DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, İmralı’da terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmelerin kurumsal bir çerçeveye kavuşturulması gerektiğini söyleyerek, "Farklı kesimlerle görüşme talebi hem Sayın Öcalan'ın hem bizim bunu süreç açısından ne kadar önemli olduğunu ifade edişimizin üzerinden aylar, yıllar geçti. Artık hem koşulların sürece uygun bir hale getirilmesi gerekiyor hem de iletişim imkanlarının ve olanaklarının genişletilmesi, arttırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Komisyon raporunun tamamlandığını ve sürecin bir an önce yasal düzenlemelere evrilmesi gerektiğini belirten Doğan, "Temel hedefimiz, ‘çerçeve yasa’nın temmuz ayında gündeme gelmesi ve gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi olmalı" dedi. Doğan, partisinin 5. Olağan Büyük Kongresi'nin de 20 Eylül'de Ankara Arena Spor Salonu'nda yapılacağını bildirdi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında yapılan değerlendirmeler ve alınan kararlara ilişkin basın toplantısı düzenledi.
Parti genel merkezindeki toplantıda süreçle ilgili “çerçeve yasa” tartışmalarına değinen Doğan, yasal adımların bir an önce atılması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:
“Kaçınılmaz bir şekilde artık sürecin yasal güvenceye kavuşturulması gerekiyor. İmralı heyetimiz önce iktidar yetkilileriyle görüştü, sonra heyete sorulan sorularda da doğrudan yanıt verdiler. Ardından Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş’la bir görüşme gerçekleştirdiler. Bu görüşmeler önemli ve tabii ki devam edecek. Yine daha önce de vurguladığımız üzere, görüşmede ‘Geçiş Hukuku Yasası’, bir başka ismiyle ‘çerçeve yasa’ ya da kimilerinin ‘kod yasa’ dediği, neticede bir yasal çerçeveye kavuşturulacak düzenlemeler ve bunların içeriği ile buna dönük sağlanması gereken uzlaşı tartışılıyor, konuşuluyor. Sürecin ilerleyebilmesi için de Meclis çalışmalarına ara vermeden bu düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekiyor.”
"KURTULMUŞ'UN TAKVİM BELİRLEMESİ GEREKİYOR"
Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş'la DEM Parti İmralı Heyeti üyelerinin yaptığı görüşmenin kapsamı tam olarak bu şekildeydi. Aslında kapsama dair bir fikir birliği var. Nitekim Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş da bunu ifade ettiler. Daha önce verdikleri bir söyleşide diyorlar ki; Meclis çalışmalarına ara vermeden önce bu yasal düzenleme ile ilgili mesainin yapılması gerekiyor. Meclis Başkanı'nın da görüşmede çerçeve yasanın zamanlamasına dair heyetimizin de hem fikir olması tabii ki önemli, ancak yetersiz. Şimdi hem Meclis Başkanı sıfatıyla hem de Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na başkanlık yapan kişi olarak sorumluluk alması gereken makam Meclis Başkanlığı makamı. Dolayısıyla bu makam temennide bulunması gereken makam değil. Yol haritasını ortaya çıkarması gereken, bu konuda konsensüs sağlanabilmesi için siyasi partilerle bir fikir ortaklığında bulunması gereken bir makam. O yüzden bizim beklentimiz yalnızca zamanlamaya ilişkin hemfikir olmak değil, bu zamanlamaya ilişkin gerekenleri de bir an evvel yapmak.
Yıllarca çalınmış bir gelecek tahayyülünden bahsediyoruz. Artık yeter; o yüzden geçiş hukuku yasasının önüne engel çıkarmayalım. Gerekçe aramayalım, bu konudaki kararlılığı herkes ifade ediyor. Bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan temponun artacağını ve hızlanacağını söyledi. Biz bunun yansımalarını görmek istiyoruz. Bu siyasi iradenin artık Meclis zemininde somut bir biçimde ortaya çıkmasını istiyoruz.
Temel hedefimiz, ‘çerçeve yasanın’ temmuz ayında gündeme gelmesi ve gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi olmalı. Biz bu konuda kararlıyız. Bu konudaki çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ses yükseltmek istiyoruz. Buna karşı suskun kalamayız. Söz konusu olan insan canıdır. Daha önemli ne olabilir? Meclis bunun için çalışmayacaksa niçin çalışacak?
İmralı heyetimizin bir yandan temasları sürerken, tabii ki biz de kendi temaslarımızı parti olarak da sürdüreceğiz. İmralı heyetimizle senkronize bir biçimde, ayrıca onlardan gelen bilgiler ve değerlendirmelerle, o görüşmelerin ışığında çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu kapsamda sivil toplum örgütleri, farklı toplumsal kesimler, şahsiyetler ve siyasi partilerle temaslarımız devam edecek.
TERÖR ÖRGÜTÜ ELEBAŞI ÖCALAN'A İLE GÖRÜŞME!
Bazı değerlendirmelerde şunu gördük; Sayın Öcalan'ın farklı kişi, kurum ve çevrelerle daha etkin görüşebilmesini sağlayacak düzenlemelerin önünde herhangi bir engel bulunmadığı belirtiliyor. Şimdi madem bir engel yok, neden bunlar gerçekleştirilmiyor? Engel varsa niye böyle değerlendirmeler yapılıyor? Yoksa gereği niye yapılmıyor? Veya mevzuat buna imkan tanıyorsa sürecin ilerlemesine katkı sunacak bu tür adımları kimler, neden geciktiriyor? Süreç karşıtlarının kimler, neden ellerini güçlendirmek istiyor? Bu kesimlerin hangi maksatla bunu yaptığına kim nasıl yanıt verebilir? O yüzden hâlâ İmralı Adası'na ziyaretlerle ilgili pek çok soru yanıtsız kalıyor.
Bu belirsizlik giderilmeli ve başta heyetimiz olmak üzere toplumun farklı kesimleri elbette görüşmeleri belli periyotlarda yapabilmeliler. Bunun bir düzeni olmalı. Farklı kesimlerle görüşme talebi hem Sayın Öcalan'ın hem bizim bunu süreç açısından ne kadar önemli olduğunu ifade edişimizin üzerinden aylar, yıllar geçti. Artık hem koşulların sürece uygun bir hale getirilmesi gerekiyor hem de iletişim imkanlarının ve olanaklarının genişletilmesi, arttırılması gerekiyor.”
Partisinin kongre hazırlıklarının da sürdüğünü ifade eden Doğan, "DEM Parti olarak 5. Olağan Kongremizi 20 Eylül'de Ankara Arena Spor Salonu'nda gerçekleştireceğiz. Şimdi tüm hazırlıkları 20 Eylül'e en güçlü şekilde gidebilmek ve hazırlanmak üzerine yapıyoruz." diye konuştu.


