ABD’de yıllardır kamuoyunun gündeminde yer alan “Altın Gemisi” davasında yeni bir gelişme yaşandı. 19. yüzyılda batan SS Central America adlı geminin enkazını keşfeden define avcısı Tommy Thompson, kayıp altın sikkelerin akıbetine ilişkin mahkeme kararlarına uymadığı gerekçesiyle yaklaşık 10 yıl süren tutukluluğun ardından serbest bırakıldı.
TARİHİ BATIĞI 1988 YILINDA KEŞFETMİŞTİ
Tommy Thompson, 1988 yılında Güney Carolina açıklarında 1857’de batan SS Central America’nın enkazına ulaşarak büyük ses getiren bir keşfe imza atmıştı. Batıkta yaklaşık 13,6 ton altın bulunduğu açıklanmış, keşif dönemin en önemli deniz hazinesi operasyonlarından biri olarak değerlendirilmişti.
YATIRIMCILARLA ANLAŞMAZLIK MAHKEMEYE TAŞINDI
Keşfin ardından projeyi finanse eden yatırımcılar, hazineden hak ettikleri payı alamadıklarını öne sürerek Thompson’a dava açtı. Hukuki sürecin merkezinde ise batıktan çıkarıldığı belirtilen 500 altın sikkenin nerede olduğuna ilişkin tartışmalar yer aldı.
MAHKEMEYE İTAATSİZLİKTEN HAPSE GÖNDERİLDİ
Mahkeme, Thompson’ın altın sikkelerin konumunu bildiği halde açıklamadığı sonucuna varırken, define avcısı bu iddiaları reddetti ve sikkelerin yerini bilmediğini savundu.
2012 yılında görülen bir duruşmaya katılmaması üzerine hakkında yakalama kararı çıkarılan Thompson, yaklaşık üç yıl boyunca izini kaybettirdi. Daha sonra Florida’da sahte kimlik kullanarak kaldığı bir otelde yakalanan Thompson, mahkemeye itaatsizlik suçlamasıyla cezaevine gönderildi.
MAHKEME TUTUMUNU DEĞİŞTİRDİ
ABD hukukunda mahkemeye itaatsizlik nedeniyle verilen tutukluluk kararları genellikle sınırlı sürelerle uygulanmasına rağmen Thompson’ın cezaevinde kalış süresi yıllarca devam etti.
Son değerlendirmesinde mahkeme, Thompson’ın tutuklu kalmasının kayıp altınların bulunmasına artık katkı sağlamayacağı kanaatine vardı ve serbest bırakılmasına hükmetti.
KAYIP ALTINLARIN GİZEMİ SÜRÜYOR
73 yaşındaki Tommy Thompson’ın tahliye edilmesiyle davada önemli bir dönemeç geride kalırken, yıllardır tartışma konusu olan 500 altın sikkenin nerede olduğu sorusu ise hâlâ yanıt bulmuş değil. Kayıp hazinenin akıbeti, ABD'nin en dikkat çekici define ve hukuk hikâyelerinden biri olarak gizemini korumayı sürdürüyor.