İsveç’te yapılan vaka kontrol araştırmasında, dövmesi bulunanlarda bir cilt kanseri türü olan kutanöz melanom görülmesi riskinin, dövmesi bulunmayanlara kıyasla yüzde 29 daha yüksek olduğu tespit edildi. Araştırmacılar, dövmenin doğrudan kutanöz melanom hastalığına neden olmadığını belirtti. Çalışmanın bulgularına göre, dövme ve kutanöz arasında “olası bir ilişki” bulunduğu aktarıldı. Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Betül Kızılkan, dövme yapılırken cilt içerisine verilen pigmentlerin zaman içerisinde lenf sistemine taşınabildiğine ilişkin bulgular bulunduğunu aktardı. Bulgulara ilişkin konuşan Kızılkan, dövmenin bulunduğu bölgede doğrudan melanoma gelişmesine neden olduğu şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirtti.

Yılan ısırığında kritik uyarı: Zehir pompası fayda yerine zarar verebilir
Yılan ısırığında kritik uyarı: Zehir pompası fayda yerine zarar verebilir
İçeriği Görüntüle

İsveç’te ulusal kanser kayıtlarından yararlanılarak yapılan vaka kontrol çalışmasında, dövmesi bulunan bireylerde bir cilt kanseri türü olan kutanöz melanom görülmesi riskinin, dövmesi olmayanlara göre yüzde 29 daha yüksek olduğu hesaplandı. Araştırmacılar, bulguların dövme ve kutanöz melanoma arasında “olası bir ilişkiye” işaret ettiğini vurguladı. Araştırmada, dövmesi bulunan bireylerde kutanöz melanoma görülme riskinin 1,29 kat fazla olduğu belirtildi. Araştırmaya ilişkin bulgularda, dövmenin doğrudan melanomaya neden olduğu kanıtlanmadı.

Konuya ilişkin konuşan Medicana Kadıköy Hastanesi'nden Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Betül Kızılkan, dövme sırasında cilt içerisine verilen pigmentlerin zaman içerisinde yalnızca uygulandıkları bölgede kalmama ihtimali olduğunu belirtti. Uzm. Dr. Kızılkan, pigment parçacıklarının bir bölümünün lenf sistemine taşınabildiğine ilişkin bulgular bulunduğunu ifade etti. Bazı pigmentlerin parçalanmasıyla farklı kimyasal bileşiklerin oluşabileceğini belirten Kızılkan, bu süreçlerin uzun vadede melanoma gelişimine yol açtığının henüz kanıtlanmadığını vurguladı.

Melanoma gelişiminde güneş ışınlarının bir parçası olan ultraviyole ışınlardan korunmanın önemine dikkat çeken Kızılkan, araştırmaya atıf yaparak dövme ve ultraviyole ışınlar arasında “anlamlı bir etkileşim” bulunmadığını belirtti. Bununla birlikte yoğun güneş maruziyetinin ciltle alakalı riskleri arttırdığını vurgulayan Betül Kızılkan, “Ciltle alakalı riski artırması nedeniyle geniş spektrumlu güneş koruyucu kullanılması, solaryumdan kaçınılması önem taşımaktadır” dedi.

Uzm. Dr. Betül Kızılkan, araştırmanın dövme ve cilt kanseri arasında kesin bir neden sonuç ilişkisi kurmadığını belirtti. Bununla birlikte genel cilt koruma alışkanlıklarının önemini vurgulayan Kızılkan, şunları kaydetti:

“Özellikle yeni ortaya çıkan, büyüyen, renk değiştiren, düzensiz sınırlı hale gelen, kanayan veya iyileşmeyen cilt lezyonlarının dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir. Bunun yanında dövme yaptırılacaksa hijyenik ve güvenilir koşullarda yaptırılması, kullanılan mürekkeplerin içeriklerinin araştırılması önemlidir.”