DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları” kapsamında Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde düzenlenen halk toplantısına katıldı. Toplantıda konuşan Hatimoğulları, toplumsal barış ve Kürt sorununa dair mesajlar verdi.
ÖCALAN VE SÜREÇ MESAJLARI
Konuşmasına Barış Anneleri’ni selamlayarak başlayan Hatimoğulları, 15 Şubat’ın PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın yakalanmasının yıl dönümü olduğunu hatırlattı. Hatimoğulları, Öcalan’ın 27 Şubat’ta bir süreç başlattığını belirterek, "Süreç, 15 Şubat komplosunu boşa düşürmeyi amaçlayan önemli bir adımdır. Bugün İmralı Heyetimiz Öcalan ile görüşüyor ve önemli mesajlar verilecektir" dedi.
"DİPLOMASİ MASASI SADECE MÜNİH’LE SINIRLI OLMAMALI"
Suriye’deki 30 Ocak mutabakatına ilişkin eleştirilere yanıt veren Hatimoğulları, bu anlaşmanın Rojava için kritik bir adım olduğunu vurguladı. “Münih Konferansı’nda Kürtler uluslararası arenada etkili oldu. Bu diplomasi Türkiye’de de yürütülmeli. Kürtlerle masada diplomasi, Suriye’deki öz yönetim de dahil edilerek Ankara’da kurulmalı” diye konuştu.
Hatimoğulları, bölgede yapılan hatalara dikkat çekerek, Irak’taki Mahmur ve Şengal gibi alanların tehdit edilmemesi gerektiğini ifade etti. “Barış, Kürt halkıyla stratejik bir şekilde yürütülmeli. Suriye, Türkiye, Irak ve İran’daki Kürtler için aynı çerçevede yol alınmalıdır” dedi.
"KÜRT SORUNU TERÖR ÇERÇEVESİNDE ELE ALINMAMALI"
TBMM’de yürütülen komisyon çalışmalarına değinen Hatimoğulları, raporun son aşamaya geldiğini ve önemine işaret etti. “Bu rapor yüzyıllık Kürt sorununu tek başına çözmeyecek, ama somut adımlar için kritik bir belge olacak. Umuyoruz ki rapor, Kürt sorununu artık ‘terör’ çerçevesinde tanımlamaktan vazgeçer” dedi.
Hatimoğulları, özel yasaların ve mevcut kanunlarda yapılacak değişikliklerin, Kürt halkının ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğini belirtti. “TMK, TCK ve infaz yasasında yapılacak düzenlemelerle somut adımlar atılmalı” diye ekledi.
Hatimoğulları, halkın sokak röportajlarında dile getirdiği beklentilere de dikkat çekti: “Çocuklarımız hapiste, AİHM kararlarına rağmen Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ serbest bırakılmadı. Çıkacak yasa, bu sorulara yanıt vermeli ve üç sac ayağı olmalı: hukuk, özgürlükler ve demokrasi.”
Süreçte Türkiye’nin eylem göstermesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, “Umut hakkı başta Öcalan olmak üzere mahpuslar için önemlidir. Masada diyaloğun başarısı, alanlarda güçlü bir mücadele ile mümkündür” dedi.
DEM PARTİ’DEN DEMOKRATİK GELECEK VURGUSU
Hatimoğulları, 100 yılı aşkın süredir Kürt halkının inkar edildiğini belirterek, “Yeni yüzyıl Kürt halkının çözüm yılı olmalıdır. DEM Parti olarak, Türkiye’de yaşayan tüm halkların eşit yurttaş olarak hissedebileceği demokratik bir Türkiye için çalışmalarımız sürecek” diye konuştu.
Toplantıyı, “Öcalan’ın özgürlüğü sağlanana kadar ve Kürt halkı eşit ve adil bir düzende yaşayana dek mücadelemiz devam edecek” sözleriyle tamamladı.




