Destici, BBP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fon soruşturmasına da değinen Destici, küçük yatırımcıların ve manipülasyon, spekülasyon ya da haksız kazanç süreçlerine dahil olmayan yatırımcıların uğradığı zararların devlet hazinesinden karşılanmasını doğru bulmadığını söyledi.
Fon piyasalarında yaşananların yalnızca ekonomik bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Destici, sürecin devletin şeffaflığı ve kamuoyunun adalet duygusu açısından da önemli hale geldiğini ifade etti. Sermaye yapıları ile siyasi nüfuz veya himaye iddialarının birlikte anılmasının hukuk devleti anlayışı çerçevesinde ciddi biçimde incelenmesi gerektiğini belirten Destici, buna karşılık mesnetsiz iddialarla kişilerin itham edilmesine de karşı olduğunu söyledi.
“ZARARLAR VURGUNCULARDAN KARŞILANMALI”
Destici, fon krizinde oluşan zararın sorumlulara yüklenmesi gerektiğini belirterek, küçük yatırımcıların mağduriyetinin devlet bütçesinden giderilmemesi gerektiğini savundu.
Dar gelirli vatandaşların ellerindeki sınırlı birikimleri borsa ve fonlarda değerlendirerek kira, taksit veya kredi kartı borçlarını karşılamaya çalıştığını ifade eden Destici, bu kişilerin birikimlerinin kaybedilmesinin ağır bir mağduriyet oluşturduğunu söyledi.
Destici, söz konusu zararın oluşmasına neden olduğunu belirttiği kişilerin yurt içinde veya yurt dışında bulunmasının sonucu değiştirmemesi gerektiğini ifade etti. Sorumluların ortaya çıkarılması ve paranın bulunarak geri getirilmesi gerektiğini belirten Destici, zararların vurgundan elde edildiğini savunduğu gelir üzerinden karşılanması gerektiğini dile getirdi.
“SİYASİ NÜFUZ VE İKTİSADİ ÇIKAR İLİŞKİLERİ AYDINLATILMALI”
Destici, borsa, yatırım fonları ve piyasalardaki olağan dışı hareketliliğin siyaset, sermaye ve kamusal güç arasındaki ilişkiler konusunda soru işaretleri oluşturduğunu söyledi.
Sermaye yapılarının veya ekonomik çevrelerin siyasi nüfuz ya da himaye iddialarıyla birlikte anılması halinde konunun hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda ele alınması gerektiğini belirten Destici, siyasi nüfuz ile ekonomik çıkarların kesiştiği alanların şeffaf biçimde incelenmesinin devletin sorumluluğu olduğunu ifade etti.
BBP olarak piyasa ekonomisinin vesayet altına alınmasını istemediklerini belirten Destici, hukuka bağlı, şeffaf, adil ve rekabetçi bir sermaye piyasasının oluşturulması gerektiğini söyledi. Konunun siyasi polemik malzemesine dönüştürülmesine karşı olduklarını belirten Destici, yolsuzluğa bulaştığını belirttiği kişilerin de bu süreç üzerinden kendilerine alan açmasına izin verilmemesi gerektiğini savundu.
YAZICIOĞLU DAVASINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Destici, açıklamasında BBP kurucusu Muhsin Yazıcıoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmaya da değindi.
Soruşturma dosyasının Kahramanmaraş’tan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına geldiğini belirten Destici, haziran ayından bu yana iki operasyon dalgasının gerçekleştirildiğini söyledi.
İlk operasyonda 19 şüphelinin tutuklandığını aktaran Destici, dosyalarda gizlilik kararı bulunduğunu hatırlatarak değerlendirmelerini mevcut bilgi ve belgelere göre yaptığını ifade etti.
İlk operasyonun, helikopterin savaş uçakları tarafından düşürüldüğüne ilişkin güçlü iddia ile sivil ve askeri kaza kırım ekiplerine yönelik olduğunu belirten Destici, ikinci operasyonun ise helikopterin düşmesinin ardından ortaya çıkan bilgi kirliliği, arama-kurtarma çalışmalarının geciktirilmesi ve farklı bölgelerde arama yapıldığına ilişkin güçlü şüphelerle bağlantılı olduğunu söyledi.
İKİNCİ OPERASYONDA 38 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Destici, ikinci operasyon kapsamında 38 kişinin gözaltına alındığını, bunlardan 36’sı hakkında tutuklama kararı verildiğini açıkladı.
Gözaltı kararlarının daha fazla kişi hakkında verildiğini belirten Destici, bazı şüphelilerin yurt dışında bulunduğunu, bazı kişilerin ise FETÖ soruşturmaları kapsamında tutuklu olması nedeniyle gözaltına alınamadığını ifade etti.
Destici, soruşturmanın hukuk içerisinde ve yalnızca hukuk yoluyla yürütülmesi gerektiğini belirterek, sürecin bütün şüpheleriyle aydınlatılacağına ve gerçeğin ortaya çıkacağına inandığını söyledi.
FUTBOL VE BAHİS SORUŞTURMASINI DA DEĞERLENDİRDİ
Destici, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen bahis ve hakemler dosyası soruşturmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Futbolun toplumun yoğun ilgi gösterdiği spor dalı olduğunu belirten Destici, yaşanan sorunların bazı açılardan ikinci derecede görülebileceğini ancak toplumun gündemindeki hiçbir konuya kayıtsız kalamayacaklarını ifade etti.
Destici, Türkiye’nin uluslararası müsabakalarda aldığı son iki yenilgiden duyduğu üzüntüyü de dile getirerek, önümüzdeki iki maçın başarılı şekilde tamamlanmasını ve bu sonuçların telafi edilmesini umduğunu söyledi.




