Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Meclisi, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek olan “Çerçeve Yasa”ya ilişkin siyasi parti liderlerine mektup gönderdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, DBP Eş Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Demokratik Sol Parti Genel Başkanı Önder Aksakal, Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ve Yeni Yol Partisi Genel Başkanı İzzettin Küçük’e gönderilen mektuplarda, teklif için güçlü siyasi irade çağrısı yapıldı.
“TARİHİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”
DTSO Meclisi, mektubunda Türkiye’nin tarihi bir süreçten geçtiğine dikkat çekerek, “Türkiye olarak yaklaşık yarım asra yaklaşan çatışmalı süreci geride bırakma ve kalıcı toplumsal barışın zeminini oluşturma açısından tarihi bir dönemden geçiyoruz” ifadelerine yer verdi.
“Çerçeve Yasa”nın toplumsal barış, demokratik uzlaşı, ekonomik kalkınma ve ortak geleceğin inşası açısından önemli bir fırsat olduğu belirtilen mektupta, “Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası olarak, iş dünyası açısından geliştirilmesi gereken yönleri bulunmakla birlikte, Çerçeve Yasa’yı Türkiye’nin bu tarihi süreçte atması gereken önemli adımlardan biri olarak değerlendiriyoruz” denildi.
DTSO Meclisi, siyasi parti liderlerine yönelik çağrısında, yasanın TBMM’de güçlü, kapsayıcı ve ortak bir iradeyle ele alınmasını ve desteklenmesini önemli bulduğunu belirtti.
“ÇATIŞMALI SÜRECİN AĞIR MALİYETLERİ OLDU”
Yaklaşık yarım asırdır devam eden çatışmalı sürecin ağır insani, sosyal ve ekonomik maliyetlere yol açtığı belirtilen mektupta, “Binlerce insanımızı kaybettik, başta bölgemiz olmak üzere ülkenin önemli bir bölümü ekonomik ve sosyal açıdan büyük tahribatlar yaşadı” ifadeleri kullanıldı.
Sürecin ekonomik sonuçlarına da dikkat çekilen mektupta, “Sermaye ve insan kaynağı kaybı, yatırım eksikliği, gençlerin göçü ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının derinleşmesi, bu sürecin ekonomik sonuçları arasında yer aldı” denildi.
“BARIŞ, ÜRETİM VE KALKINMANIN DA ÖNÜNÜ AÇACAK”
Türkiye’nin önünde yeni bir fırsat bulunduğu belirtilen mektupta, toplumun ortak beklentisinin yeni acıların yaşanmadığı, çocukların ve gençlerin geleceğe güvenle baktığı, insanların huzur ve refah içinde yaşadığı bir Türkiye olduğu ifade edildi.
Mektupta barışın yalnızca silahların susması anlamına gelmediği belirtilerek, güven ortamının güçlenmesi, gençlerin geleceğe umutla bakabilmesi, üretici ve girişimcilerin önünü görebilmesi, yatırımların artması, istihdamın güçlenmesi ve ekonomik refahın toplumun tüm kesimlerine yayılması gerektiği vurgulandı.
Kalıcı toplumsal barışın, çatışmaların gölgesinde kalan bölgelerin üretim, yatırım, turizm, tarım, sanayi ve dış ticaret potansiyelinin harekete geçirilmesi açısından da önem taşıdığı belirtildi.
“SİYASİ PARTİLER GÜÇLÜ İRADE ORTAYA KOYMALI”
Mektupta TBMM’de oluşacak geniş tabanlı uzlaşının toplumsal güven açısından önemine dikkat çekildi.
Siyasi parti liderlerinin ve Meclis gruplarının ortaya koyacağı ortak iradenin, sürecin toplumsal karşılığını ve kalıcılığını güçlendireceği ifade edilerek, siyasi partilerden “Çerçeve Yasa”nın görüşülmesi ve oylanması sürecine güçlü ve etkin katılım sağlamaları istendi.
DTSO Meclisi ayrıca siyasi parti gruplarının bu yönde grup kararı almasını ve yasaya güçlü destek verilmesini talep etti.




