Diyanet İşleri Başkanlığı, 9 Ekim 2026 Cuma günü Türkiye genelindeki camilerde okunmak üzere “İnsanlığın Sınavı Gazze” başlıklı hutbeyi yayımladı. Hutbede, Gazze’de Filistinlilere yönelik soykırımın üzerinden üç yıl geçtiği belirtilerek bölgede yaşanan yıkım ve can kayıplarına dikkat çekildi.
Gazze’de camilerin, evlerin, okulların ve hastanelerin bombalandığı, insanların evlerinden edildiği, bağ ve bahçelerin talan edildiği, iş yerlerinin yakılıp yıkıldığı ifade edilen hutbede, çocukların, yaşlıların, kadınların ve engellilerin de aralarında bulunduğu Filistinlilerin tüm dünyanın gözü önünde öldürüldüğü kaydedildi.
“GAZZE, VİCDANIN VE AHLAKIN SINANDIĞI TARİHİ BİR SINAV”
Gazze’de yaşananların yalnızca Filistinlilerin maruz kaldığı bir felaket olmadığı vurgulanan hutbede, bu sürecin dünyadaki herkesin vicdanını, ahlakını ve onurunu sınadığı belirtildi.
Hutbede, Gazze’den yükselen feryatların adaleti, hakkaniyeti ve merhameti benimseyen insanların yüreğini dağladığı ifade edildi. Dünyanın farklı bölgelerinde katliamın sona ermesi, sivillerin korunması ve insani yardımların ulaştırılması için yükselen tepkilerin, vicdanların körelmediğini ve insanlığın ölmediğini gösterdiği kaydedildi.
Tarih boyunca zalimlerin kendilerini yenilmez gördükleri ancak hakkın galip geleceğine inananların her zaman ortaya çıktığı belirtilen hutbede, Gazzeli bir çocuğun “Evimizi yıkarsanız yenisini yaparız, okulumuzu yıkarsanız yenisini kurarız. Biz hiçbir yere gitmiyoruz” sözlerine de yer verildi.
Zulmün sonsuza kadar devam etmeyeceği ve bir gün sona ereceği ifade edilen hutbede, Bakara suresinden şu ifadeler aktarıldı:
“Nice az topluluklar, Allah’ın izniyle çok kalabalık topluluklara galip gelmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir.”
“BİZİM İMTİHANIMIZ UNUTMAMAK VE DUYARLI OLMAK”
Gazze’deki direniş ve Müslümanların sorumluluklarına değinilen hutbede, tüketim gücünün ve boykotun önemine dikkat çekildi.
Hutbede, Gazzelilerin evlatlarının acısı, can güvenliği endişesi ve yurtlarının yıkılmasıyla mücadele ettiği belirtilerek diğer insanların da duruşları ve duyarlılıklarıyla sınandığı ifade edildi. Gazzelilerin sınavının sabretmek, diğer insanların sınavının ise unutmamak olduğu vurgulanırken, direniş karşısında duyarlı olmanın ve imkânları ihtiyaç sahipleriyle paylaşmanın önemine işaret edildi.
Tüketim gücünün hafife alınmaması gerektiği belirtilen hutbede, boykotun gelip geçici bir tepki olarak görülmemesi, zulme karşı bilinçli ve ahlaki bir tavır olarak değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Hutbede, Kur’an-ı Kerim’de yer alan şu ayete de yer verildi:
“Size ne oluyor da Allah yolunda ve ‘Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder ve bize katından bir yardımcı yolla!’ diyen çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?”
GAZZE VE DOĞU TÜRKİSTAN VURGUSU
Hutbenin son bölümünde Müslümanların birbirlerine yardım etmesinin önemine dikkat çekildi. Haksız saldırılara karşı dayanışma içinde hareket edilmesi gerektiği belirtilerek Mescid-i Aksa ve Harem-i İbrahim Camii’ne yönelik saygısızlıkların karşılıksız kalmayacağı ifade edildi.
Hutbede, Müslümanların birbirlerine destek olması halinde başta Gazze ve Doğu Türkistan’daki insanlar olmak üzere dünyadaki tüm mazlumların kurtuluşa ereceği vurgulandı.





