Cengiz Holding’in Rize’nin İkizdere ilçesinde yer alan Eskencidere Vadisi’nde işlettiği taş ocağına ilişkin “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir” kararı yargıdan döndü. Rize Valiliği tarafından verilen karar, Rize İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi.
MAHKEMEDEN TAŞ OCAĞINA İPTAL KARARI
İyidere Lojistik Limanı inşaatına dolgu malzemesi sağlamak amacıyla Eskencidere Vadisi’nde açılan taş ocağı projesine verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının iptali için bölge sakinleri ile çeşitli sivil toplum ve meslek örgütleri 2021 yılında dava açmıştı. Açılan dava, Rize İdare Mahkemesi tarafından karara bağlandı.
Mahkeme, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Cengiz İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Yapı ve Yapı İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin, davalı Rize Valiliği yanında müdahil olduğu dosyada, “ÇED Gerekli Değildir” kararına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğuna hükmetti.
PROJE DOSYASINDA CİDDİ EKSİKLER TESPİT EDİLDİ
Mahkeme kararında, “ÇED Gerekli Değildir” kararına dayanak oluşturan Proje Tanıtım Dosyası’nda (PTD) önemli eksiklikler bulunduğu vurgulandı. Proje sahasının hidrolojik ve hidrojeolojik açıdan yüksek hassasiyet taşıdığına dikkat çekilen kararda, detaylı bir hidrojeolojik modelleme yapılmadığı belirtildi.
Kararda, içme suyu kaynaklarının doğrudan etkilenme riskinin devam ettiği, atık yönetimi açısından proje alanının yüksek risk taşımasına rağmen PTD’de bu konuların genel ve yetersiz ifadelerle ele alındığı kaydedildi. Atık depolama alanlarının konumu, kapasite hesaplamaları ve acil durum planlarının da yeterince ayrıntılandırılmadığı ifade edildi.
TARIM ALANLARI VE REHABİLİTASYON PLANI YETERSİZ
Mahkeme, arazi ıslahına yönelik planlamanın yeterli olmadığını, proje sahası çevresindeki çay tarımı yapılan alanların oluşacak toz emisyonları nedeniyle olumsuz etkileneceğini belirtti. Ayrıca sahanın rehabilitasyonu ve doğaya yeniden kazandırılmasına ilişkin kapsamlı ve detaylı bir planlama yapılmadığı da karar gerekçeleri arasında yer aldı.
Tüm bu nedenlerle, Proje Tanıtım Dosyası’nın çevreyi korumaya yönelik gerekli önlemleri içermediği, bilimsel ve teknik açıdan yeterli olmadığı ve bu sebeple “ÇED Gerekli Değildir” kararının hukuka ve mevzuata uygun olmadığı sonucuna varıldı.
"HAKLILIĞIMIZ ORTAYA ÇIKTI AMA VADİ YOK EDİLDİ"
Davacıların avukatı Yakup Şekip Okumuşoğlu, verilen iptal kararının hukuki açıdan önemli olduğunu ancak doğaya verilen zararın geri döndürülemediğini söyledi. Davanın 2021 yılından bu yana sürdüğünü hatırlatan Okumuşoğlu, sürecin gecikmesinin ağır sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
Okumuşoğlu, “Bu dava ivedi yargılama usulüne tabi olmasına rağmen yıllarca sonuçlanmadı. Danıştay süreci nedeniyle dosya iki kez bozuldu, sayısız keşif yapıldı, ciddi bilirkişi ücretleri ödendi. Bugün bir kez daha haklı olduğumuz tescillendi ancak beş yıl boyunca çalışmalar sürdü. Korumaya çalıştığımız şahane bir coğrafya ve bir vadi baştan sona yok edildi” dedi.
"KAZANDIK AMA ADALETE GEÇ ULAŞTIK"
Kararın bu aşamadan sonra müvekkiller açısından sınırlı bir anlam taşıdığını dile getiren Okumuşoğlu, idari yargı süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı. “Keşke bu karar çok daha önce verilebilseydi” diyen Okumuşoğlu, çevre davalarında geciken adaletin fiilen adaletsizliğe dönüştüğünü belirtti.
Eskencidere Vadisi’nde açılan taş ocağı, proje başlangıcından itibaren bölge halkının yoğun tepkisine neden olmuş, vadide yapılan protestolar zaman zaman jandarma müdahaleleriyle ülke gündemine taşınmıştı.




