DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, "Kıbrıs bizim milli davamızdır. Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler dünyada başka hiçbir iki ülkenin ilişkisine benzemez" dedi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve beraberindeki heyet, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet (KKTC) Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler’i ziyaret etti. Ziyarette Kıbrıs davasına ve Türkiye-KKTC ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Babacan, şunları söyledi:
"Öncelikle 20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıl dönümü vesilesiyle burada sizlerle beraber olmaktan gerçekten çok mutluyuz. Kıbrıs bizim milli davamızdır. Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler dünyada başka hiçbir iki ülkenin ilişkisine benzemez. Kuruluşundan bugüne kadar Türkiye Cumhuriyeti parti ayrımı yapmaksızın kim görevde olursa olsun, kim hükümeti kurarsa kursun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hep arkasında olmuştur, yanında olmuştur. Ve Kıbrıs Türk'ünün haklı davasını tüm dünyada savunan, tüm dünyada arkasında duran ve Kıbrıs Türk'ünün derdini, sıkıntısını ve davasını tüm dünyaya anlatma Türkiye'deki her hükümetin görevi olmuştur, borcu olmuştur. Ben de uzun yıllar hükümetlerde görev yaptım farklı alanlarda. Hem Avrupa Birliği Bakanlığı hem de Dışişleri Bakanlığı döneminde de Kıbrıs'la ilgili konulara özel bir ilgi gösterdim. Görevim gereği ama aynı zamanda davaya inancım gereği.
"UMARIM BİR GÜN ADALET YERİNİ BULUR"
Şu anda uluslararası toplumda, uluslararası camiada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin farkındalığı aşama aşama genişliyor. Temsilcilik sayısı doğrudan ya da dolaylı temsilcilik sayısı gittikçe artıyor. Bu gerçekten çok çok önemli. Özellikle 2003 - 2004 döneminde o çözümden yana duran hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın, hükümetinin hem de halkının çözümden yana duruşu da o günden bugüne dünyada da Avrupa'da da davanın hakkına önemli bir katkıda bulunmuştur. Umarım bir gün hak yerini bulur, adalet yerini bulur. Dışlayan, zamanında zulmeden bir anlayışın değil, kucaklayıcı bir anlayışın hakimiyeti tüm Kıbrıs'ta geçerli olur diye ümit ediyoruz."



