Sosyal Ekonomik Kültürel Kalkınmayı Destekleme Derneği (SEKDER) tarafından UNICEF Türkiye ACAR Programı kapsamında ve Avrupa Birliği desteğiyle yürütülen proje çerçevesinde düzenlenen Etik ve Çocuk Duyarlı Dijital Habercilik Çalıştayı, Gazeteciler Cemiyeti’nde başladı. İki gün sürecek çalıştayın ilk gününde çocukların haberlerde nasıl temsil edilmesi gerektiği, dijital ayak izi, “unutulma hakkı”, şiddet haberleri, çocukların yüksek yararı ve yapay zekânın çocuk haberciliğine etkileri ele alındı.

Çocuk hakları uzmanı Menekşe Tokyay’ın moderatörlüğünü yaptığı çalıştayda medya ombudsmanı Faruk Bildirici ve gazeteci Semra Topçu konuşmacı olarak yer aldı. Çalıştaya çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile basın mensupları da katıldı.

DİJİTAL HABERLERİN KALICILIĞINA DİKKAT ÇEKİLDİ

Medya ombudsmanı Faruk Bildirici, çocukların ve ailelerinin özel hayatlarının haberlerde korunması gerektiğini belirterek dijital ortamda yayımlanan haberlerin kalıcı niteliğine dikkat çekti.

Bildirici, geçmişte gazete haberlerinin kısa süre içerisinde gündemden çıktığını ancak dijital medyada yayımlanan içeriklerin uzun yıllar erişilebilir durumda kaldığını söyledi. Bu nedenle “unutulma hakkı” kavramının önem kazandığını ifade eden Bildirici, dijital ortamda yayımlanan haberlerin uzun süre erişilebilir kalabildiğini belirtti.

TOKİ arsası üzerinden 90 milyon liralık dolandırıcılık iddiası: 8 gözaltı!
TOKİ arsası üzerinden 90 milyon liralık dolandırıcılık iddiası: 8 gözaltı!
İçeriği Görüntüle

Bildirici, Almanya’da yapılan seçimlerde Berlin’den seçilen siyasetçi Elif Eralp üzerinden medyada kişilerin aileleri ve çocuklarına ilişkin bilgilerin nasıl ele alınması gerektiğini anlattı.

Siyasetçilerin çocuklarının zaman zaman kamuoyuna “vitrin süsü” olarak sunulduğunu belirten Bildirici, çocukların haberlerde ve siyasi iletişimde kullanılmasının doğru olmadığını söyledi. Çocuklara ait fotoğrafların ilerleyen yıllarda ne gibi sonuçlar doğurabileceğinin öngörülemeyebileceğini belirten Bildirici, özellikle taciz ve cinsel saldırı haberlerinde çocukların kimliklerinin açığa çıkmasının sosyal ve kişisel yaşamlarında uzun vadeli sorunlara yol açabileceğini ifade etti.

Bildirici, gazeteciliğin insan odaklı bir meslek olduğunu belirterek çocukların korunması konusunda daha fazla özen gösterilmesi gerektiğini söyledi.

NARİN GÜRAN CİNAYETİ ÜZERİNDEN UYARDI

Bildirici, Narin Güran cinayetiyle ilgili haberlerin çocuklar üzerindeki etkisine de değindi. Cinayet soruşturmasının yürütüldüğü Tavşanlı köyündeki insanların haberler nedeniyle damgalandığını savunan Bildirici, köyde yaşayan çocukların da bu durumdan etkilendiğini belirtti.

18 yaşından küçük çocukların haberlerde korunması gerektiğini vurgulayan Bildirici, yalnızca çocuğun adının doğrudan verilmemesinin yeterli olmadığını söyledi. Çocuğun kimliğinin ailesinin adı, yaşadığı yer ve benzeri bilgiler üzerinden de belirlenebileceğine dikkat çeken Bildirici, haberlerde çocuğun kimliğinin dolaylı olarak ortaya çıkarılmaması gerektiğini ifade etti.

“ÇOCUĞUN YÜKSEK YARARI GÖZETİLMELİ”

Gazeteci Semra Topçu da çocukların şiddet haberlerinde nasıl temsil edilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Topçu, Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okulda yaşanan saldırıyı örnek göstererek haberlerin şiddeti yeniden üretmemesi gerektiğini söyledi. Şiddete maruz kalan veya şiddete tanık olan çocukların haberlerde korunması gerektiğini belirten Topçu, gazetecilik faaliyetlerinde “çocuğun yüksek yararı” ilkesinin gözetilmesi gerektiğini vurguladı.

Canlı yayınlarda çocukların görüntülerinin kullanılmasından kaçınılması gerektiğini ifade eden Topçu, çocukların ölüm ve yaşam kavramlarını yetişkinlerden farklı algılayabileceğine dikkat çekti.

Çalıştayda ayrıca “çocuk gelin” ifadesinin kullanımının çocuk hakları açısından yarattığı sorunlar, erken yaşta evlendirilen kız çocuklarının haberlerde nasıl tanımlanması gerektiği ve yapay zekânın çocuk haberciliğine olası etkileri de ele alındı.