Güncel

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Nusaybin'de Türk bayrağına yapılan saldırıya tepki!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şanlı bayrağımıza uzanan kirli elleri muhakkak bulacak ve hesabını o hainlerden mutlaka soracağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, en düşük emekli maaşına ilişkin, "Malum en düşük emekli aylığını 20 bin liraya çıkartan kanun teklifinin genel kurul çalışmaları başladı. Teklifin yürürlüğe girmesiyle en düşük emekli aylığı 20 bin liraya yükselmiş olacak. Emeklilerin taleplerine hiçbir zaman kulak tıkamadık. Bugüne kadar emeklilerimizi sahip bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız." dedi.

Suriye'deki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Erdoğan, "Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğünü korumuş, siyasi birliği haiz, tek bir Suriye devletinin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye'nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza gösteremeyeceğizi de defalarca ilan ettik. Başarılı operasyonlarından dolayı Suriye ordusunu ve kardeş Suriye halkını tebrik ediyoruz." ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün yaşanan bayrak indirme provokasyonuna çok sert bir tepki göstererek, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet Bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır." şeklinde konuştu.

Değerli arkadaşlarım bir hususu dikkatinize getirmek istiyorum. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aziz milletimizin emanetine sıkı sıkıya sahip çıkıyoruz. CHP jet sosyetesinin ne millet ne devlet ne de emeklilerimizle ilgili derdinin olmadığını hepimiz çok iyi biliyorum. Belediyede düzenli aylık ödemeyenlerin, torpikal adalarda keyif çatanların belediyeleri iflasa sürükleyenlerin şov peşinde koştğunu benim milletim emeklim gayet iyi biliyor. Milletimiz bizim samimiyetimimzi bizim elimizden geleni yaptğını da iyi biliyor.

EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI

Malum en düşük emekli aylığını 20 bin liraya çıkartan kanun teklifinin genel kurul çalışmaları başladı. Teklifin yürürlüğe girmesiyle en düşük emekli aylığı 20 bin liraya yükselmiş olacak. Bu rakam göreve geldiğimizde sadece 66 liraydı. 40 dolara tekabül ediyordu. Yeni düzenlemeyle 480 dolara çıkmış olacak. Kasım 2002'de asgari ücret 184 liraydı. En düşük emekli maaşı asgari ücretin üçte biri kadardı. Emeklilerin taleplerine hiçbir zaman kulak tıkamadık. Bugüne kadar emeklilerimizi sahip bırakmadık, bundan sonra da bırakmayacağız. Kiralar ve hayat pahalılığı başta olmak üzere emeklilerimizin yaşadığı sıkıntıların farkındayız.

Türkiye kalkındıkça bundan emeklilerimizin de faydalanmasını sağladık. Deprem harcamaları azaldıkça elimizde daha fazla kaynak olacak. Türk ekonomisi hedeflerimize uygun büyüdükçe ortaya çıkan ilave katma değerden herkes istifade edecek. İnşallah tüm dünyayı kasıp kavuran bu fırtınadan alnımızın akıyla çıkacağız. Emeklilerimizden AK Parti'ye ve Cumhur İttifakı'na güvenmelerini rica ediyoruım. Biz meydanlarda emeklilere şunu yapacağız bunu yapacağız diye vaat verip işçisine maaş ödemeyenlere benzemeyiz.

Kredi ve burs oranlarında artış müjdesi vermiştik. Biz zaman içerisinde burs ve kredi miktarını sürekli iyileştirdik. Geçen yıl üniversite öğrencilerimize 34 milyar 14 milyon lira ödeme yaptık. 2026 yılında kredi ve burslarda yüzde 33 oranında artışa gittik.

Bir diğer müjdemiz güç programıdır. 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracağız. Öğrencilerimizin erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacağı, yeni mezunlarımızın ilk iş tecrübesinin risk olmaktan çıkacağı sistemi gençlere sunmuş olacağız. Biz hayat mücadelsinde gençlerimizin elinden tutarIz. Ana muhalefe ise gençleri istismar eder, meydanlarda paravan olarak kullanır, işleri bitince de kenara atar.

"SDG OLUMLU BİR ADIM ATMADI"

Komşumuz Suriye ülkede birliği sağlamak adına yoğun mücadele ediyor. SDG ile 10 Mart'ta bir mutabakat imzalandı. Buna göre SDG silahları bırakacak işgal ettiği yerleri teslim edecekti. SDG entegrasyon için belirlenen takvim içerisinde olumlu hiçbir adım atmadı. SDG mutabakata uymadığı gibi işgal ettiği yerlerde sivillere baskı yapmayı, sivil ve askeri hedeflere saldırmayı sürdürdü. Müzakereler maalesef olumsuz sonuçlandı. Bu arka plan temelinde Suriye ordusu saldırılar akabinde haklı ve meşru biçimde operasyonlar düzenledi.

Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğünü korumuş, siyasi birliği haiz, tek bir Suriye devletinin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye'nin güney sınırlarında ülkemizin güvenliğine tehdit oluşturacak ayrılıkçı bir yapıya rıza gösteremeyeceğizi de defalarca ilan ettik. Başarılı operasyonlarından dolayı Suriye ordusunu ve kardeş Suriye halkını tebrik ediyoruz. Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz daha fazla kan akmadan artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesi, Suriye’nin kuzeyindeki belli alanlara sıkışmış terör örgütünün silah bırakması, tasfiye olması ve daha fazla çatışmaya mahal verilmemesidir.

BAYRAK PROVOKASYONUNA TEPKİ

Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın intihar anlamına geleceği çok çok açıktır. Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla, dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkanı kalmamıştır. Dün varılan anlaşmaya riayet ederek silahları bırakmak ve meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur.

Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet Bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır.

"SURİYE'DEKİ KÜRTLER ÖZ KARDEŞLERİMİZDİR"

Suriye sahasında yaşanan tüm bu gelişmeleri çok yakından takip ettik ve ediyoruz. Türkiye'ye yönelik mevcut risklerin bertaraf edilmesi, yeni tehditlerin engellenmesi, Suriye'de barışın ve istikrarın süratle sağlanması için hassas bir süreç yürütüyoruz. Suriye'deki Kürtler bizim öz be öz kardeşlerimizdir. Suriye'deki Kürt kardeşlerimizin önceki zalim rejim altında ne tür baskıya maruz kaldığını çok iyi biliyoruz. Suriye'deki Kürtlerin hakkını kimse konuşmazken biz haklarını muhataplarımıza ifade ettik. Suriyeli Kürt kardeşlerimiz gündemimizin ilk sırasında olmaya devam etti.

"HİÇBİR ÜLKENİN TOPRAĞINDA GÖZÜMÜZ YOK"

Suriyeli muhacirlere kol kanat gerdik. Suriye'de 2011 yılında iç savaşın başlamasıyla Kürt kardeşlerimiz bu sefer de terör örgütlerinin baskısıyla karşılaştılar. Yeni Suriye hükümeti, Suriyeli Kürtlere kucak açmış, çok yapıcı davranmıştır. Terör örgütü Kürtlerin refahı ve huzuru yerine ölmeyi ve öldürmeyi tercih etmiştir. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yok, hiçbir ülkenin iç işlerine karışmayız. Ama ülkemize zarar gelmesine de müsaade etmeyiz. İlk günden beri her türlü riski gözeterek ilgili tüm kurumlarımızla gelişmeleri anbean izliyoruz.

Terör örgütü ayrıdır, benim Kürt kardeşlerim ayrıdır. Kimse, ister burada, ister orada olsun benim Kürt kardeşimin iradesini ipotek altına alamaz. Türkiye Cumhuriyeti buradayken, bu devlet hamdolsun dimdik ayaktayken kimsenin başka hami aramasına, başka dostlar, ortaklar peşinde koşmasına gerek yoktur. AK Parti varsa Cumhur İttifakı güçlüyse biz evelallah Kürt kardeşlerimize haksızlık yapılmasına, onların zarar görmesine asla izin vermeyiz.

Türkler, Kürtler, Araplar tarihte olduğu gibi birleşerek bölgemizin sorunlarını birlikte çözecektir. Bizim tek ve ortak bir şemsiyemiz, İslam kardeşliğidir. İçeriden ve dışarıdan körüklenen hiçbir fitne girişimine prim vermeden, hiçbir tahrike kapılmadan soğukkanlılığımızı daima muhafaza edeceğiz.