Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nün (MIT) en yüksek akademik unvanı olan “Institute Professor” payesine sahip Prof. Dr. Daron Acemoğlu, Koç Üniversitesi mezuniyet töreninde konuştu.
Acemoğlu, demokrasinin dünyanın her tarafında çöktüğünü söyleyen ve demokratik kurumların çökme riski bulunduğunu belirtti.
Yapay zekanın hayatın her yönünü etkilediğini belirten Acemoğlu, "Yapay zekanın geleceği demokrasi ile çok derin bir biçimde çatışıyor ve ikisini aynı anda düşünmemiz lazım" dedi.
Acemoğlu, yapay zeka konusundaki yatırımların trilyonlarca dolar olduğunu kaydederken "Mikro bazda bakarsak yapay zekanın birçok alanda verimlilik getirdiğini görüyoruz. Ama ortada bir soru işareti var. Yapay zeka nereye gidecek ve niye yapay zekanın verimliliğe bir etkisini göremiyoruz?" diye sordu.
Yapay zekanın yönünü düşünmenin en büyük sorumluluk olduğunu kaydeden Acemoğlu, "Yapay zeka, bilgileri ve gücü; sosyal, ekonomik, siyasi gücü diderek daha fazla merkezileştiriyor. Birkaç tane şirketin, birkaç tane devletin elinde. İnsanlığın görmediği boyutta bir merkezileşme" dedi.
İş gücünün makimelere ve algoritmalara geçmesi olarak tanımladığı otomasyon hakkında da Acemoğlu, "Otomasyon, gelir dağılımını bozan bir süreç. İş gücü yerine kapitale daha çok önem verirseniz, kapitalin payı artar iş gücünün payı azalır" dedi.
"SOSYAL PROBLEMLER ARTAR"
Otomasyon sebebiyle bazı insanlar işlerini kaybettikçe işçiler arasındaki eşitsizliğin de artacağına dikkat çeken Acemoğlu, "Örneğin mavi yakalı işçilerin işçilerini kaybetmeleri ve bunun sonucu olarak yerel ekonomilerin çökmesi çok iyi anladığımız bir süreç şu anda. Ayrıca bunun bir sonucu da topluluklarda sosyal problemler artıyor, politikaya ilgi azalıyor, oy vermemeye başlıyorlar, uyuşturucu bağımlılığı, başka hastalıklar artıyor" diye konuştu.
Yapay zekanın insanlardan daha iyi bir noktaya geleceğine dair bir AGI kavramından bahseden Acemoğlu, "Böyle bir şey gerçeğe dönüşmeye başlarsa bu çok büyük bir otomasyona yol açacak. İnsanlar makinalarla rekabet edemeyecek. Bugün yapay zeka sektörü yatırımını tamamen AGI tarafından şartlandıran bir şekilde yönlendiriyor" dedi.
"İNSAN ZEKASIYLA YAPAY ZEKA AYNI DEĞİLDİR"
Yapay zekayı başka bir biçimde düşünmenin mümkün olduğunu kaydeden Acemoğlu, "İnsan zekası ile yapay zeka aynı şey değil. Çocukların nasıl öğrendiğine bakın. İnsanlığın öğrenmesinde üç ana eylem var, bunların hiçbiri yapay zeka için normal değil. Birincisi bir örnekten genelleştirme, ikincisi deneyim, üçüncüsü sosyal öğrenme. Yani yapay zeka ve insani zeka çok değişik duruyor. Bunların birini kullanıp birini ortadan kaldırmak hem doğal değil hem zor. Onun yerine verimliliği artıracak şey, yapay zeka ve insani yetenekleri tamamlayıcı olarak kullanmak" diye konuştu.
Acemoğlu, bunun mümkün olması için insanlar için yeni işler yaratılması gerektiğini söyledi ve "Teknolojiler bizim yaptıklarımızı da genişletebilir. Bunun için işçi açısından bakması lazım" dedi.
"DEMOKRASİYE İHTİYACIMIZ VAR"
İnsanlarla yapay zekayı tamamalayıcı olarak kullanmak gerektiğini kaydeden Acemoğlu, "Üç unsur var; bilim, demokrasi ve sorumluluk. Bilim kendi özerkliği, bağımsızlığı olan bir süreç. Eğer gelecek için bir umudumuz olacaksa bu bilimle bir arada olacak. Ama bugün bilim özerkliği kalmadı. Bilimin özerkliği en önemli şeylerden bir tanesi. Bunun ne bir insanın ne bir şirketin ne bir devletin elinde olmalı. İkincisi demokrasi. Eğer piyasa ekonomisi doğru yönü seçmeyecekse doğru yönü kim seçecek? Toplum beraber seçmek durumunda. Biz doğru analizi yapıp hayatımızın nasıl etkileneceğini görmemiz lazım. Bunun tek yolu demokrasi. Ama bugün demokrasi çökmek üzere. Yapay zekayı doğrulaştırmak için demokrasiye ihtiyacımız var. Demokrasinin geleceği ise yapay zeka tarafından daha zor hale getiriliyor." diye konuştu.
Yapay zekanın dünyadaki herkesi etkilediğini kaydeden Acemoğlu, "Yapay zekanın doğru yön bulması çok zor çünkü yapay zeka gücü merkezileştirerek gelişmekte olan ülkelerin hayatını zorlaştıracak hatta büyük olasılıkla gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin eşitsizliğini de büyütecek" dedi.
"SORUMLULUK HEPİMİZİN OMZUNDA"
Demokrasi ve demokratik kurumların yeniden kendi başına kurulamayacağını ifade eden Acemoğlu, "Bunun sorumluluğu hepimizin omuzlarında" dedi.