İzmir’de 13 Mayıs 2018’de evinin yakınındaki bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin davanın dördüncü duruşması İzmir 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada bazı tanıklar dinlenirken sanıklar beraat ve tahliye talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, savunmaların ardından sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Dosyadaki eksikliklerin giderilmesine hükmeden heyet, duruşmayı 6 Kasım’a erteledi.
SORUŞTURMA GENİŞLETİLMİŞTİ
Dorukhan Büyükışık’ın ölümü başlangıçta “intihar” olarak kayıtlara geçmişti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturmanın yeniden ele alınmasının ardından olayda görev yapan bazı polisler hakkında “görevi kötüye kullanma”, şantiyede görev yapan bazı kişiler hakkında ise “kasten öldürme” suçlamasıyla dava açıldı.
Her iki dava daha sonra birleştirildi ve 13 sanık tutuksuz olarak yargılanmaya başlandı.
Yargılama devam ederken soruşturma genişletildi. Aralarında daha önce tutuksuz yargılanan 13 sanığın da bulunduğu 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İzmir merkezli 9 ilde düzenlenen operasyonlarda 25 şüpheli gözaltına alındı, 1 firari şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürdü.
İfade işlemlerinin ardından aralarında daha önce tutuksuz yargılanan sanıkların da bulunduğu 25 şüpheli tutuklandı.
TANIKLAR DİNLENDİ, SANIKLAR TAHLİYE İSTEDİ
Davanın bugün görülen duruşmasına sanıklar, Büyükışık ailesi ve avukatlar katıldı. Duruşmada bazı tanıkların ifadelerine başvuruldu.
Tanıklar olay yerinden uzakta olduklarını, herhangi bir şey görmediklerini veya duymadıklarını söyledi. Sanıklar ise suçlamaları kabul etmeyerek beraatlerini ve tahliyelerini talep etti.
Mahkemenin ara kararıyla sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.
BABA BÜYÜKIŞIK: “ADLİ TIP RAPORLARININ GERÇEK DIŞI OLDUĞUNU TEKRARLIYORUZ”
Duruşmanın ardından açıklama yapan Dorukhan Büyükışık’ın babası Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, sanık avukatlarının savunmalarında Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporlara dayandığını belirtti.
Büyükışık, “Sanık avukatları tarafından yapılan açıklamalarda, ısrarla Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından gerek 3'üncü Üst Kurul'da, gerekse 1'inci İhtisas Kurulu'nda, gerekse İzmir Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı'nda ve özel bilirkişi raporunda yayınlanan raporların tamamının gerçek olduğu vurgulanarak bu faraziye üzerinden savunmalarını inşa etmeye çalıştılar” dedi.
Büyükışık, “Hakikate ulaşmak için bugüne kadar Adli Tıp Kurumu Başkanlığı tarafından üretilen adli tıp raporlarının tamamının gerçek dışı olduğu yönündeki iddiamızı tekrarlıyoruz” ifadelerini kullandı.
“CİNAYETİ AYDINLATACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM”
Adli Tıp raporlarına ilişkin başvurularının dikkate alınmasını isteyen Büyükışık, sürecin hızla sonuçlandırılması gerektiğini söyledi.
Büyükışık, “Mutlaka üzerine savunma inşa edilen sahte Adli Tıp raporlarıyla ilgili müracaatlarımızın dikkate alınarak süratle bu konunun bir karara bağlanması gerekiyor” dedi.
Devlet kurumlarının soruşturmanın aydınlatılması için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Büyükışık, Adalet Bakanı Akın Gürlek, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, emniyet ve jandarma personeline teşekkür ederek, “Bu cinayeti aydınlatacağına yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.