Güncel

Doğum sonrası 3 çocuğunu öldürdü! O tartışmalar yeniden alevlendi

ABD'de üç çocuğunu öldüren Lindsay Clancy davası, kadınların doğum sonrasında yaşayabileceği en ağır ruh sağlığı sorunlarından biri olan "doğum sonrası psikoz" tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, tıbbi acil durum kabul edilen ve ani kişilik değişimlerine yol açan bu hastalığın teşhis rehberlerinde resmi olarak yer almamasının ciddi bir sağlık krizine neden olduğuna dikkat çekiyor.

ABD’de üç çocuğunu öldürmekle suçlanan Lindsay Clancy’nin davası sürerken, savunmanın öne sürdüğü doğum sonrası psikoz iddiası yeniden gündeme geldi. Clancy’nin annesi Paula Musgrove, kızının olaydan yaklaşık bir ay önce kendisine ve o dönemki eşi Patrick Clancy’ye çocuklarına zarar verme düşüncelerinden söz ettiğini mahkemede anlattı.

Clancy, çocuklarının ölümüne neden olduğunu inkâr etmiyor ancak olayın önceden planlanmış bir cinayet olmadığını savunuyor. Savunma tarafı ise Clancy’nin çocuklarını öldürdüğü sırada doğum sonrası psikoz nedeniyle gerçeklikle bağını kaybettiğini ve davranışlarının sonuçlarını değerlendiremediğini ileri sürüyor.

“BU BEN DEĞİLİM” DEMİŞ

Clancy’nin annesi Paula Musgrove, mahkemede verdiği ifadede kızının kendisine “Bu ben değilim, daha önce hiç böyle olmadım” dediğini aktardı.

Musgrove, kızının yaşadığı değişime kendisinin de şaşırdığını belirterek, “Ben de ona katılıyordum, çünkü gerçekten öyle değildi” şeklinde ifade verdi.

Davanın savunma tarafı, Clancy’nin üçüncü çocuğunun doğumunun ardından halüsinasyonlar ve sanrılar yaşamaya başladığını öne sürüyor.

Klinik ve adli psikolog Paul Zeizel de 19 Ağustos’ta mahkemede verdiği ifadede, Clancy’nin olay sırasında davranışlarını hukuk kurallarına uygun şekilde yönlendirebilecek durumda olmadığını ve yaptığının yanlış olduğunu kavrayamadığını savundu.

SAVCILIK: ÇOCUKLARINI ÖLDÜRMEYE KARAR VERDİ

Savcılar ise Clancy’nin çocukları Cora (5), Dawson (3) ve 8 aylık Callan’ı öldürmek için bilinçli ve hesaplanmış bir karar verdiğini ileri sürüyor.

Clancy’nin çocuklarının ölümüne ilişkin dava devam ederken, olay doğum sonrası psikozun ne olduğu, nasıl teşhis edildiği ve tedavi yöntemlerinin neler olduğu konusundaki tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.

DOĞUM SONRASI PSİKOZ NEDİR?

Uzmanlara göre doğum sonrası psikoz, doğumun ardından ortaya çıkabilen ve tıbbi açıdan acil müdahale gerektiren ağır bir ruhsal durum.

Case Western Reserve Üniversitesi’nden adli psikiyatri profesörü Susan Hatters-Friedman, hastalığın sinirlilik, ciddi ruh hali değişimleri ve uykusuzluk gibi belirtilerle başlayabileceğini belirtiyor.

Psikozun temel özelliğinin kişinin gerçeklikle bağını kaybetmesi olduğunu ifade eden Hatters-Friedman, bunun gerçekte var olmayan sesleri duyma veya görüntüler görme gibi halüsinasyonların yanı sıra gerçek dışı ve sabit inançlarla ortaya çıkabileceğini söylüyor.

Uzmanlar, belirtilerin çok hızlı gelişebileceğine dikkat çekiyor. Tamamen normal görünen bir kişinin kısa süre içerisinde ağır psikiyatrik belirtiler göstermesi mümkün olabiliyor.

“BİR DAKİKA ÖNCE İYİ GÖRÜNEBİLİR”

Virginia Üniversitesi’nde üreme psikiyatrisi uzmanı Jennifer Payne, doğum sonrası psikozda belirtilerin şiddetinin kısa sürelerde değişebildiğini belirtiyor.

Payne’e göre bir kadın bir dakika önce tamamen sağlıklı ve iyi görünürken kısa süre sonra ağır bir psikoz tablosuna girebiliyor.

Lindsay Clancy’nin eski eşi Patrick Clancy de mahkemede, çocukların öldürüldüğü gün Lindsay’in onlarla dışarıda oynadığını ve birlikte kardan adam yaptığını söyledi. Patrick Clancy, o günü “En iyi günlerinden birini yaşıyordu” sözleriyle anlattı.

Ancak daha önce Lindsay’in kendisine intihar düşüncelerinden ve çocuklarına zarar verme korkusundan bahsettiğini de ifade etti.

Clancy, 2023 yılının ocak ayında ailesi için yemek almaya çıktıktan sonra eve döndüğünde çocuklarını ölü bulmuş, Lindsay Clancy’yi ise intihar girişimi sonucu ağır yaralı halde bulmuştu.

NEDEN ORTAYA ÇIKTIĞI TAM OLARAK BİLİNMİYOR

Uzmanlar, doğum sonrası psikozun kesin nedeninin henüz tam olarak açıklanamadığını belirtiyor.

Doğumdan sonra meydana gelen hormonal değişimler ve yoğun stresin hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayabileceği düşünülüyor. Daha önce ruh sağlığı sorunları yaşamış kişilerde de doğum sonrası psikoz riskinin daha yüksek olabileceğine dikkat çekiliyor.

Nadir ve ağır vakalarda hastalar kendilerine veya çevrelerindeki kişilere zarar verebiliyor. Ancak uzmanlar, doğum sonrası psikoz yaşayan kadınların çocuklarına zarar verme veya onları öldürme oranının oldukça düşük olduğunu vurguluyor.

DSM-5’TE AYRI BİR SINIFLANDIRMASI YOK

Uzmanların dikkat çektiği konulardan biri de doğum sonrası psikozun Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı DSM-5’te ayrı bir hastalık olarak sınıflandırılmaması.

Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayımlanan DSM-5, ruhsal hastalıkların tanı ve sınıflandırılmasında temel kaynaklardan biri olarak kabul ediliyor.

Mount Sinai Kadın Ruh Sağlığı Merkezi Direktörü psikiyatri profesörü Veerle Bergink, doğum sonrası psikozun DSM-5’e dahil edilmesi gerektiğini savunan uzmanlar arasında yer alıyor.

Bergink, hastalığın tanımlanması ve ölçütlerinin belirlenmesinin araştırmaların, sağlık hizmetlerinin ve sigorta kapsamının geliştirilmesi açısından önemli olduğunu belirtiyor.

TEDAVİ EDİLEBİLİYOR

Uzmanlar, doğum sonrası psikozun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurguluyor.

Tedavide duygu durum dengeleyici ilaçlardan lityumun yanı sıra antipsikotik ilaçlar ve bazı durumlarda elektrokonvülsif tedavi (EKT) kullanılabiliyor. Hastalığın ağır seyretmesi halinde psikiyatri hastanesinde yatış gerekebiliyor.

Uzmanlara göre uygun tedaviyle hastaların önemli bölümü iyileşebiliyor.

“ANNELERE ÖNLEYİCİ DESTEK SAĞLANMALI”

Doğum sonrası psikoz geçiren Meghan Cliffel de tedavisinde terapi, EMDR ve lityum kullandığını anlattı. Daha sonraki hamileliğinde hastalığın yeniden ortaya çıkmasını önlemek amacıyla doğumdan hemen sonra lityum tedavisine başladığını ve yaklaşık bir yıl sürdürdüğünü söyledi.

Cliffel, doğum sonrası ruh sağlığı konusunda kadınlara ve ailelere daha kapsamlı destek verilmesi gerektiğini savunuyor.

Uzmanlar da doğum sonrası psikozun nadir görülmesine rağmen son derece ciddi bir tıbbi acil durum olduğuna dikkat çekerek, belirtilerin erken fark edilmesinin ve hızlı şekilde profesyonel yardım alınmasının önemini vurguluyor.