının sorgusuna geçilmeden önce mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Mahkeme başkanı, kısa bir ihtiyaç molası olarak 15 dakika ara verdiklerini söyledi.

GEÇEN CELSEDE GERGİNLİK YAŞANDI

Davanın 61. duruşmasında mahkeme heyetinin ilk celseyi 9 Temmuz'da tamamlamayı planladığını açıklaması üzerine salonda gerginlik yaşanmıştı.

Ekrem İmamoğlu, henüz savunmasını tamamlamayan sanıklar bulunduğunu belirterek mahkeme başkanına, "9 Temmuz'da bitirmekte neden bu kadar ısrar ediyorsunuz? Yeni bir operasyon mu var?" sözleriyle tepki göstermişti.

Mahkeme başkanı ise İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına karar vermiş, yaşanan tartışmalar sırasında CHP'li vekillere yönelik kullandığı ifadeler de kamuoyunun tepkisini çekmişti. Yaşanan gerginlik nedeniyle duruşmaya ara verilmişti.

SAVUNMA SÜRESİ TARTIŞMA KONUSU OLDU

Bir önceki oturumda ise Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un avukatlarının savunmaları sırasında mahkeme heyeti ile müdafiler arasında savunma süresi nedeniyle tartışma yaşanmıştı.

Mahkeme başkanı savunmalar için belirlenen sürenin dolduğunu belirtirken, Ongun'un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş, savunma hakkının kısıtlandığını savunarak tepki göstermişti. Tartışmalara Ekrem İmamoğlu ve diğer sanık avukatları da katılmış, duruşma planlanandan önce sona ermişti.