Güncel

Eğitim İş'ten 30 bin güvenlik görevlisi uygulamasına eleştiri!

Eğitim İş, okullarda güvenliği artırmak amacıyla 81 ilde 30 bin güvenlik görevlisi istihdam edileceğine ilişkin açıklamada, bunun tek başına yeterli olmayacağını belirterek, kalıcı çözümün kamusal, bilimsel ve pedagojik temelli bir eğitim politikasıyla mümkün olacağını savundu.

Eğitim İş, okullarda güvenliğin artırılması amacıyla 30 bin güvenlik görevlisi görevlendirileceğine ilişkin haberler üzerine yazılı açıklama yaptı.

Sendika, son dönemde yaşanan şiddet olaylarının öğrenci ve eğitim emekçilerinin güvenliğinin kamusal bir sorumluluk olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

"GÜVENLİK, GEÇİCİ TEDBİRLERE İNDİRGENMEMELİ"

Açıklamada, güvenlik sorununu yalnızca geçici personel, kapı kontrolü ve dedektör uygulamalarıyla çözmeye çalışmanın yeterli olmadığı ifade edildi.

Şiddeti ortaya çıkaran temel nedenlerle yüzleşilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, geçici önlemlerin yıllardır biriken sorunların üzerini örtemeyeceği kaydedildi.

"ASIL SORUN RİSKLİ OKULLARIN ORTAYA ÇIKMASI"

Türkiye'de 60 binden fazla devlet okulu bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, bunların yalnızca 4-5 bininin "nitelikli okul" olarak değerlendirildiği, yaklaşık 30 bin okulun ise "riskli" kabul edildiği belirtildi.

Eğitim İş, asıl tartışılması gereken konunun güvenlik görevlisi sayısı değil, neden on binlerce okulun riskli hale geldiği ve tüm devlet okullarının neden nitelikli hale getirilemediği olduğunu savundu.

"GÜVENLİ OKUL, GÜVENLİKÇİ OKUL DEĞİLDİR"

Açıklamada, 30 bin geçici personelin bir güvenlik tedbiri olabileceği ancak bunun bütüncül bir okul güvenliği politikası anlamına gelmediği ifade edildi.

Güvenli okulun, öğrencilerin şüpheli olarak görülmediği, kendilerini güvende ve ait hissettikleri, öğretmenlerin desteklendiği ve çocukların geleceğe umutla bakabildiği eğitim ortamı olduğu vurgulandı.

KALICI ÇÖZÜM ÇAĞRISI

Eğitim İş, kalıcı çözümün yalnızca güvenlik önlemlerini artırmak değil, okulları riskli hale getiren koşulları ortadan kaldıracak kamusal, bilimsel ve pedagojik temelli bir eğitim politikası oluşturmak olduğunu belirtti.