Cumhuriyet'te yer alan habere göre; Balıkesir’in Susurluk ilçesinde hayata geçirilmesi planlanan 4 milyar 882 milyon TL’lik termal turizm projesinin çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreci tamamlandı. Kızılbük Kuşgölü Gayrimenkul Yatırımları AŞ tarafından yapılması planlanan proje için nihai değerlendirme tamamlanırken, ÇED raporunda su kaynaklarına ilişkin dikkat çeken uyarılar yer aldı. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, mevcut kuyuların tesisin su ihtiyacını karşılamaya yetmeyeceğini belirterek yeni kuyular için gerekli izinlerin alınmasını istedi.
4 BİN 673 KİŞİ KONAKLAYABİLECEK
Susurluk’un Okçugöl Mahallesi’nde 341 bin 400 metrekarelik alanda kurulması planlanan “Balıkesir Kasaba Thermal Wellness Resort” projesinin üç etap halinde hayata geçirilmesi öngörülüyor.
Projede toplam 1097 otel odası ve 30 villa yer alacak. Tam kapasiteye ulaşıldığında 4 bin 673 kişinin konaklayabileceği tesiste 963 kişinin istihdam edilmesi planlanıyor. Termal havuzlar, aquapark, SPA merkezi, alışveriş alanları ve sosyal donatıların da bulunacağı projenin inşaat çalışmalarının yaklaşık 88 ay sürmesi öngörülüyor.
ÇED sürecinde nihai değerlendirme tamamlanırken projenin onay kararının yakın zamanda açıklanması bekleniyor.
GÜNLÜK SU TÜKETİMİ 1,6 MİLYON LİTREYİ AŞACAK
ÇED raporunda yer alan bilgilere göre tesiste konaklayacak kişiler ile çalışanların günlük su ihtiyacının toplam 1 milyon 634 bin 440 litre olması öngörülüyor. Havuzların filtre temizliği ve diğer kullanım alanlarının su ihtiyacı da bu tüketim planına ekleniyor.
Tesisin su ihtiyacının proje sahasındaki yeraltı suyu kuyularından karşılanması planlanırken DSİ, mevcut kaynakların yeterliliğine ilişkin uyarıda bulundu.
DSİ: MEVCUT KUYULAR YETERSİZ
DSİ Genel Müdürlüğünün 15 Mayıs 2026 tarihli görüşünde, proje sahasındaki mevcut kuyuların tesisin su ihtiyacını karşılamak için yeterli olmadığı belirtildi. Kurum, önemli miktarda ilave suya ihtiyaç duyulacağına dikkat çekerek açılması planlanan yeni kuyular için yeraltı suyu arama ve kullanma belgelerinin alınmasını istedi.
Şirket ise mevcut kuyuların yetersiz kalması halinde gerekli izinleri alarak yeni kuyular açacağını taahhüt etti.
Projenin öngörülen kapasitesi ve günlük su tüketimi dikkate alındığında, yeraltı suyu kaynaklarının nasıl kullanılacağı ve ilave su ihtiyacının hangi koşullarda karşılanacağı ÇED raporunda öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
JEOTERMAL ATIKSULAR İÇİN YENİ YÖNTEM BELİRLENDİ
Projede atıksuların bertaraf edilmesine ilişkin yöntemde de değişikliğe gidildi. İlk aşamada termal havuzlardan kaynaklanacak jeotermal atıksuların yeniden yeraltına basılması planlanırken, 14 Mayıs 2026 tarihli komisyon toplantısının ardından farklı bir yöntem benimsendi.
Yeni plana göre evsel ve jeotermal atıksular, gerekli arıtma işlemlerinden geçirildikten sonra proje sahasının güneyindeki Çavdar Deresi’ne deşarj edilecek.
ÇED raporunda, deşarj öncesinde su analizlerinin yapılacağı, çevre izninin alınacağı ve ilgili standartlara uyulacağı belirtildi. Atıksuların alıcı ortama bırakılmasına ilişkin süreçte arıtma ve denetim koşullarının uygulanması öngörülüyor.
PROJE ALANI KURU TARIM ARAZİSİ OLARAK TANIMLANDI
ÇED raporunda projenin yapılacağı alanın mevcut arazi kullanımının kuru tarım alanı olduğu bilgisi de yer aldı. Üst ölçekli çevre düzeni planında ise proje sahasının tarım alanı ve turizm merkezi kullanımlarından etkilendiği ifade edildi.
4 milyar 882 milyon TL yatırım bedeline sahip termal turizm projesinde ÇED sürecinin nihai değerlendirme aşaması tamamlanırken, özellikle su ihtiyacının karşılanması, yeni kuyular için izin süreçleri ve atıksuların deşarj koşulları raporda öne çıkan çevresel başlıklar oldu.




