Güncel

Dilovası’nda faciaya rağmen mühürlü fabrikada üretim iddiası!

7 işçinin öldüğü Dilovası’nda facianın ardından yapılan denetimler tartışma yarattı. Belediye “kaçak yapılara geçit yok” derken, daha önce mühürlendiği belirtilen bir fabrikada üretim yapıldığı gözlemlendi.

Dilovası’nda 3’ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği Ravive Kozmetik yangınının ardından belediye “sıfır tolerans” mesajı verirken, saha incelemesinde daha önce mühürlendiği belirtilen bir fabrikada üretimin sürdüğü görüldü. Belediye denetimlerin mevzuat kapsamında yürütüldüğünü ve yaklaşık 20 işletmede mühürleme yapıldığını açıklarken, davanın avukatlarından Elif Yetigin kamu kurumlarının sorumluluğunun daha geniş soruşturulması gerektiğini savundu.

Ravive Kozmetik yangınına ilişkin davanın dördüncü duruşması 8 Eylül’de görülecek. Kamu görevlileri hakkındaki dosyanın ana davayla birleşeceği duruşmada, 7 belediye görevlisi ilk kez sanık olarak hâkim karşısına çıkacak. Facianın ardından yangının çıktığı yapının kaçak ve ruhsatsız olduğunun ortaya çıkmasıyla kamu görevlilerinin olası ihmalleri de soruşturma konusu olurken, Dilovası Belediyesi “kaçak yapılara geçit yok” ve “sıfır tolerans” açıklamalarıyla denetim çalışmalarını duyurdu. Ancak facianın ardından ilçede ruhsatsız işletmelere yönelik yapılan saha incelemesinde farklı bir tablo ortaya çıktı. Ravive Kozmetik’in yakınındaki ruhsatsızlık nedeniyle kapatıldığı belirtilen Aksu Metal’in kapısındaki mührün durduğu görülürken, Çerkeşli bölgesinde daha önce belediye tarafından mühürlendiği medyaya yansıyan başka bir fabrikada üretimin sürdüğü gözlemlendi.

Cumhuriyet'ten Hilal Tok'un aktardığına göre, fabrikanın önündeki bir çalışan, işletmenin daha önce mühürlendiği yönündeki bilgiye ilişkin “Bizim mühürlendiğinden haberimiz yok, burada üretim var” dedi. Fabrikadan uzaklaşıldığı sırada ise kapıların kapatıldığı ve işçilerin içeri çekildiği gözlemlenirken, dışarıdan üretim yapılmadığı izlenimi oluşturulduğu görüldü. Söz konusu işletmenin daha önce ruhsatsız olduğu gerekçesiyle mühürlendiği yerel basına da yansımıştı.

Tespit edilen işletmeye ilişkin Dilovası Belediyesi’nin yanıtı şöyle oldu:

“İlçemizde meydana gelen yangın faciasından önce ve sonra, Belediyemiz Zabıta Müdürlüğü ile ilgili müdürlüklerimiz tarafından denetim ve kontrol çalışmaları, yürürlükteki yasal mevzuat çerçevesinde yoğun bir şekilde yürütülmektedir. Yangın faciasının ardından ise söz konusu denetimler daha da sıklaştırılmıştır.

Belediyemiz tarafından gerçekleştirilen denetimler sonucunda mühürleme işlemi uygulanan işletmeler hakkında, genel olarak 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun ilgili hükümleri doğrultusunda işlem tesis edilmektedir.

Mühürlenen işletmelerin mevzuata uygun hale getirilebilecek durumda olması halinde, gerekli yasal şartların yerine getirilmesi ve işletmenin mevzuata uygun hale getirilmesi için ilgili süreç işletilmektedir.

İşletmenin mevcut haliyle yasal hale getirilemeyecek durumda olması halinde ise, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda işyerinde bulunan hammadde, malzeme ve diğer unsurların tahliye edilmesine yönelik süreç yürütülmektedir. Bu kapsamda, işletme sahibinin tahliye işlemlerinin başlatılması amacıyla Belediyemize müracaat etmesi halinde, ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda gerekli süre verilerek tahliye işlemlerinin gerçekleştirilmesi sağlanmaktadır.

Mühürleme işlemleri, işletmelerin faaliyet ve risk durumları dikkate alınarak sıhhi müesseseler, gayrisıhhi müesseseler ve umuma açık istirahat ve eğlence yerleri kapsamında değerlendirilmekte ve ilgili mevzuat hükümlerine göre gerekli işlemler uygulanmaktadır.

İlçemiz genelinde yürütülen denetimler kapsamında yaklaşık 20 işletmede mühürleme işlemi gerçekleştirilmiştir.

Söz konusu işletmelere ilişkin süreçler ilgili mevzuat çerçevesinde takip edilmektedir. Ayrıca, ilçemizde denetimlerin daha etkin, düzenli ve sağlıklı bir şekilde yürütülmesi amacıyla belediyemiz bünyesinde 10 yeni zabıta personelinin görevlendirilmesi/istihdam edilmesi sağlanmış olup, denetim faaliyetlerimiz aralıksız devam etmektedir.

Belediyemiz, ilçemizde faaliyet gösteren tüm işletmelere yönelik denetim ve uygulamalarını herhangi bir ayrım gözetmeksizin, kamu güvenliği ve sağlığının korunması ile yürürlükteki mevzuat hükümleri doğrultusunda sürdürmektedir.”

CİMER üzerinden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na; Dilovası bölgesinde son bir yıl içerisinde ruhsatsız ve kayıt dışı çalıştırmaya ilişkin CİMER’e kaç şikayet yapıldığı, ayrıca bölgede kaç ruhsatsız ve kayıt dışı işyeri bulunduğunu, bu işyerlerinin kaçının iş güvenliği denetimine tabi tutulduğunu, denetlenen kaç işyerinde eksik ve usulsüzlük tespit edildiğini ve bu işyerlerine yönelik hangi işlemlerin uygulandığını, işçi sağlığı ve güvenliği denetimlerine ilişkin sorular yöneltildi.

Kocaeli Defterdarlığı'ndan gelen yanıtta başvuruda belirtilen hususlarla ilgili olarak vergi denetim birimlerince sektörel bazda “yaygın ve yoğun denetim programları” kapsamında denetimler yapıldığını bildirildi.

Davanın avukatlarından Elif Yetigin, kaçak yapıların bilinmesine rağmen faaliyetlerin sürmesini “tehlikenin devam etmesi” olarak değerlendirdi. Yetigin, ruhsatsız ve kayıt dışı işletmelerde üretimin devam etmesinin yeni iş cinayetleri açısından risk oluşturduğunu belirtti.

“Maalesef bu tablo, Türkiye’deki işçi cinayetlerinin asıl sebebinin çalışma düzeni olduğunu gösteriyor. Türkiye’de kayıt dışılığın, merdiven altı üretimlerin olduğunu biliyorduk ancak Dilovası katliamıyla bunların kamu eliyle nasıl görmezden gelindiğini de görmüş olduk" diyen Yetigin, şöyle konuştu:

"Sorumluluğu olan kamu kurumları ele ele verip bu cinayete zemin hazırladılar. Çalışma Bakanlığı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Dilovası Belediyesi, Sağlık Bakanlığı, SEPAŞ… Bu cinayette asli sorumlu olması gerekirken yalnızca Dilovası Belediyesinde, çoğunluğu alt kademede bulunan 7 kamu görevlisi sorumluymuş gibi iddianame düzenlenmesine başından beri itiraz ettik ve sorumlu kamu kurumlarını tek tek sıraladık.

Ancak belediyede başta belediye başkanının yargılanması gerekirken bu dahi yapılmadı. Şüpheliler ve kamu kuruluşları yönünden eksik sorumluluk atfeden bu iddianameyi kabul etmiyoruz. Diğer sorumlu kamu kurum görevlilerinin de dahil edildiği soruşturmaların açılması için hukuk mücadelemiz devam edecek.

2024 Sayıştay denetim raporunda Kocaeli’de 428 gayrisıhhi müessesenin işyeri açma ve çalışma ruhsatı yok. Bu sayı, toplam GSM içinde üçte bir gibi ciddi bir orana sahip.”