Bristol Üniversitesi öncülüğünde yürütülen bir araştırma, deprem olasılığını hesaplayan modellerin güvenilirliğini uzun süreli gözlemlerle sınadı. Kaliforniya için hazırlanan 50 bini aşkın tahmini inceleyen ekip, bazı modellerin gerçekleşen depremlerin sayısı, konumları ve büyüklük dağılımlarıyla istatistiksel olarak tutarlı sonuçlar ürettiğini belirledi.
Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışmada, Ağustos 2007–Ağustos 2018 arasında 27 modelin ürettiği 51 bin 625 ertesi gün tahmini, büyüklüğü 3,95 ve üzerindeki 597 depremle karşılaştırıldı. Araştırmanın temel özelliği, tahminlerin depremler gerçekleşmeden önce hazırlanmış olmasıydı. Böylece modeller, henüz bilinmeyen olaylar karşısındaki performanslarıyla değerlendirildi.
TAHMİNLER DEPREMDEN ÖNCE ÜRETİLDİ
Uluslararası Deprem Öngörülebilirliğini Araştırma İşbirliği’nin (CSEP) yürüttüğü deneyde modeller, geçmiş deprem kayıtlarından yararlanarak izleyen 24 saatte beklenen sismik etkinliği hesapladı. Bu hesaplamalar daha sonra gerçek deprem kayıtlarıyla karşılaştırıldı.
Sonuçlar, modellerin deprem sayısı ve büyüklüklerinin dağılımını açıklamada, depremlerin konumlarını öngörmeye kıyasla daha tutarlı olduğunu gösterdi. Bazı model türleri, uzun değerlendirme dönemi boyunca gözlemlerle uyumunu korudu. Ancak bu uyum, her depremin tek tek önceden bilindiği anlamına gelmiyor.
KESİN ZAMAN DEĞİL, OLASILIK
Araştırmanın başyazarı José A. Bayona, Bristol Üniversitesi’nin açıklamasında, mevcut hiçbir bilimsel yöntemin bir sonraki depremin tam olarak nerede ve ne zaman gerçekleşeceğini söyleyemediğini vurguladı. Bayona’ya göre olasılığa dayalı hesaplamalar, belirli bir zaman aralığında hangi bölgelerde ve hangi büyüklüklerde deprem görülmesinin daha olası olduğuna ilişkin yararlı bilgi sağlayabiliyor.
Bu ayrım, araştırmanın nasıl yorumlanması gerektiğini de belirliyor. Çalışma, “yarın şu saatte deprem olacak” diyen bir yöntem sunmuyor. Özellikle sismik etkinliğin arttığı dönemlerde kamu kurumlarının ve afet yönetim birimlerinin değerlendirmelerinde kullanabilecekleri hesapların güvenilirliğini inceliyor.
Ekip, sonuçların bağımsız araştırmacılar tarafından yeniden sınanabilmesi için kullanılan verileri, analiz kodlarını ve açıklayıcı belgeleri de erişime açtı.
TÜRKİYE İÇİN AYRI SINAMA GEREKİYOR
Araştırma Kaliforniya’daki deprem kayıtlarına dayanıyor. Bu nedenle elde edilen başarı, aynı modellerin Türkiye’de de aynı sonuçları vereceğini göstermiyor. Türkiye için yapılacak değerlendirmelerde modellerin yerel deprem verileriyle ayrıca sınanması gerekiyor.




