BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, partisinin genel merkezinde düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Destici, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndaki konuşmasına ilişkin değerlendirmesinin ardından Manisa’nın Turgutlu ilçesinde okul önünde yaşanan silahlı saldırıya değindi.
Destici, bir çocuğun eline silah geçtiğinde bunun yalnızca güvenlik sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, ailelerin, okulların, rehberlik servislerinin ve ilgili kurumların koordineli hareket etmesi gerektiğini söyledi. Akran zorbalığı, şiddet eğilimi, dışlanma ve tehdit gibi işaretlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
“OLAYLARIN ÖNCESİNDE MUTLAKA BİR İŞARET FİŞEĞİ VARDIR”
Okullarda güvenlik önlemlerinin yanı sıra olaylar yaşanmadan önce risklerin tespit edilmesi gerektiğini belirten Destici, silaha erişimin önlenmesi ve okul güvenliğinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Destici, aile, okul, rehberlik birimleri, yerel yönetimler ve güvenlik birimleri arasında daha güçlü koordinasyon kurulması gerektiğini söyledi.
“BİZ SÖZ DEĞİL, FİİL İSTİYORUZ”
Cemil Bayık’ın son açıklamalarına da tepki gösteren Destici, Bayık’ın terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın özgür bırakılmasını silah bırakmanın şartlarından biri olarak öne sürdüğünü ve KCK’nın İmralı ile doğrudan temas kurması gerektiğini savunduğunu belirtti.
Bayık’ın “Süreç başarısız olursa büyük bir savaşa hazırız” şeklindeki açıklamasına değinen Destici, terör örgütünün silah bırakmasına ilişkin sözlerden ziyade sahadaki fiili durumun dikkate alınması gerektiğini söyledi.
“TÜRK’E KEFEN BİÇMEYE KALKANIN SONU KORKUNÇ OLUR”
Destici, açıklamalarının devamında Bayık’ın sözlerine ilişkin sert ifadeler kullandı. Türkiye’nin geçmişte terörle mücadele ettiğini belirten Destici, “Biz Türkler savaştan hiçbir zaman kaçmadık, kaçmayız. Türk’e kefen biçmeye kalkanın sonunun korkunç olacağını da herkesin bilmesini isterim” dedi.
Destici, terörsüz Türkiye sürecinde örgütün yalnızca açıklamalarının değil, silahların, mühimmatın, finans kaynaklarının ve insan kaynağının durumunun da dikkate alınması gerektiğini savundu. “Biz söz değil, fiil istiyoruz” ifadelerini kullandı.




