Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 6 Ekim’de partisinin grup toplantısında yaptığı “Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP” çıkışının yankıları sürüyor. Bahçeli, konuşmasında AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday olması gerektiğini savunurken, MHP’nin de TBMM’deki temsil gücünü ve siyasi ağırlığını artırması gerektiği mesajını verdi.
Açıklama, Cumhur İttifakı’nda önümüzdeki döneme ilişkin olası görev ve güç paylaşımı tartışmalarını gündeme taşıdı.
“MECLİS BAŞKANLIĞI TALEBİ DEĞİL”
Bahçeli’nin sözlerini BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’a değerlendiren MHP kaynakları, açıklamanın doğrudan Meclis Başkanlığı’na yönelik bir talep olarak okunmaması gerektiğini savundu.
Parti kurmayları, Bahçeli’nin geçmişte bakanlık tekliflerini kabul etmediğini anımsatarak, açıklamanın “koltuk hesabı” üzerinden değerlendirilmesine karşı çıktı.
MHP içinden yapılan değerlendirmelerde, parti içinde Meclis Başkanlığı’nı isteyen isimler bulunabileceği ancak Bahçeli’nin sözlerinin kişisel ya da kurumsal bir makam talebinden daha geniş bir siyasi hedefe işaret ettiği öne sürüldü.
HEDEF “DENGE VE DENETİM”
MHP kulislerinde öne çıkan bir başka başlık ise partinin yasamadaki ağırlığını artırarak yürütme üzerinde daha etkin bir denetim mekanizması oluşturma isteği.
MHP kaynakları, AKP’nin iktidar pratiğinde denge ve denetim işlevinin yeterince işletilmediği yönünde parti içinde eleştiriler bulunduğunu aktardı. Bu eksikliğin zaman zaman devlet mekanizmasında aksamalara ve hatalı kararlara yol açtığı görüşü dile getiriliyor.
Bu nedenle Bahçeli’nin formülünün yalnızca MHP’nin milletvekili sayısını artırma hedefinden ibaret olmadığı; Cumhur İttifakı içinde yürütme ile yasama arasında yeni bir rol paylaşımı arayışını da içerdiği ifade ediliyor.
ERDOĞAN’A DESTEK, MECLİS’TE DAHA GÜÇLÜ MHP
MHP’nin yaklaşımına göre Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yürütme ayağında Erdoğan’ın devam etmesi, yasama organında ise MHP’nin daha güçlü ve belirleyici bir konuma gelmesi hedefleniyor.
Bu modelde MHP’nin, Cumhur İttifakı’nı sürdürürken Meclis’te iktidar politikaları üzerinde daha görünür bir denetim ve yönlendirme rolü üstlenmesi amaçlanıyor.
AKP’DEN UZAKLAŞAN SEÇMENİ İTTİFAKTA TUTMA HESABI
Bahçeli’nin çıkışının bir diğer boyutunu ise seçmen hareketliliği oluşturuyor.
MHP kulislerinde, özellikle emekliler ve dar gelirli kesimlerde AKP’ye yönelik memnuniyetsizliğin arttığı ve ekonomik gelişmelerin bu eğilimi güçlendirebileceği değerlendirmeleri yapılıyor. Son dönemde gündeme gelen fon krizinin de iktidar partisinden uzaklaşma eğilimini artırabileceği yönündeki kaygıların AKP çevrelerinde de dile getirildiği belirtiliyor.
MHP’nin hesabı ise Cumhur İttifakı’ndan kopma eğilimi gösteren seçmenin muhalefet partilerine yönelmesi yerine MHP’ye geçmesini sağlamak.
Bu çerçevede Bahçeli’nin “Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP” formülü, bir yandan Erdoğan’ın yeniden adaylığına destek mesajı verirken, diğer yandan AKP’den uzaklaşabilecek seçmeni Cumhur İttifakı içinde tutmaya dönük yeni bir siyasi konumlanmanın işareti olarak yorumlanıyor.




