İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Genel Merkezi’nde düzenlenen Siyaset Akademisi’nin açılış programına katıldı. Dervişoğlu konuşmasında Türk Dil Bayramı, siyaset, ekonomi, fon ve borsa soruşturması ile emeklilerin yaşadığı sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“TÜRKÇE KONUŞUP TÜRKÇE DÜŞÜNEBİLENLERİN DİL BAYRAMINI KUTLUYORUM”

Bugünün Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde 1. Türk Dili Kurultayı’nın toplanmasının 94’üncü yıl dönümü olduğunu hatırlatan Dervişoğlu, Türk Dil Bayramı’nı kutladı.

Dervişoğlu, “Türkçemiz dil bayrağımızdır. Türkçe konuşup Türkçe düşünebilenlerin dil bayramını da bu vesileyle tebrik ediyorum. Öncelikle şunu eklemeliyim. Her Türkçe konuşan Türkçe düşünemiyor. Bugün Türkiye’yi yönetenlerde gördüğüm zaafiyet de budur. İktidar sahipleri Türkçe konuşuyor ama aynı dilden feryat eden milletimizi maalesef anlayamıyor. Dil sadece kelimelerden ibaret değildir. O kelimelerin oluşturduğu fikirdir, duygudur, akıldır ve vicdandır” dedi.

“GERÇEĞİN ÜZERİNİ UZUN ZAMAN ÖRTBAS EDERSENİZ, GÜN GELİR PATLAR”

Kirletilen siyasete karşı temiz siyasetin peşinde olduklarını söyleyen Dervişoğlu, kullandıkları dile ve siyasi tercihlere dikkat etmek zorunda olduklarını belirtti.

Dervişoğlu, “25 yıldır ‘Mağdurum da mağdurum’ diye dolaşan bir iktidarla muhatabız. İşte biz bu siyaset tarzına karşı çıkıyoruz. O meşhur sözde olduğu gibi herkesi bazen kandırabilirsiniz. Bazılarını her zaman kandırabilirsiniz. Ama herkesi her zaman kandıramazsın. Çünkü eninde sonunda gerçek ortaya çıkar. Ve zaten gerçeğin bir gün ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. Gerçeğin üzerini uzun zaman örtbas ederseniz, gün gelir patlar. Hem de Çernobil gibi patlar. Ve geride bedeli ağır dersler bırakır” diye konuştu.

Yanlışların, ihmallerin, suskunluğun, şahsi hesapların ve suistimallerin gerçekleri perdelediğini ifade eden Dervişoğlu, 1986 yılında Çernobil nükleer santralinde yaşanan felaketin yalnızca bir reaktörün patlaması olmadığını söyledi.

Dervişoğlu, bunun aynı zamanda bir yönetim ve sorumluluk anlayışının iflası olduğunu belirterek, yanlışların yapıldığını, tehlikelerin küçümsendiğini ve bilginin saklandığını ifade etti. Dervişoğlu, gerçeğin ise hiç değişmediğini söyledi.

Özgür Özel, erişim engellerinden sonra X ve Instagram'a çağrıda bulundu
Özgür Özel, erişim engellerinden sonra X ve Instagram'a çağrıda bulundu
İçeriği Görüntüle

“HIRSIZA, UĞURSUZA YOL VERMEYENLER YÖNETİYOR OLSAYDI BU KRİZ YAŞANMAZDI”

Türkiye’de siyasete hakim gücün kurumsal anlayışının, kurallarının, ahlakının ve millete karşı sorumluluk duygusunun kalmadığını savunan Dervişoğlu, Cumhuriyet’in vatandaşıyla yaptığı sözleşmeden kopmuş bir idareyle karşı karşıya olunduğunu ileri sürdü.

Yapılan yanlışların ve kötülüklerin sonuçlarıyla yüzleşildiğinde hiçbir sorumluluğu yokmuş gibi davranan bir yönetim anlayışı bulunduğunu söyleyen Dervişoğlu, “Hep söylediğim gibi devlet olmak balığı baştan kokutmamaktır. Devlet insanı olmak kokmayan tuz olmaktır. Maalesef bugün balık baştan koktuğu gibi tuz da kokmuştur” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, aileleriyle birlikte milyonlarca vatandaşı mağdur ettiğini savunduğu fon ve borsa skandalının bir günde ortaya çıkmadığını belirtti.

Her yerde konuşulanların, konunun uzmanlarının uyarılarının ve piyasanın kural ve şartlarının aylardır uyarıda bulunduğunu söyleyen Dervişoğlu, bu süreçte susulmasının ortaya çıkan suçun ve mağduriyetin sebeplerinden biri olduğunu ileri sürdü.

Dervişoğlu, “İşte bu yüzden siyasette hakkı hak bilenlerin olması gerekliliğini söylüyorum. Bu ülkeyi eğer vatandaşının hakkını hukukunu bilenler, hırsıza, uğursuza yol vermeyenler yönetiyor olsaydı, emin olun bu kriz asla yaşanmazdı” dedi.

“O EMEKLİMİZDEN AKAN KAN, BU HÜKÜMETE SIÇRAMIŞTIR”

Dervişoğlu, Anayasa Mahkemesi önünde emeklilerin düzenlediği eylem sırasında yaşamını yitiren emekli polis Ali Şekeroğlu’na da değindi.

Geçinemediği için bir emeklinin Anayasa Mahkemesi önünde intihar girişiminde bulunduğunu ve hayatını kaybettiğini söyleyen Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Geçinemediği için bir emeklimiz Anayasa Mahkemesi’nin önünde intihara teşebbüs etmez, hayatını kaybetmezdi. Altını çizerek hep söylüyorum. Yaşam mücadelesi için eylem yapmaya gelen o emeklimizden akan kan, bu hükümete sıçramıştır.”

Dervişoğlu, göz göre göre geldiğini savunduğu finansal felaketin hükümetin “ehliyetinin, muhakemesinin ve hatta görev ahlakının tükendiğini” gösterdiğini öne sürdü.

“SORUMLULUK YALNIZCA YAPTIKLARINIZDAN DOĞMAZ”

Hukukta müteselsil sorumluluk kavramının bulunduğunu belirten Dervişoğlu, bir zararın meydana gelmesinde birden fazla kişinin sorumluluğu varsa sorumluluğun yalnızca zararı en son doğuran kişinin üzerine bırakılamayacağını söyledi.

Devlet idaresinde de yetkili olunduğu halde görülen bir yanlışa seyirci kalmanın kişiyi o yanlışın sorumluluğundan kurtarmayacağını savunan Dervişoğlu, sorumluluğun yalnızca yapılanlardan değil, yapılması gerektiği halde yapılamayanlardan ve yapılmayanlardan da doğduğunu ifade etti.

“İşte siyaset dediğimiz şey de tam burada başlar” diyen Dervişoğlu, İYİ Parti Siyaset Akademisi’nde bu anlayış doğrultusunda bir eğitim yürütüldüğünü belirtti.

Dervişoğlu, akademide gerçeğin, hakkın, hakikatin ve adaletin peşinde olmayı esas alan bir siyaset anlayışını sürdürdüklerini söyledi. İnançlarının da anlayışlarının da bu olduğunu belirten Dervişoğlu, akademide öğretmek istediklerinin bunlar olduğunu ifade etti.

“KURUMLARI VAR EDEN KAVRAMLARA DUYULAN GÜVEN AŞINDI”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin iktidara gelmesi halinde iktidarın ilk sabahında çıkıp millete “enkaz devraldık” söylemiyle yaklaşmayacağını belirtti.

Dervişoğlu, konuşmasının sonunda kurumları var eden kavramlara duyulan güvenin aşındığını belirterek, İYİ Parti’nin siyaset anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.