Cübbeli Ahmet, İmralı Süreci ve PKK’nın feshi tartışmalarına ilişkin önceki eleştirilerinin aksine bu kez MHP lideri Devlet Bahçeli’nin tutumuna destek verdi. Sürecin devlet aklıyla yürütüldüğünü belirten Ünlü, “Başta tam anlayamadık” diyerek yaklaşımındaki değişimi kamuoyu önünde dile getirdi.
Kamuoyunda Cübbeli Ahmet olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, MHP lideri Bahçeli'nin PKK lideri Abdullah Öcalan hakkındaki sözlerini ve süreci sert sözlerle eleştirmişti. Geçmişte “son terörist kalana kadar mücadele” söyleminin benimsendiğini hatırlatan Ünlü, “En milliyetçi dediğimiz adamlar öyle şeyler konuştular ki... Biz bu işleri yanlış buluyoruz, yanlış buluyoruz. düşmanla, kafirle barış olmaz. Ne olur? Muharebe olur" diyerek yetkililere ve kamuoyuna çağrıda bulunmuştu.
İran-İsrail savaşı, bölgesel gelişmeler ve Türkiye’nin güvenlik politikalarını konuşan Cübbeli Ahmet, bu kez Bahçeli’nin İmralı süreci ve PKK’nın feshi konusundaki tutumuna destek verdi. Bahçeli'nin bu sürecin üzerinde neden yoğun şekilde durduğunun ve sürecin başlangıcında atılan adımların tam olarak anlaşılamamış olabileceğini söyleyen Ünlü, devlet aklıyla hareket edildiğini ifade ederek, gelişmelerin şu ana kadar sorunsuz ilerlediğini söyledi.
Cübbeli, Türkiye içinde ve sınır hattında terör tehdidinin tamamen ortadan kaldırılmasının önemine işaret ederek, özellikle Suriye’deki yapılanmaların dış müdahalelere zemin oluşturabileceğini savundu. ABD ve İsrail’in bölge politikalarına atıfta bulunan Ünlü, Türkiye’nin bu risklere karşı önleyici adımlar attığını ve söz konusu düzenlemelerin devletin bekası açısından gerekli olduğunu söyledi. Bölgesel gerilimlerin Türkiye’ye yansıyabileceğini belirten Ünlü, devletin askerî ve siyasi tedbirler aldığını ancak bunun yanında toplumsal sorumluluğun da bulunduğunu dile getirdi. Toplumun adalet, hukuka riayet ve ahlaki ilkelere bağlı kalması gerektiğini vurgulayan Ünlü, iç huzurun korunmasının dış tehditlere karşı dayanıklılığı artıracağını ifade etti.
Cübbeli Ahmet, "Biz anlamamışız" ifadesiyle daha önce yaptığı açıklamalara ilişkin olarak şunları söyledi:
“Bak etrafımızda çok acayip garayip hikmetli, Allah tarafından adilane (Allah adaletsiz şey yapmaz) olaylar oluyor. 'Men dakka dukka'lar oluyor Çalma kapımı çalarlar kapını olaylar oluyor. 'Yaptıkları suçlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını bir kısmına musallat ederiz.' (En'am 129). Ayetinin sırrı zahir oluyor, tecelli ediyor. Bunları gören görüyor, görmeyen bir şey anlamıyor.
Ama bu bize de sinyal çakıyor. Bu sadece oraya buraya değil, bu size doğru geliyor. Onun için bunu anlamak lazım.
Devlet Bey, niçin bu PKK'nın feshi meselesinin bu kadar üzerine duruyor? Ondan sonra işte silahların bırakılması vesaire PKK'nın feshi işte SDG'nin Suriye hükümetine bağlanması falan bütün bu meseleler Türk devleti bu işin çok üzerinde duruyor.
Özellikle Devlet Bey, bu işin başını çekti önünü çekti. Biz de anlamadık baştan ne yapmak istiyor ama... Çünkü o devlet aklıyla devlet adamı onu anlıyor. Keşke önceden biraz da insanlara uyarsaydılar ama tabii birden bu işi başlatmak durumunda kaldılar ama şu ana kadar da bir falso olmadan iyi de ilerliyor gibi görünüyor.
Çünkü neden Türkiye'nin içinde terör belası kalkmadıktan sonra veya civarında Suriye'de şurada burada… SDG varsa onların aracılığıyla kara savaşı da yaptırır. Şimdi Amerika gelip İran'da kara savaşına giremiyor, İsrail'de kara savaşına giremiyor. Oralarda hepsini sererler yere. Iran askeri vesaire ama işte yukarıdan aşağı indiriyor bombaları dolayısıyla büyük tehlike. Ama SDG gibi bir şey olsa burada yani burada bizim sınırımızda buradan ona zaten vermiş 80 Bin tır silah bir desteklerse zaten onlar mayın gibi uyuşturuculu kafalarla dalacaklar buraya. Onları önlemeye çalışıyor. Çünkü burada da bitsin özellikle Suriye'de de bitsin bu iş. Neden? Amerikan İsrail'in kaşıyacağı bir yara kalmasın burada. Yara olursa yarayı birisi kaşır. İç savaş tehlikesi çıkarır. Burada çok büyük olaylar var 40 sene 50 sene çözülememiş bir sorun.
Maşallah, dualarla devam edelim tam çözülsün bitsin. Bu bela bize doğru geliyor. Yani karşımızda İsrail var. Savaş bundan sonra İsrail'le savaş. Ama Suriye'de kapışacağız ama nerede kapışacağız? Türkiye'ye gelip cesaret edemez, kara savaşına şuna buna dünyanın en korkak milleti ama işte maşa kullanıyor, çünkü sen o maşaları elinden almak için şu anda bu düzenlemeler. Ama bunlar maddi tedbirler. Tabii ki devlet hükümet bunları yapmak zorunda. Askeriye bunları hazırlığını yapmak zorunda. Bunlar maddi tedbirler, devletin bekası için elzem, doğru isabetli şeyler ama bu yetmiyor. Allah senin belanı vermesini istemiyorsan? Allah sana kafiri zalimi musallat etmesini istemiyorsan. Toplum birbirine zulüm yapmayacak, birbirine haksızlık yapmayacak, ihalelere fesat karıştırmayacak, birileri keselerini doldurayım diye rüşvet, faiz haram yalan borsa bulaşmayacak.
Birbirini ayağına dolaşmayacak, dolanmayacak. Toplum olarak tövbe edeceğiz."