Gürer, bu yıl da domates üreticisinin yetiştirdiği üründen yeterli gelir elde edemediğini belirterek üretim maliyetlerindeki artışa dikkat çekti. Türkiye’de yıllara göre değişmekle birlikte ortalama 14 milyon ton domates üretildiğini, önemli miktarda domates ve salçanın yanı sıra kurutulmuş ürünlerin de ihraç edildiğini belirten Gürer, bölgelere göre üretim giderlerinin farklılaştığını söyledi.

Özellikle sulama imkanlarının maliyetleri etkilediğini belirten Gürer, su bulunan ve bulunmayan bölgeler arasında ek maliyet farkı oluştuğunu ifade etti.

İŞÇİLİK MALİYETİ 1200 LİRAYA KADAR ÇIKTI

Gürer, domates üretiminde işçilik maliyetlerinin de üreticinin yükünü artırdığını söyledi.

Günlük işçilik ücretinin 1200 liraya kadar yükseldiğini belirten Gürer, ilaç, gübre, tohum, sulama suyu ve diğer giderlerin de üretim maliyetlerini artırdığını ifade etti.

Gürer, “Domates üreticisi bu yıl ürünün değer bulmasını bekledi ama değer bulmadı” dedi.

DOMATESİN FİYATI 3 İLA 8 LİRA ARASINDA DEĞİŞİYOR

Domates fiyatlarının bölgelere göre farklılık gösterdiğini belirten Gürer, ürünün bazı bölgelerde 3 ila 8 lira arasında değişen fiyatlarla satıldığını söyledi.

Üretim alanının geniş olduğu bölgelerde fiyatların daha düşük olduğunu belirten Gürer, bazı bölgelerde toptan satışların 8 liraya kadar çıktığını ifade etti.

Gürer, artan girdi maliyetlerinin üreticiyi zorladığını ve çiftçinin ürününü maliyetlerini karşılayacak değerde satamadığını söyledi.

“GİRDİ MALİYETİ DÜŞÜK OLSUN, DAHA UYGUN FİYATA VERELİM”

Üreticilerle yaptığı görüşmelerden de söz eden Gürer, çiftçilerin temel taleplerinden birinin girdi maliyetlerinin düşürülmesi olduğunu belirtti.

Gürer, üreticilerin kendisine, “Girdi maliyeti düşük olsun, biz domatesi daha uygun fiyatta verelim. Ama ürettiğimiz fiyata satamadığımız zaman bu işi yapmak istemiyoruz” dediğini aktardı.

Son 25 yılda domates üretiminde birden fazla sorun yaşandığını ifade eden Gürer, bu alanda planlama yapılması gerektiğini söyledi.

Salçalık, kurutmalık ve turşuluk domates gibi farklı üretim alanlarının bulunduğunu belirten Gürer, domatesin Türkiye’de çok sayıda yemekte kullanıldığını ifade etti.

Gürer, yalnızca domateste değil, patates ve soğan gibi temel tarım ürünlerinde de planlamanın gerekli olduğunu söyledi.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bölgesel üretimi düzenli şekilde planlaması gerektiğini belirten Gürer, üreticinin yetiştirdiği üründen zarar etmemesi ve girdi maliyetlerinin makul seviyeye çekilmesi gerektiğini ifade etti.

Ayrıca üreticiden tüketiciye ulaşana kadar ürün fiyatının kat kat artmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.

“TARLADA ÜRETİCİ KAZANAMIYOR, RAFTA TÜKETİCİ ZORLANIYOR”

Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına da dikkat çeken Gürer, tarlada üreticinin para kazanamadığını, tüketicinin ise ürünü rafta yüksek fiyatla almak zorunda kaldığını söyledi.

Özellikle emekli, asgari ücretli ve dar gelirli vatandaşların sebze ve meyveye ulaşmakta zorlandığını belirten Gürer, “Çünkü burada 8 liraya satılan domatesi 60 liradan 70 liradan rafta almak durumunda kalıyorlar. Bu sistemin sorunu. Sistem doğru planlanırsa bu sorunlar aşılır” dedi.

İHRACATTAKİ KISITLAMALAR ÜRETİMİ ETKİLİYOR

Türkiye’nin en büyük seçmen grubu mercek altında: Sandıkta ne diyorlar?
Türkiye’nin en büyük seçmen grubu mercek altında: Sandıkta ne diyorlar?
İçeriği Görüntüle

Domates ve salça ihracatında yaşanan gelişmelerin üretim sürecini de etkilediğini belirten Gürer, ihracatta uygulanan kısıtlamaların fabrikalardaki stokları artırabileceğini söyledi.

Gürer, yurt dışına salça gönderilirken kısıtlama getirilmesi ve fabrikadaki salçanın stokta kalması durumunda, fabrikaların sonraki yıl domates alırken üreticiye karşı daha isteksiz davranabildiğini ifade etti.

Bu nedenle ihracat süreçlerinin doğru planlanması, üreticiye destek verilmesi ve girdi maliyetlerinin düşürülmesi için çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi.

Domatesin farklı alanlarda değerlendirilerek katma değerinin artırılabileceğini belirten Gürer, ürünün kurutulabileceğini, salça ve turşu yapılabileceğini ifade etti.

SÖZLEŞMELİ ÜRETİMDE DE SORUN YAŞANIYOR

Gürer, son yıllarda domates üretiminde yaşanan sorunların devam ettiğini belirterek Türkiye’nin önemli miktarda domates ve salça ihracatı yaptığını söyledi.

Uygulanan politikaların üreticiyi zor durumda bıraktığını savunan Gürer, bazı bölgelerde domatesin sözleşmeli ürün olarak yetiştirildiğini belirtti.

Gürer, fabrikaların ürünün bol olduğu dönemlerde üreticiyi zor durumda bıraktığını ve bunun da çiftçi açısından sorun oluşturduğunu ifade etti.

“ÜRÜNLERİMİZ TARLADA KALMASIN”

Anadolu’nun birçok bölgesinde domatesin salçaya dönüştürüldüğünü belirten Gürer, ürünlerin işlenmiş ve kurutulmuş hale getirilerek daha fazla değer kazanabileceğini söyledi.

Domates üreticisinin para kazanamadığını belirten Gürer, çiftçinin bir yıllık emeğinin boşa gitmemesi gerektiğini ifade etti.

Bu kapsamda daha fazla tesis kurulması, üretimin artırılması ve ihracatın geliştirilmesi gerektiğini belirten Gürer, ihracat sırasında sorun yaşanmaması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını istedi.

Gürer, domates üreticilerinin bu yıl yaşadığı sorunların önceki dönemlerde de tekrarlandığını belirterek, artık planlı bir tarım politikasıyla bu sorunların önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.